İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu hakkında, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya yönelik sözleri nedeniyle görülen davada mahkeme kararını açıkladı. Daha önce aynı dosyada iki kez beraat eden İmamoğlu, yeniden yapılan yargılama sonunda “kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hükümleri kapsamında kamuoyunda “siyasi yasak” olarak ifade edilen yaptırımın uygulanmasına karar verdi.
MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK YAŞANDI
Kararın açıklanması sırasında duruşma salonunda tansiyon yükseldi. Yargılama sürecini ve mahkemenin tutumunu eleştiren İmamoğlu, hakkında karar veren yargı makamlarına yönelik sert ifadeler kullandı. Mahkeme başkanı ise duruşma düzeninin bozulduğu gerekçesiyle müdahalede bulundu ve İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasını istedi. İmamoğlu, kararın ardından kolluk görevlileri eşliğinde duruşma salonundan götürüldü.
İmamoğlu'nun avukatı Kemal Polat da karar sonrasında yaptığı açıklamada hükmü hukuka aykırı bulduklarını belirterek kanun yollarına başvuracaklarını söyledi. Polat, dosyada daha önce iki kez beraat kararı çıktığını, beraat hükmünün usule ilişkin gerekçelerle kaldırılmasının ardından yeniden yargılama yapıldığını hatırlattı. Savunma tarafı, mahkeme kararının kesinleşmesine kadar hukuki mücadelenin devam edeceğini vurguladı.
DOSYA İKİ BERAAT KARARININ ARDINDAN YENİDEN GÖRÜLDÜ
Davanın geçmişi, Tuzla'da düzenlenen İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı sırasında yaşanan gerginliğe dayanıyor. Programda dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'nın konuşmasının ardından bazı katılımcıların tepki göstermesi üzerine İmamoğlu da kürsüden açıklamalarda bulunmuştu. Yazıcı'nın şikâyeti üzerine başlatılan süreçte İmamoğlu hakkında çeşitli suçlamalar gündeme gelmiş, yargılama ise “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlaması üzerinden yürütülmüştü.
İlk aşamada basit yargılama usulü kapsamında beraat kararı verilen dosyada, yapılan itirazın ardından duruşmalı yargılama gerçekleştirilmiş ve yeniden beraat hükmü kurulmuştu. Ancak kanun yolu incelemesinde karar usule ilişkin gerekçelerle kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesine karar verildi. Böylece aynı olayla ilgili yargılama yeniden ilk derece mahkemesinin önüne geldi ve son duruşmada önceki beraat kararlarından farklı olarak mahkûmiyet hükmü çıktı.
SİYASİ YASAK KARARI NASIL İŞLİYOR?
Kamuoyunda “siyasi yasak” olarak adlandırılan sonuç, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma hükümleriyle bağlantılı. Bu düzenlemeler, belirli koşullarda hapis cezasına mahkûmiyetin sonucu olarak kamu görevi üstlenme ve seçimle ilgili bazı haklar bakımından sonuç doğurabiliyor. Ancak ilk derece mahkemesinin verdiği hükümle hukuki sürecin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Kararın kanun yolu incelemelerinden geçmesi ve kesinleşme durumu, yaptırımın fiilen doğuracağı sonuçlar açısından belirleyici olacak.
Ceza yargılamasında ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı, kanunda öngörülen şartlar doğrultusunda bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi yapılabiliyor. Üst mahkeme; hükmü hukuka uygun bulabileceği gibi kaldırabilir, bozabilir veya dosyanın özelliklerine göre farklı bir karar verebilir. Bu nedenle İmamoğlu hakkındaki hapis cezası ve buna bağlı hak yoksunluklarının nihai hukuki etkisi, kanun yolu sürecinin sonucuyla birlikte netleşecek.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İLE ŞEREF VE İTİBAR HAKKI ARASINDAKİ DENGE
Kamu görevlilerine ve siyasetçilere yönelik sözlerin hakaret oluşturup oluşturmadığına ilişkin davalarda, ifade özgürlüğü ile kişinin şeref ve itibarının korunması arasında denge kurulması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik yaklaşımında siyasetçilerin ve kamusal yetki kullanan kişilerin sıradan bireylere kıyasla daha geniş eleştiri sınırlarına katlanması gerektiği belirtilirken, ifade özgürlüğünün kişilere sınırsız biçimde hakaret etme hakkı vermediği de vurgulanıyor. Bu tür dosyalarda kullanılan sözlerin bağlamı, kamusal bir tartışmaya katkısı, olgusal temeli ve kişisel saldırı niteliği taşıyıp taşımadığı birlikte değerlendiriliyor.
GÖZLER KANUN YOLU SÜRECİNDE
İmamoğlu'nun avukatlarının karara karşı yasal başvuruları yapacaklarını açıklamasıyla birlikte dosyada bundan sonraki aşamada üst mahkemenin değerlendirmesi önem kazanacak. Savunma tarafı önceki beraat kararlarına ve yargılama sürecindeki usul tartışmalarına dikkat çekerken, mahkeme son yargılamada suçun oluştuğu kanaatine vardı. Kararın kesinleşip kesinleşmeyeceği, hapis cezasının yanı sıra siyasi haklara ilişkin hükümlerin geleceğini de belirleyecek.




