KÜÇÜK Emrah'ın reklamında oynadığı ve 'Benim acım bana yeter” sloganıyla dillere adeta pelesenk ettiği Mc Donald's'ın yeni acılı tavuk menüsünü test etmem için gelen daveti geri çeviremedim. AKP Alanya İlçe Teşkilatı'nın...
KÜÇÜK
Emrah’ın reklamında oynadığı ve “Benim acım bana yeter” sloganıyla dillere adeta pelesenk ettiği Mc Donald’s’ın yeni acılı tavuk menüsünü test etmem için gelen daveti geri çeviremedim.
AKP Alanya İlçe Teşkilatı’nın eski yönetim kurulu üyelerinden Zekai Avcı, “Ne zamandır görüşemiyoruz. Öğlen mutlaka Mc Donald’s’ta buluşalım
”
deyince “Davete icabet gerek” deyip soluğu Atatürk Anıtı civarındaki Mc Donald’s’ta aldım.
Tam Zekai Avcı ile sohbeti koyulaştırıyorduk ki, Hasan Başkan çıkageldi.
1999-2014 yılları arasında Alanya Belediye Başkanlığı yapan, makalelerime defalarca konu olan, hatta köşe yazarlığı serüvenimde şu anki küçük çaplı şöhretimin önemli bir kısmını borçlu olduğum Hasan Sipahioğlu’ndan söz ediyorum.
Menülerimiz geldi, Küçük Emrah’ın reklamda mideye zevkle indirdiği acılı tavuklu hamburgerleri test ettik, bu arada laf döndü dolaştı, 2015 Genel Seçimleri’ne geldi.
Hasan Başkan, “Genel seçimler 26 Nisan 2015’te yapılacak. 2019’da ise belediye, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimleri aynı günde olacak. Yazın bunları bir kenara” dedi.
Her ne kadar 30 Mart 2014’te girdiği seçimi kaybetse de, geride “hem de AKP iktidarına rağmen” kazandığı kapı gibi 3 belediye başkanlığı seçimi olduğu için Hasan Başkan’ın öngörüsünü kafamın bir köşesine not aldım.
Yılların kurt siyasetçisi ve usta ismi, Ankara ile bağları güçlü olan Hasan Başkan’ın bir bildiği olmasa böylesine kesin konuşmazdı, direkt tarih vermezdi diye düşünüyorum.
Bu yüzden, milletvekili adayı olma hesabı yapanların ellerini çabuk tutmalarını, ne yapacaklarsa 26 Nisan’a kadar yapmalarını tavsiye ediyorum.
***
KARACAAHMET’E TUR İLANI
Alanya’da özellikle genel ve yerel seçimlerde isimleri sıkça gündeme gelen Süleymancı Cemaati’nin gücü, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri’nde bir kez daha ön plana çıkmıştı.
1999’da, 2004’te ve 2009’da dönemin Anavatan Partisi (ANAP) mensubu olan eski Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu’nu destekledikleri iddia edilen Süleymancı Cemaati’nin, Temmuz 2009’da AKP’ye transfer olması üzerine Sipahioğlu ile bağlarını kopardıkları, 30 Mart’ta ise tercihlerini MHP’li Adem Murat Yücel’den yana kullandıkları halen siyasi kulislerde konuşulan iddiaların başında gelir.
“Süleymancı Cemaati” ise bu ismi, şimdiki Kanaat Önderi olan ve halen İstanbul’da yaşayan Arif Ahmet Denizolgun’un dedesi merhum Süleyman Hilmi Tunahan’dan alıyor.
Önceki gün Yeni Alanya’nın reklam/ilan sayfasında ilginç bir ilan görünce, bu ilanın içeriğini sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Cemaat’in kurucusu ve isim babası olan merhum Süleyman Hilmi Tunahan’ın cenazesi, halen İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’ndaki türbesinde bulunuyor.
Bu türbeyi ziyaret etmek isteyenler için ise bir tur düzenlenmiş.
Gazete ilanında, “Süleyman Hilmi Tunahan, Karacaahmet Türbe Ziyareti. Bilgi için 0 535 347 13 35 numaralı telefonu aramanız yeterli” deniliyor.
Farklı bir deneyim olabilir.
İlgilenenlere duyurulur…
***
GÜNEY VE DOĞU ANADOLU DERNEĞİ
Geçenlerde özbeöz Alanyalı bir dostumla yaptığımız sohbet sırasında laf döndü dolaştı, Alanya’da yeni kurulan “Güney ve Doğu Anadolu Derneği”ne geldi.
Yanlış anımsamıyorsam, Kuyularönü Cami civarındaki bir binanın üst katlarından birinde tabelasını gördüğüm bu derneği kimin kurduğunu, yönetiminde kimlerin olduğunu “hem bir Güneydoğu Anadolu Bölgesi şehri olan Gaziantepli oluşum, hem de gazeteci olduğum için bunları biliyor olabileceğim” zannıyla bana soran dostuma, “İnan bilmiyorum” dedim.
Gerçekten halen de bilmiyorum.
Bu arada “Neden merak ediyorsun?” diye sordum.
Alanya’nın bazı kesimlerinin bu bilinmezlikten rahatsız olduğundan, derneğin kuruluş amacının ne olduğunun henüz kamuoyu ile paylaşılmamış olmasının kafalarda çeşitli soru işaretleri oluşturduğundan, buna mukabil Fethiye, Marmaris, Kemer ve Kaş gibi önemli turizm merkezlerinde de eşzamanlı olarak benzer derneklerin kurulmasının tesadüf olamayacağından söz edip “Endişeliyiz” dedi.
“Neden bir tehlike varmış gibi hissediyorsunuz? Altı üstü, Devlet Baba’nın resmi makamlarının da araştırıp inceledikleri ve kurulmasına ancak titiz bir soruşturmadan sonra izin verdikleri sıradan bir dernektir” dedim.
Baktım tatmin edici bir yanıt veremiyor, şöyle devam ettim: “Alanya’da nasıl ki Zonguldak ile Artvin arasındaki pek çok şehrin insanlarını bünyesine alan Karadenizliler Derneği varsa, Güney ve Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki pek çok şehrin insanlarını üyesi yapmak isteyen böyle bir dernek neden olmasın? Tabi ki Alanya’nın dinamikleri savunma mekanizmalarını daima hazırda tutacaktır ama bence hemen vehme kapılmamak gerekir.”
Peki, ikna edebildim mi?
Bence edemedim.
Diyeceğim odur ki…
Kısa adı
“ALDOD”
, tam adı ise “Alanya Güney ve Doğu Anadolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği” olan sivil toplum kuruluşunun yöneticileri kamuoyuna bir açıklama yapmalı ve toplumun bazı kesimlerinde oluşan gazı acilen almalı.