Seçim sonuçlarına dönük olarak, liderlerin hepsi de başarılı olduklarından dem vurdular. Dünyada akıl kalmasa bile, kimsenin akılsızlığı kabul etmeyeceği iddia edilir. Bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğu, liderlerin seçim sonuçlarıyla...

Seçim sonuçlarına dönük olarak, liderlerin hepsi de başarılı olduklarından dem vurdular.
Dünyada akıl kalmasa bile, kimsenin akılsızlığı kabul etmeyeceği iddia edilir.
Bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğu, liderlerin seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerinden anlaşılmış oldu!
Bir tek Başbakan başarıdan söz etmedi.
Sanırım, görünen köy kılavuz istemediğinden böyle davranmış olacak.
Toplumun sekiz kişisinden dördü Ak Parti’ye oy vermesine rağmen, parti yönetiminde yer alanların dışında kalanlar, ne Ak Partili olduklarını söyleyebildiler, ne de Ak Parti için çalışıp diğer partileri eleştirebildiler.
Bana göre en çok mahalle baskısına muhatap olan siyasi yapı Ak Parti’ydi.
Seçmenin sekiz kişisinden ikisi CHP’yi desteklerken, en fazla sesi çıkan, seçim başarısından söz eden, ortalığı ayağa kaldıran da CHP’lilerdi.
Medyanın önemli bir bölümü Ak Parti’ye vurdu.
Bütün partiler Ak Parti’yi hedef tahtası haline getirdi.
Olmadık suçlamalar, karalamalar ve iftiralar gırla gitti.
Demek ki “Meyve veren ağaç taşlanır” sözü doğruymuş.
Ak Parti, Antalya’da, Alanya’da ve de Türkiye’de birinci parti olurken, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde üç defa oyunu arttırarak tek başına iktidar olma rekorunu kırdı.
İnşallah şımarmazlar!
Bu seçimde, Ak Parti’nin laiklik ve cumhuriyet karşıtı olduğu, şeriat getireceği iddialarının gündeme gelmemesi anlamlıydı.
Bu sefer de bölücü olduğu iddiaları ortaya atıldı ama bu da tutmadı.
Seçmen istikrardan yana oy kullandı.
Ülkenin ve ülke insanının çıkarlarından çok, tuttuğu partinin başarısına odaklananların koalisyon beklentileri de gösteriyor ki, gözü dönmüş, parti fanatizmi içinde olan bazı beyinler, oturdukları dalı bile kesmeyi göze alabiliyorlar!
Cumhuriyet tarihine şöyle bir göz atın, koalisyonlar dönemi Türkiye’nin felaket yıllarıdır.
En başarılı koalisyondan, en kötü tek başına bir iktidarın çok daha başarılı olduğu gerçeğini artık bu toplumun anlaması ve kavraması gerekir.
Başbakanın balkon konuşmasının her anlamda mükemmel olduğunu söylerken, Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin, bugünden itibaren, ülke yararına olan uygulamalara dönük çok daha yapıcı politikalar izlemesi halinde CHP’nin oylarının artacağı kesin.
Bu sonuçların ülkemize hayırlı olmasını dilemekten başka diyecek bir sözümüz olamaz.