Yerleşik yabancı sayısının her geçen gün arttığı Alanya’da farklı milletlerin dostluk ve barış içerisinde yaşamasına vesile olan, Alanya tanıtımına katkı sağlayan Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisi Başkanı Abdullah Karaoğlu, Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu oldu

PAZARTESİ SOHBETİ / GÜLŞAH ANAK

 

YAKLAŞIK 122 farklı milletten 44 bin yerleşik yabancının yaşadığı Alanya, farklı milletlerin dostluk içinde yaşayabildiği nadir turizm şehirlerinden birisi. Bölgede yaşayan yabancı vatandaşların birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşması için 2004 yılında kurulan Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisi, o günden bugüne faaliyetlerini geliştirerek devam ediyor. Mecliste 35 farklı milletin temsilcisi olduğunu belirten Başkan Abdullah Karaoğlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Yeni Alanya’ya özel açıklamalarda bulunan Karaoğlu, Rusya-Ukrayna savaşının bölgeye olası etkilerini de değerlendirdi. 

‘ALANYA’DA HAVA HARP OKULU’NU KAZANAN İLK KİŞİYİM’ 

- Merhaba, öncelikle sorularımızı yanıtlamayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Yabancılar Meclisi olarak Alanya’da barışın sembollerinden birisiniz. Elbette ki sizi tanıyoruz ancak okuyucularımız için tekrar kendinizden, akademik geçmişinizden bahsetmenizi rica edeceğiz. 

Ben Abdullah Karaoğlu. 27 Ağustos 1957 Alanya doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Alanya’da tamamladım. Sonra bir Hava Harp Okulu maceramız oldu. 1974 yılında Alanya’da ilk Hava Harp Okulu’nu kazanan kişiyim. İzmir Gaziemir’de kamplarımızı yaptık. Sınavlarımız İstanbul’daydı. Fiziksel, zihinsel ve sportif sınavlarımız oldu. O zamanın şartlarında bilmiyordum sportif programın da olacağını. 100 metre, bin 500 metre, gülle atma gibi sınavlardan geçtik. Gençliğim hep dolu dolu geçti. Alanya’da 15-17 yaşlarında iken hem aileme de katkı sağlamak için Alanya Hali’nde çok karpuz attım. Spor sınavına spor ayakkabım yokken girdim ama 100 metrede rekorum var. Güllede de 7 küsür attım. Hemen hoca çağırdı ve ‘Evladım siz profesyonel misiniz?’ diye sordu. Ben de ilk kez attığımı ancak gücümün karpuz atmaktan geldiğini söylemiştim. Bu süreçte 18 yaşından küçük olduğunuz için babanızın imza atması lazım. Tabii annem de babama baskı yapıyor ve istemeye istemeye kazandığım halde ayrılmak zorunda kaldım. 

‘AİLEME KATKI İÇİN OKURKEN HALICIDA İŞE BAŞLADIM’ 

Ardından Konya Selçuk Üniversitesi Filoloji Bölümünden İngilizce Bölümünden mezun oldum. Rahmetli babama bana para göndermemesini söyledim. O da bir devlet memuru ve aileme katkı yapmak zorundaydım. İngilizce okuyorum. Konya’da bi halıcıya Alanya referansı ile müracaat ettim. Elemana ihtiyaçları olmadıklarını ama istersem buralarda takılabileceğimi söylediler. Takılabilirsin kelimesine sığınarak işe girdim gibi davrandım. Artı Konya çok farklı bir şehir. Turistlere rehberlik de yapıyorum. Hem İngilizcem üst düzeydeydi. Patronum hem ortaklık teklif etti hem de ‘Kuzum benim amcam Konya’nın en zenginlerinden. Güzel de bir kızı var. Onu sana alalım” dedi. Allah rahmet eylesin, ‘Ahmet Ağabey çok iyi bir teklif ama ben gideceğim’ dedim. Böylece oradan ayrıldım. Ama el halısı çok farklı bir meslek. Tozu girdi ciğerlerimize kadar ve bırakma şansın yok. Küçük bir dükkandı. Aldığım halıları kilimleri duvarlara astım ama yerde gösterecek halım yoktu. Bir Alman aile ile tanıştım. Beni çok sevdiklerini ve bir halı almak istediklerini söyledi. Bana en iyisinin hangisi olduğunu sordular ben de ‘Hangisini alırsan en iyisi o dedim’ Bu lafım çok hoşuna gitti ve iki halı satın aldı. Yıl 1980 ve Abdullah Karaoğlu böylece halıcılığa başladı. 

‘İNGİLİZCE VE ALMANCA’YI ÜST DÜZEY, FRANSIZCA VE İTALYANCA’YI DA HALI SATACAK KADAR KONUŞURUM’ 

Bu arada Alanya Mahmutlar’a İngilizce Öğretmeni olarak atandım. 5 sene görev yaptım. İşyeri hanımın üzerineydi. Resmi devlet memurlarının ikinci bir işyeri açması yasak. Hem okula gidiyorum ve işi takip ediyorum ve ikisi bir arada olmadı. Babam da öğretmen olduğundan bırakmamı istemiyordu. Sonunda istifa ettim. Bunca zamandır halıcılığa devam ediyoruz. Evliyim. İngilizce ve Almanca konuşurum üst düzeyde. Fransızca ce İtalyancayı da halı satacak kadar konuşurum. 2 oğlum var. Ahmet ve Orhan Karaoğlu. Ahmet, Bursa’da Beyin ve Sinir cerrahı. Orhan’ın da Ankara’da önemli bir görevi var. Kendisine Diplomat da diyebiliriz, Orta Doğu Uzmanı. 2 tane torunum var. 

‘50-60 KİŞİ BEKLERKEN 600 KİŞİ GELDİ’ 

- Alanya’da farklı milletten insanların dostluk içinde yaşamasına aracılık ediyorsunuz. Alanya Belediyesi Yabancılar Meclisi’nin kuruluş aşaması nasıl oldu?

1999 yılında o dönemin başkanı Hasan Sipahioğlu benimle çalışmak istediğini söyledi. Daha önceki teklifini çocuklarım küçük olduğundan ve iş yüküm ağır olduğundan kabul etmemiştim. Kendisinden bir gün müsaade istedim. Aileme danışarak teklifini kabul ettim. Çünkü biz kalabalık bir sülaleyiz. 5 bin oy farkla seçimi aldık.  İlk 5 senemiz böyle geçti. İkinci 5 senede tekrar aday olmam gerektiğini söyledi. İlk istemedim ama bırakmadı. Tekrar seçildik ve Alanya’da yabancıların birinci ağızdan bilgi alabilmeleri için Yabancılar Meclisi kurmayı önerdim. Alanya’da yerleşik yaşayan yabancılara fatura adreslerinden resmi davetiye gönderdik. 50-60 kişi gelir diye tahmin ediyordum ama davetimize 600 yerleşik yabancı katıldı. İlgi oldukça fazla oldu. 2004 yılı nisan ayında damızlığı göle çaldık ve maya tuttu. O zamandan bu yana Alanya’da gönüllü olarak Yabancılar Meclisi Başkanlığı yürütüyorum. 

‘AGRESİFLİK VE MİLLİYETÇİLİK YASAK’ 

- Yabancılar Meclisinde kaç farklı milletten temsilci var? Alanya’ya yeni gelen yabancı vatandaşlar meclise nasıl dahil oluyorlar? 

Şu an meclisimizde 35 farklı milletten temsilci var. Alanya’ya yeni gelen yabancı vatandaşların da dahil olabilmesi için biz bu konuyu yavaş yavaş kurumsallaştırdık. Alanya’daki bütün yabancılar derneği yönetim kurulu başkanları ya da başkan yardımcıları ya da temsilcileri bizim üyemiz. Üye olurken de eğer resmi bir dernekse otomatikman üye yapıyoruz. Ama bazen de ‘İngiliz Kadın Grubu’ gibi dernek olmayan ama gruplaşan insanlar var. Onlardan da 1-2 kişi üye alıyoruz. Üye alırken de resmi bilgi notlarını alıyoruz. Üyeliğimizi yaparken de oylama yapıyoruz. 3 defa üst üste toplantıya gelecek ve ardından eski üyelerimizin oyu ile kabul oluyorlar. 3 sefer de ardı ardına mazeretsiz toplantılara gelmezse, agresif olur ve milliyetçi olursa çıkarılıyor. Bir Whatsapp grubumuz var. Ticaret ve siyaset yok. Sadece düzgün bilgi akışı var. Rusça, Almanca, İngilizce ve Türkçe olmak üzere 4 dilde bilgi veren bir web sayfamız var. Grubumuzda da İngilizce, Almanca, Rusça sözcülerimiz var. Ana dilimiz İngilizce ve Türkçe. Toplantılarımız da İngilizce ve Türkçe gerçekleşiyor. 

‘DENGELEMEK İÇİN İSMİNİ DEĞİŞTİRDİK’ 

- ’Yeni Yıl Pazarı’ başta olmak üzere Alanya’da birçok renkli etkinliğe imza atıyorsunuz. Vatandaşlar bu etkinliğin süresinin kısa olmasından dertliler. Bu süre artacak mı? 

Daha önceki yıllarda Alanya’da Avrupa çoğunluğu vardı. Dolayısıyla Noel Pazarı adı altında bir pazar kurduk. Fakat şu anda Alanya’da 14 bin Rus vatandaşı, 6 bin de Rus dili konuşan ülkelerin vatandaşları var. Dolayısıyla 20 bin kişilik bir gruptan bahsediyoruz. 44 binin üzerinde ikameti olan insanlar var. Tabi sadece Avrupalıların pazarı gibi göründüğü için ‘Noel Pazarı’nın ismini ‘Yeni Yıl Pazarı’ olarak değiştirdik. Bu da kabul gördü toplumda. Pazara olağanüstü bir ilgi var. 2 sene pandemiden dolayı yapamadık. Geçen yıl belki 50 bin tane ziyaretçi geldi. Komşu ve çevre illerden günü birlik gezilerle pazarımızı ziyaret eden kişiler oluyor. Bütün yabancı dernekler kendi ülkelerinin özelliklerini tanıtan stantlar açıyor. Buradan elde edilen gelirle engelli vatandaşlarımızın refahı için harcıyoruz. Biz sadece buna vesile oluyoruz. Alanya Belediyesi’nin bünyesinde resmi faturalı girişle direkt PATİKA Derneği’ne bu yardımı yapıyoruz. Geçen yıl 90 bin TL civarında para toplandı. Bu arada Yaşam, Başkent ve Anadolu Hastaneleri bizim ana sponsorlarımız. Almanlar cheesecakeleri, Türkler S Pastalarını satıyorlar. Satarken yerli esnaflardan stand kirası alıyoruz. Yabancı derneklerden stand kirası almıyoruz çünkü onlar topladıkları parayı direkt havuza atıyorlar. 

‘EN İYİ TANITIM YERİNDE TANITIM’ 

İlk dönem yaklaşık 10 yıl kadar sadece bu pazarı 1 gün kurduk. Daha fazla olması lazım ama gönüllülük esasına yapılan bir şey bu etkinlik. İnsanlar da yoruluyorlar. Sabah saat 10.00’da hazır olması için 08.00’de gelip standlarını kurmaları gerekiyor. Akşam geç saatlere kadar devam ediyor. İki günü bile zorla kabul ettik. Gönül ister ki bir hafta olsun. Çok da iyi oluyor. Çünkü Alanya çevresinden turlar düzenleniyor ve pazar için bölgemize yerli turistler de geliyor. Ben eski bir ALTAV yöneticisi olarak en iyi tanıtımın yerinde tanıtım olduğuna inanıyorum. Konut satışında da bildiğiniz üzere İstanbul’dan sonra ikinciyiz. Yoğun bir talep var. Sanıyorum ki Yabancılar Meclisinin bu işte tuzu var. 

‘ALANYA’DA BİR AYRIŞMA YOK’ 

- Rusya ve Ukrayna savaşının meclis üyeleri arasındaki yansıması nasıl oldu? Üyelerinizden ailesi zarar gören var mı? 

Alanya’da Rus ve Ukraynalılar dahil hiçbir ayrışma ve sıkıntı yok. Öncelikle bunu belirtmek isterim. Herkesin barış içerisinde yaşamasına aracılık ediyoruz. Alanya’da hangi millet olursa olsun kesinlikle milletler arası düşmanlığa müsaade etmeyiz. Savaşın olacağını tahmin etmiyorduk. Diplomatik anlaşmalarla biteceğini tahmin ediyordum. Maalesef Ukrayna’yı harcadılar. Sahip çıkacakmış gibi gösterdiler. NATO devreye girmedi. Olmaması gereken bir şey oldu. Biz hep barıştan yanayız. Ki bizim devlet başkanımız sayın Erdoğan da her iki devleti barıştırmak için hareket etti ama maalesef istediğimiz gibi olmadı. Dünyanın neresinde olursa olsun insanlar ölmesin, yaşasınlar. Savaşın bir getirisi yok hep götürüsü var. Ölen insanlara yazık. Olan da Ukrayna’ya oldu. İnşallah kısa zamanda biter. Tabi ki Alanya turizmden beslenen bir şehir. Rus ve Ukrayna pazarının getirileri de ortada. Avrupalı bir iki senedir gelmiyor. Dua ediyoruz. Alanya’daki esnafları düşünmek lazım. 

‘ SAVAŞ UZARSA DÜKKANLARI KAPATALIM’ 

- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, bizler aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Savaşın ismi bile kötü. İnsanlar savaşmamalı. Eğer savaş kısa sürede biterse çabuk unutulur ve tekrar turizm devreye girer. Ama savaş devam ederse bazı ülkeler ve NATO ve ABD fiziksel olarak devreye girerse turizmciler maalesef dükkanları kapatmak zorunda kalır. Rus ve Ukraynalının gelmediği yere Avrupalı da gelmez. Ama biz inanıyoruz ki Alanya güzel bir yer. Savaşla uzaktan yakından bir alakası yok. Savaş devam ederse bölgemize göç artacak. Ama biz istiyoruz ki insanlar memleketimize normal yollardan ikametlerini alarak gelsinler.