Şeker Hoca adıyla tanınan Malatya Şeker Camii İmamı Celal Tilgen, geçen ay 13 şehit haberini aldığı gün, Berat Kandili için toplanmış cemaate, '37 yıldır bir insan öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olacağını anlatamamışım”...

Şeker Hoca adıyla tanınan Malatya Şeker Camii İmamı Celal Tilgen, geçen ay 13 şehit haberini aldığı gün, Berat Kandili için toplanmış cemaate, “37 yıldır bir insan öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olacağını anlatamamışım” deyip imamlıktan istifa etti. Cemaati tarafından çok sevilen hoca, geri döndürülmeye çalışılsa da hoca artık ‘emekli bir din görevlisi’ oldu. Hoca “Açık sözlü, kalbi temiz, iyi niyetli” bir insan! Diğer hocalarla arasında belirgin bir fark var. Hoca insani olarak isyanda, 13 şehit içini yakmış, tıpkı yurdunu, vatanını, ordusunu ve askerini seven her Türk oğlu Türk gibi…
Hürriyet gazetesinden Şehriban Oğhan, Şeker Hoca’yı Malatya’nın Gemici köyünde bularak röportaj yapmış. Hocanın önemli bulduğum söylemlerini, özellikle ordumuz ve verilen şehitler konusundaki düşüncelerini okurlarımızla paylaşmak istiyorum.
Nedenine gelince?… Biliyorsunuz Türkiye’nin gündeminde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) var. Umudum yok ama! Müslüman geçinip, ordu gibi milletimizin kutsalına dokunanlar, hiyerarşisini ve bütünlüğünü bozmaya çalışanlar belki bir din adamının dediklerinden ders çıkarırlar… Bakalım Şeker Hoca neler demiş?
‘BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜK EN BÜYÜK İBADET’
"Ülkenin bölünmez bütünlüğü en büyük ibadet. O şehitlerin (13 Şehidin) ailelerinin, eşlerinin yerine koyacaksın kendini. Bunu yapmadıktan sonra Allah’ın eğilmemize, kalkmamıza, aç kalmamıza, Hacca gidip gelmemize ihtiyacı yok. Bu ülkedeki 124 bin din görevlisi, yüz binlerce öğretmen... Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı anlattık mı bu gençlere? Türk bayrağının sadece yapay çizgilerle değil, Kürt’ün, Türk’ün, Laz’ın, Abhaz’ın kanına ayın yansımasıyla oluştuğunu anlattık mı?
“OLAN GENÇLERE OLUYOR”
Tedbirsizlik var, bananecilik var (13 Şehit konusunda) çoluğuna çocuğuna sahip çıkmamak var. Şahsen ben kendimi sorumlu hissettim. Böl, parçala, yut. Dış güçlerin işi bu. Çözüm; kendi içimizde. Bir araya gelinecek, herkes üzerine düşeni yapacak. Ama makam, mevki, fitne, fesattan, olan gençlere oluyor. BDP’nin “Devletin imamlarının arkasında saf tutmayın” çağrısına gelince; o da bir fitne, bir fesat. Öyle olur mu? Şu anda Kürdü, Türkü, Laz’ı, Çerkez’i istediği yerde, istediği makama geliyor. Milletvekili, bakan, cumhurbaşkanı olabiliyor.
“DİNİN GENLERİYLE OYNANIYOR”
Kürtçe hutbe, Kürtçe vaaz... Türkçe bilmeyen mi var? Bilmiyorsa Kürtçe okunsun, mahsuru yok. Ama bu, yüzlerce senedir olmadı da niye bugün oluyor? Dinin genleriyle oynadık zaten. Bugün uygulanan din, gerçek İslam dini değil. Dinde iki sınıf insan var: İnanan ve inanmayan. Müslüman, gayrimüslüm, Türk, Kürt, Alevi, Laz, şucu, bucu yok. Altı yıldır Malatya’nın tüm beldelerini, köylerini, nahiyelerini, mezralarını ekipler kurarak gezdik. Ayrımcılıkları Malatya’da en aza indirdik. Yaptıklarımdan dolayı vicdanen rahatım. En azından somurtarak din anlatmadım, dini sevdirerek, hurafelerden uzak tutarak anlatmaya çalıştım. Üzülerek söylüyorum, şu an herkes kendine göre bir din anlayışı ihdas etmiş. Türkiye’de yobazlık, bağnazlık dinin önünde. Herkese göre bir din anlayışı çıkmış.
“BÖYLE İNSANLIK, BÖYLE MÜSLÜMANLIK OLUR MU?”
37 yıldır imamlık yapıyorum. Hep severek yaptım. Geçen hafta Berat Kandili’ni anlatacaktım cemaate. Hutbeden önce misafirhanede televizyon seyrediyordum. 13 şehit! Üç aylardayız. Cahiliye devrindeki, hak-hukuk-nizam tanımayan, çocuklarını diri diri gömen insanlar bile bu dönemde mümkün mertebe savaşmaz, kan dökmezdi. Onlar bile buna hürmet ederken, bir günde 13 şehit! Dedim ki, 'Ey cemaat şu anda burada ne berat, ne namaz hiçbir şey kabul olmaz.' Böyle insanlık, böyle Müslümanlık olur mu?
“BİZİM GÖREVİMİZ, BİRLİĞİ BEREBERLİĞİ ANLATMAK”
İstatistiklere göre Türkiye’de 30-35 milyon kişi her hafta cuma namazına gidiyor. Ramazanda bu sayı 50-60 milyona çıkıyor; çünkü kadınlar ve çocuklar da camiye gidiyor. Yani 50 milyon kişi orada oturuyor, kayıtsız şartsız (hocaların) ağzından çıkanı dinliyor. Bizim görevimiz birliği, beraberliği anlatmak. Zannediyoruz ki, namaz kıldık Allah’a, oruç tuttuk Allah’a, Allah’ın bunlara ihtiyacı yok. Camilerde namaz, oruç, hac, zekat anlatılacağına, bunlar anlatılsaydı emin olunuz ki bunlar olmazdı.
ŞEKER HOCANIN MANİFESTOSU
- Türkiye’de 124 bin cami var. Her mahallede üç-beş cami dinen de caiz değil. Dinen bir şehirde bir cami olacak. Cuma namazı orada kılınacak. Vakit namazını istediğin yerde kıl. Yeni cami yapılmamalı.
- Bütün camilerin ve Kuran kurslarının yakıt ve su parasını devlet ödüyor. Kaç tane cemevi, kaç tane kilise var? 124 bin camiyi ödüyor da niye bunları ödemiyor? O da vergisini veriyor, onun da ibadeti.
- Dini, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek kadar günahtır. Bir insanı kurtarmak da bütün insanlığı kurtarmak gibidir."