SEVGİLİ başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk ve tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü sevgi ve saygıyla kutluyorum. 1981 yılından bu yana kutlanan Öğretmenler Günü, Atatürk'ün Türk milletinin başöğretmenliğini...
SEVGİLİ
başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk ve tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü sevgi ve saygıyla kutluyorum.
1981 yılından bu yana kutlanan Öğretmenler Günü, Atatürk’ün Türk milletinin başöğretmenliğini üstlenmesi ve harf inkılâbının ilanıyla başlamıştır.
Ben eski ve yeni alfabeyi bildiğim için aradaki farkı ve kolaylığı da biliyorum.
Annem, Halide Edip Adıvar’ın talebesi ve okul müdiresi idi.
Ben de 1. ve 2. sınıfı annemle okumuştum.
Şöyle bir bakınca; Almanca, İngilizce ve Fransız dillerinin alfabeleriyle karşılaştırınca yeni alfabenin ne kadar kolay olduğu ve rahat ifade edildiğini anladım.
Almanca konuşmak ve yazmak diğer dillere göre kolay.
Yeni alfabemiz gibi bana öyle denildi.
Eski harfler çok zordu.
Ailem görev icabı Türkiye’den Şam’a gitmiş, dedem Cemal Paşa’nın yaveri idi.
Dedem o dönem Arapçayı öğrenemedi.
O bir hafızdı ve Kuran-ı Kerim’in Türkçe mealine sahipti.
O Kuran-ı Kerim’i buranın müzesine armağan etmiştim.
Ecdat ve aileden kalan antika olabilecek eşyaları yaşadığınız şehirdeki müzelere armağan etmek memleketimiz için hem görev hem büyük bir erdemdir ve insana mutluluk verir.
Kalemim yine konunun dışına çıktı.
Zira müzelere çok saygım var.
Bilhassa Alanya Müzesi’nin geçmişteki ve şimdiki tüm müdürleri ve personeline. Çünkü çok saygılılar ve insan kıymeti bilirler.
Hepsini saygı ile anıyorum.
Uzun yıllar geçse de iyilikler unutulmaz ve iyilik yapan o güzel insanlar kalplerimizi güneş gibi ısıtır.
Sevgi ve saygı ile anıyorum.
Yazıma bıraktığım yerden devam ediyorum.
Aradan çok uzun bir ömür geçti.
Ben 91 yaşıma geldim.
Ama ben tüm öğretmenlerimi kalbimde yaşatıyorum.
Zira hepsi beni çok severdi.
Ve sanki büyük çocukmuşum gibi davranırlardı.
Hiçbir öğretmenim bana ne kızdı, ne de bağırdı.
Büyüdüğümde bir öğretmenim bana dedi ki; “Sen bize öyle sevgi saygı gösterdin ki, biz sana saygı duyuyoruz. Her talebemiz sizin gibi değil.”
Ben aileme nasıl saygı duyarsam, beni yetiştiren ve bilgi ışığımı yakan, kültürümü artıran herkesi kalbime kazıdım.
Onun için bugün iyi ahlaklı ve yüce Allah’ın yarattığı her şeye sevgi, ilgi göstermek, merhamet ve yardım etmek beni mutlu ediyor.
Kalbime diken ve kalbimde sevgi ağacı yetiştiren evvela yüce Allah'a, sonra ebediyete göçen aileme ve öğretmenlerime teşekkür ediyorum.
Zira çocuk, öğretmenin eseridir.
Kitap ve öğretmenlerimiz olmasaydı; kültürümüz, görgümüz, bilgimiz, matematiğiniz, hatta buluşlarımız olmazdı.
Onları sayalım, üzmeyelim.
Yazımı noktalarken, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde başta Atatürk’ü, müdüre annemi ve öğretmenlerimi saygı ve sevgiyle anıyor, ruhları şad olsun diyorum.
Ayrıca ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ diyen tüm öğretmenlerimizin günlerini kutlar, sağlık, huzur ve başarı dilerim.