"Cahillik kişiyi en mutlu yaşama götürür."
Bu söz ünlü bilge ve hümanist Erasmus'a aittir.
1500'lü yıllarda yazdığı "Deliliğe övgü" adlı eserinden bir alıntıdır.
Cahillik kişiyi en mutlu yaşama götürür;
Çünkü der bilge; cahil vicdan azabı bilmez.
Yaptıklarından sorumluluk hissetmez.
Merhamet duygusundan haberi yoktur.
İnsan yaşamındaki binlerce kaygı onların umurunda değildir.
Saatlik, dakikalık hatta saniyelik kararlar verip uygularlar.
Geri dönüp yanlışlarından pişmanlık duymazlar.
Cahildirler ama bilge gibi davranırlar.
Her biri ulema ve alim kesilir.
Oysa cahil olduklarını bal gibi bilirler.
Önemli olan başkalarının bilmemesi, anlamaması.
Büyük alim Gazali der ki;
"Cahillerle tartışmayın. Ben hiç kazanamadım."
Kazanamazsınız da;
Çünkü yalan söyler, hakaret eder ve dahi küfreder.
Çamur atar, suçlar ve dahi iftira eder.
Kur'an da bunları yapanları kafir ilan eder.
Sonsuza kadar cehennemlik olduklarını söyler.
Fakat gelin görün ki, Müslüman dünyası bunları yapanlarla doludur.
Ancak en çok da siyasetçiler buna tenezzül eder.
Kur'an'ın bunu yasakladığını bilmezler mi? Tabi ki bilirler.
Lakin en büyük cahiller yine siyasetçilerin içinden çıkar.
Adalet ve özgürlük onlar içindir.
Egoları uğruna her şeyi göze alıp; onca yanlış yaparlar,
Onca ağır sözler ederler,
Aşağılar, iftira atar ve hakaret ederler,
Hiçbir şekilde vicdanları sızlamaz.
Geriye bakıp yaptıkları yanlışlardan pişmanlık duymazlar.
Üzülmez, kahretmez ve mutsuz olmazlar.
Şimdi Erasmus'un sözünü bir daha hatırlayalım:
"Cahillik kişiyi en mutlu yaşama götürür."
Sizce de bilge haklı değil mi?