Bu kelimeyi sayın başbakanımız ve cumhurbaşkanı adayımız kullandı. Erzurum konuşmasında, önceki cumhurbaşkanları için söyledi. Bu kelime Fransızca'dan dilimize geçmiş bir kelime. Yani

Bu kelimeyi sayın başbakanımız ve cumhurbaşkanı adayımız kullandı.Erzurum konuşmasında, önceki cumhurbaşkanları için söyledi.Bu kelime Fransızca'dan dilimize geçmiş bir kelime.Yani "batı özentisinin bir ürünü."Merak edip anlamını öğrenmek için sözlüğe baktım.Baktığım sözlük Türk Dil Kurumu'na ait.Yani devletin Türk dilini koruyup geliştirmesi için kurduğu bir kuruma.Sözlüğü açtım ki bir de ne göreyim.Monşer kelimesinin iki anlamı var. İkisi de taban tabana zıt.Birincisi; azizim, dostum demek.İkincisi; davranışlarında batı özentisi olan demek.Yani bir anlamı iyi, diğer anlamı kötü.Kafam karıştı, nasıl anlayacağımı bilemedim.Her iki anlamını da konuşması içinde değerlendirdim.İyi tarafından bakıp mutlu oldum.Çünkü kendinden önceki Cumhurbaşkanlarına dostum diyordu.Dost kelimesini herkes bilir ki, güzel bir sözdür.Ne mutlu dostu olanlara, dost kalmayı bilenlere.Fakat sayın başbakan "Dostum" diye sadece sayın Gül'e söyler.Ondan ötesine "Dostum" diyebileceğini sanmam.Geriye monşer sözünün diğer anlamı kalıyor."Biz onlar gibi monşer değiliz" dediğine göre o da bu anlamı kullanıyor.Yani kötü anlamda "batı yanlısı" diyor.Eğer yola, köprüye, havaalanına karışmayan herkes monşerse;Eğer, dış görüşmelere katılıp, kokteyllerde olmak monşerlikse;Eğer sadece denetim işi yapan cumhurun başı monşer oluyorsa.Yanlış yapılan yasalara bile müdahale etmeyen,Ülke kamplara bölünürken kokteyl düzenleyen,Ülkenin gençliği meydan dayağı yerken sesini çıkaramayan Sayın Abdullah Gül de monşerler sınıfına girmiş olmuyor mu?Abdullah Gül, baraj mı yaptırdı, yoksa yol mu?Sadece dış görüşmelerle ve MGK toplamakla yetindi.O da mı monşer? Yani o da mı batı özentisine sahip?Sayın başbakanımız bunu Ekmelettin İhsanoğlu için söylüyor ama gittiği yer Atatürk ve İnönü hariç her yer.Onlar dışında her cumhurbaşkanı bundan nasibini alıyor.O konuşmayı tekrar dinlerseniz amacını anlarsınız."Cumhurbaşkanının köşkte oturmayıp icraat yapması gerek" diyor.Sadece bu ikisi icraatın başı olmuştu.Üçüncünün de kendisi olacağını söylüyor.Sayın başbakanımız konuşurken düşünmeden edemedim.Sayın Abdullah Gül de onun gibi düşünseydi, ne yapardı?