CUMARTESİ akşamı çarşıda çocuklarla bir marketten dondurma alıyoruz, gençten bir arkadaş sokuluyor yanıma, 'Alper Bey, bizim Lokman ağabeye haksızlık etmişsin, şoför moför diye yazmışsın. Halbuki kendisi yıllardır memurdur, üstelik...

CUMARTESİ akşamı çarşıda çocuklarla bir marketten dondurma alıyoruz, gençten bir arkadaş sokuluyor yanıma, “Alper Bey, bizim Lokman ağabeye haksızlık etmişsin, şoför moför diye yazmışsın. Halbuki kendisi yıllardır memurdur, üstelik üniversite mezunudur” diyor.“Kardeşim, o yazıda bir hakaret veya aşağılama var mı? Benim babam da yıllar evvel taksi şoförüydü. Şoförlükten çok ekmek yedik, kadir kıymet biliriz. Lokman Çalış’ı da liseden beri tanırım, okul arkadaşımdır. Kestel’deyken makam şoförü değil miydi? Şofördü. Alanya’da ha bugün ha yarın müdür olmayacak mı? Evet, müdür olması eli kulağında. E o zaman nedir buradaki problem.”(Sizin anlayacağınız, pek kıymetli okuyucu, yazılarımı işine geldiği gibi yorumlayan bir kesime, farklı saat dilimlerinde ve şehrin farklı noktalarında izahat yapmaktan fena halde sıkıldım)***Bir gün sonrası, yine akşam saatleri. Bu kez adres, İskele Rıhtım’da bir portakal suyu satışı yapılan tezgâhın önü. Yanıma, orta yaşı geçmiş, bölgede esnaf olduğunu söyleyen bir beyefendi yanaşıyor.“İnşallah benzetmemişimdir, gazeteci Alper Bey, di mi?” deyip onayı aldıktan sonra başlıyor sıkıntısını anlatmaya.“Yazılarınızı mümkün mertebe her gün okuyorum. İskele’ye en son ne zaman indiniz Alper Bey.Akşamları gelip özellikle şu tekne turu yapan ve mısır satan arkadaşları uzaktan bir gözlemler misiniz rica etsem. Turculuk yapanlar geçen senelere nazaran biraz düzelir gibi oldu ama bazen iş zıvanadan çıkıyor. Bir de şu mısır satıcıları yok mu, işte bunları görünce delleniyorum. Alanya İskelesi ve Rıhtım bölgesi, şehrin en güzel yeri değil midir? Burası Alanya’nın vitrini değil midir? Sakın yanlış anlamayın. İnsanları hakir gördüğüm falan yok. Herkes bir şekilde ekmeğini kazansın. Tamamı demiyorum ama mısır satıcılarının çoğunluğu tam bir facia. Kocası vefat etmiş veya hastalığından dolayı çalışamıyor diye, herhangi bir fiziksel özrü var diye, filanca meclis üyesine, falanca partiye yakın diye, her önüne gelene bir mısır arabası verilmiş, hâlâ da veriliyor. Mısır arabasının başında bir kadın duruyor, arkasındaki bankta ise ya çocuğu ya da kocası sere serpe uzanmış yatıyor. Piknik yapar gibi yere kilim serip, yiyeceğini içeceğini getirip uyuyanı bile var. Kimi şalvar giymiş, kimi şort, kimi de uzun manto. Tezgâhlar tek tip, fakat satıcılar Brezilya’nın ünlü Rio Karnavalı gibi, rengârenk. Hep siyaset yazmayın lütfen. Bu tür şeyleri de köşenizde yazsanız veya haber yapsanız, olmaz mı?” (Adam doğru söylüyor, yerden göğe haklı. Ben de üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri düşünüyorum. Yıllardır bu tür detayları görmezden gelip hep büyük (!) işlerle uğraşan yerel yönetimin bu vurdumduymazlığından fena halde sıkıldım)***ADEM BAŞKAN’IN VEKİLİMalum, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel Perşembe günü izne ayrılmış, yerine de MHP’li Meclis Üyesi Mustafa Tuna’yı başkanvekili bırakmıştı.Hatta Perşembe günü Damlataş Eğlence Merkezi’nin (DEMAŞ) ihalesi olduğu için laf söz olmasın diye izne ayrıldığı, bu yüzden yerine Mustafa Tuna’yı bıraktığı konuşuldu.Bu arada Yücel’in 3,5 aylık görev süresinde vekil olarak bıraktığı ilk isim, Alanya Belediye Meclisi’ndeki 2. Sıra Meclis Üyesi Kerim Aydoğan, daha sonraki vekili de 3. Sıra Meclis Üyesi Mustafa Tuna oldu.Eğer bu satırlardan sonra değişmezse, durum onu gösteriyor ki Adem Başkan her izne ayrıldığında meclisteki MHP’li üyeleri adaylık sürecindeki sıra numaralarına göre vekil olarak bırakacak.Bu matematiksel işleme göre de Tuna’dan sonraki ilk başkanvekili, aynı zamanda Encümen Üyesi de olan Tunahan Kasapoğlu olacak.Peki, Adem Başkan vekillik konusunda neden 1. sırayı atladı? Yoksa unuttu mu?Birinci sırada kim mi var?Elbette eski Konaklı Belediye Başkanı Abdullah Sönmez. Adem Başkan neden başkanvekilliği sistemine 1. sıradaki Abdullah Başkan’dan değil de, 2. sıradaki Kerim Aydoğan’dan başlayıp 3. sıradaki Tuna ile devam etmiş olabilir.Geçen hafta “Başkan yardımcılığı konusunda uzlaşamadıkları için araları açık” iddialarını kesin bir dille yalanlayan Sönmez, eminim önümüzdeki süreçte Adem Başkan’ın ilk izne ayrıldığında başkanvekili olacak ve “Araları açık. Hatta geçenlerde saat 18.00 gibi Adem Başkan’ın makam odasından bağırıp çağırarak, kapıları tekmeleyerek çıktı” iddialarını da boşa düşürecektir.