İstanbul’da yürütülen “uyuşturucu” soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile diğer sanıkların yargılanmasına başlandı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Ersoy hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, 11 kez “nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” ve “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları yöneltildi. Savcılık, Ersoy’un 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep ediyor.
İLK DURUŞMADA BASINA İZİN VERİLDİ
Davanın ilk duruşmasında Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar mahkeme salonunda hazır bulundu, bazı sanıkların ise SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldığı belirtildi. Duruşmanın başlangıçta basına kapalı yapılmasına karar verilirken daha sonra gazetecilerin salona alınmasına izin verildi. Yargılama kapsamında mahkemenin sanık savunmalarını ve mağdur beyanlarını dinleyerek dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor.
MAĞDUR MELİS ASENA ÖZKAN DİNLENDİ
Duruşmada beyanda bulunan mağdur Melis Asena Özkan, Nurullah Mahmut Dündar ile 2022 yılında tanıştığını ve iş konusunda kendisine yardımcı olunacağı düşüncesiyle görüşmelere katıldığını anlattı. Özkan, Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu bazı görüşmelerde kendisine uyuşturucu kullanımı ve çoklu ilişki tekliflerinde bulunulduğunu öne sürdü. Hayatı boyunca uyuşturucu kullanmadığını belirten Özkan, bulunduğu ortamlarda uyuşturucu tekliflerini reddettiğini söyledi.
Özkan ayrıca görüşmeler sırasında “doğruluk cesaret” oyunu oynandığını, kendisine özel hayatına ve cinselliğe ilişkin sorular yöneltildiğini iddia etti. Görüşmelerin yapıldığı yerde kamera fark ettiğini ve kameranın fişini çektirdiğini anlatan Özkan, başka bir görüşmede kayıt yapıldığını fark ettiğini ve gördüğü görüntüleri sildirdiğini öne sürdü. Özkan, Ersoy ile ikinci görüşmesindeki birlikteliğin kendi iradesiyle gerçekleştiğini de mahkeme huzurunda ifade etti.

İDDİANAME DAHA ÖNCE İADE EDİLMİŞTİ
Soruşturma sonunda hazırlanan ilk iddianame İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş ancak dosyadaki eksiklikler nedeniyle savcılığa iade edilmişti. Savcılığın yeniden düzenlediği iddianamenin daha sonra mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçildi. Ceza yargılamasında iddianamenin kabul edilmesi, iddiaların kesinleştiği veya sanıkların suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor; suçlamaların hukuki ve maddi yönden değerlendirilmesi yargılama sonunda mahkeme tarafından yapılacak.
DOSYADA BİRDEN FAZLA SUÇLAMA BULUNUYOR
Dosyanın kapsamını genişleten temel unsur, savcılığın olayları yalnızca uyuşturucu kullanımı iddiası üzerinden değerlendirmemesi. İddianamede uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ya da sağlama ve uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma suçlamalarının yanında örgüt kurma ve yönetme ile birden fazla nitelikli cinsel saldırı suçlaması da bulunuyor. Bu nedenle mahkemenin her suçlama ve isnat edilen her eylem bakımından delilleri ayrı ayrı değerlendirmesi gerekecek.
CEZA YARGILAMASINDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Ağır ceza mahkemelerinde görülen bu tür kapsamlı dosyalarda sanık ve mağdur beyanlarının ardından tanık anlatımları, bilirkişi incelemeleri, dijital materyaller, iletişim kayıtları ve soruşturma aşamasında hukuka uygun biçimde elde edilmiş diğer deliller dosyanın niteliğine göre değerlendirilebiliyor. Savcılık esas hakkındaki mütalaasını sunduktan sonra sanıklar ve müdafileri buna karşı savunma yapabiliyor. Mahkeme ise bütün delilleri birlikte değerlendirerek beraat, mahkûmiyet veya suçun niteliğine göre başka bir hüküm kurabiliyor. Verilecek hüküm de kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde istinaf ve temyiz denetimine konu olabiliyor.

286 YIL TALEBİ NE ANLAMA GELİYOR?
İddianamede yer alan “286 yıl 2 aya kadar hapis” ifadesi mahkeme tarafından verilmiş bir ceza değil, savcılığın yönelttiği birden fazla suçlama için öngördüğü toplam üst sınır talebini ifade ediyor. Mahkeme, savcılığın hukuki nitelendirmesi veya talep ettiği ceza miktarıyla otomatik olarak bağlı değil. Her eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği, sanıklarla bağlantısı ve hangi suç kapsamında değerlendirileceği yargılama sonucunda belirlenecek. Ersoy ve diğer sanıklar bakımından masumiyet karinesi hüküm kesinleşinceye kadar geçerliliğini koruyor.
YARGILAMA DEVAM EDECEK
İlk duruşmada alınan beyanların ardından davanın sonraki aşamalarında sanık savunmaları, mağdur anlatımları ve dosyadaki diğer delillerin tartışılması sürecek. Özellikle ağır cinsel suç ve uyuşturucu suçlamalarının birlikte bulunduğu dosyalarda mağdurların özel hayatının korunması, kişisel verilerin gereksiz biçimde yayılmaması ve henüz hükme bağlanmamış iddiaların kesinleşmiş olgu gibi aktarılmaması önem taşıyor. Mehmet Akif Ersoy ve diğer sanıklar hakkındaki suçlamaların sabit olup olmadığına nihai olarak yargılama sonunda mahkeme karar verecek.




