Antalya yangınlarında dehşet anları: Bir anda alevlerin arasında kaldılar
Antalya yangınlarında dehşet anları: Bir anda alevlerin arasında kaldılar
İçeriği Görüntüle

Antalya’nın Korkuteli ilçesine bağlı Avdan Mahallesi’nde yaşayan 65 yaşındaki Hatice Temel’in ölümüyle ilgili davada yargılama kritik aşamaya geldi. İddianameye göre Temel, 10 Kasım 2023 sabahı hayvanlarını otlatmak amacıyla dağlık bölgeye götürdükten sonra köye döndü. Köy içerisinde Ş.E.’nin evinin yakınından geçen Temel’in, ameliyat geçiren okul arkadaşını ziyaret etmek amacıyla eve girdiği belirtildi. Ş.E.’nin eşinin evde bulunmadığı sırada Temel ile cinsel ilişki yaşamak istediği, Temel’in bunu kabul etmeyip direnmesi üzerine kadını darbettiği ve nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu öne sürüldü. Hatice Temel, evin girişindeki holde hayatını kaybetti.

“VURDUM KAFASINA, ÖLDÜRDÜM” İDDİASI DOSYADA

İddianamede, olay tarihinde 71 yaşında olduğu belirtilen Ş.E.’nin evden çıktıktan sonra ekmek dağıtımı yapan Yakup T. ile karşılaştığı ve Hatice Temel’i kastederek, “Vurdum kafasına, öldürdüm” dediği kaydedildi. Yakup T.’nin bunun üzerine evin içine baktığı, Temel’i sırtüstü ve hareketsiz halde gördüğü ve yakınlarına haber verdiği belirtildi. Olayın ardından Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.

ADLİ TIP RAPORU DOSYANIN KRİTİK DELİLLERİ ARASINDA

Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda, Hatice Temel’den alınan örneklerin Ş.E.’nin DNA profiliyle uyumlu olduğu belirtildi. Raporda, Temel’de tespit edilen yaralanmaların tek başına ölüme neden olabilecek nitelikte olmadığı ancak maruz kaldığı darp ve cinsel saldırının oluşturduğu efor ve stresin mevcut kronik kalp ve damar hastalığını tetiklediği ifade edildi. Ölümün ani kalp durması sonucu gerçekleştiği, Temel’in ölümü ile maruz kaldığı darp ve nitelikli cinsel saldırı arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğu değerlendirildi. Bu tespit, davadaki suç vasfının ve sanık hakkında talep edilen cezanın belirlenmesi bakımından dosyanın en önemli başlıklarından birini oluşturuyor.

SANIK SUÇLAMALARI REDDETTİ

Ş.E.’nin soruşturma aşamasındaki ifadelerinde cinsel saldırı suçlamasını kabul etmediği, Hatice Temel’in kıyafetlerini çıkarmadığını, kendisini ilişkiye zorlamadığını ve öldürme niyetinin bulunmadığını savunduğu belirtildi. Sanığın sulh ceza hâkimliğindeki ifadesinde ise Temel’in yanağına eliyle iki kez vurduğunu ve ardından kaçtığını söylediği kaydedildi. Ş.E.’nin ayrıca Temel’i tanımadığını ve aralarında komşuluk ilişkisi bulunmadığını ileri sürdüğü aktarıldı. Sanığın savunmaları ile iddianamedeki tanık anlatımları, kriminal bulgular ve Adli Tıp değerlendirmeleri mahkeme tarafından birlikte değerlendirilecek.

BİR YILI AŞKIN SÜRE TUTUKLU KALDI

Olay günü gözaltına alınan Ş.E., “mağduru bitkisel hayata girdirecek veya öldürecek şekilde cinsel saldırı” suçundan Korkuteli Sulh Ceza Hâkimliğince 10 Kasım 2023’te tutuklandı. Bir yılı aşkın süre tutuklu kalan sanık, 14 Kasım 2024’te tahliye edildi. Suçlamanın ağır ceza mahkemesinin görev alanında bulunması nedeniyle dosya daha sonra Antalya Adliyesi’ne gönderildi. Hazırlanan iddianamenin Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle dava açıldı. İddianame aşamasında sanığın yeniden tutuklanması talep edildi ancak mahkeme bu talebi reddederek adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

SAVCIDAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ

Tutuksuz yargılanan Ş.E. hakkındaki davanın 7’nci duruşmasında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın “nitelikli cinsel saldırı sonucu ölüme neden olma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Türk Ceza Kanunu’nun cinsel saldırıyı düzenleyen 102’nci maddesinde, suç sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülüyor. Bu nedenle davada yalnızca saldırının gerçekleşip gerçekleşmediği değil, iddia edilen saldırı ile ölüm arasında hukuken kurulabilecek nedensellik bağı da önem taşıyor.

ADLİ TIP BULGULARI NEDEN ÖNEMLİ?

Bu tür davalarda mağdurun doğrudan fiziksel yaralanma nedeniyle yaşamını yitirmemesi, eylem ile ölüm arasındaki ilişkinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ceza yargılamasında adli tıp incelemeleri; mevcut hastalıkların, travmanın, fiziksel eforun ve yoğun stresin ölüm üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde belirleyici deliller arasında bulunuyor. Somut dosyada da Adli Tıp Kurumu’nun darp ve cinsel saldırının oluşturduğu efor ve stres ile ani kalp durması arasında neden-sonuç ilişkisi bulunduğuna yönelik değerlendirmesi, savcılığın ağırlaştırılmış müebbet talebinin temel dayanakları arasında yer alıyor.

MAHKEME SON SÖZÜ SÖYLEYECEK

Savcının esas hakkındaki mütalaası mahkeme açısından doğrudan bağlayıcı bir karar niteliği taşımıyor. Ceza yargılamasında mütalaanın ardından sanık ve müdafii suçlama ve talep edilen ceza konusunda savunmalarını sunabiliyor; mahkeme ise dosyadaki delilleri, tanık anlatımlarını, uzman raporlarını ve tarafların beyanlarını birlikte değerlendirerek hüküm kuruyor. Bu nedenle Ş.E. hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet talebi henüz kesinleşmiş bir ceza anlamına gelmiyor. Sanığın hukuki durumu ve suçun mahkemece hangi kapsamda değerlendirileceği yargılama sonunda verilecek kararla netleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi