Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki kırsal yerleşimlerde yaban hayvanlarının evlere ve mezarlıklara yaklaşması, bölge sakinlerini farklı korunma yöntemleri geliştirmeye yöneltiyor. Üçpara köyünde yaşayan Çiçek ailesi de vefat eden aile büyükleri Dursunali Çiçek’in yeni yapılan mezarının ayılar tarafından zarar görmesini önlemek amacıyla mezarın üzerinde ahşap bir koruma oluşturdu.
MEZARIN YANINA SES DÜZENEĞİ KURULDU
Fiziksel korumayla yetinmeyen aile, mezarın yakınına belirli aralıklarla köpek havlaması benzeri yüksek ses çıkaran elektronik bir düzenek yerleştirdi. Sistemin temel amacı, mezarlık çevresine yaklaşabilecek ayı ve diğer yabani hayvanlarda bölgede insan veya köpek bulunduğu izlenimi oluşturarak hayvanları uzak tutmak. Böylece mezarlıkta sürekli nöbet tutulmasına ya da canlı bir bekçi köpeğinin alanda bırakılmasına gerek kalmadan caydırıcılık sağlanmaya çalışılıyor.
RİZE'DE DAHA ÖNCE DE BENZER OLAYLAR YAŞANDI
Ayıların mezarlıklara yönelmesi Rize için ilk kez karşılaşılan bir durum değil. Geçmiş yıllarda özellikle İkizdere çevresindeki bazı köylerde ayıların mezarlara zarar verdiğine ilişkin olaylar kamuoyuna yansımış, bölge sakinleri mezarlıkların çevresini güçlendirme, nöbet tutma ve ses çıkaran caydırıcı cihazlardan yararlanma gibi yöntemlere başvurmuştu. Bu nedenle Çiçek ailesinin kullandığı ses sistemi, bölgede daha önce gündeme gelen zarar vermeden uzaklaştırma yöntemlerinin teknolojik bir örneğini oluşturuyor.

SESLE CAYDIRMA NASIL İŞLİYOR?
Sesli caydırıcı sistemlerde temel prensip, yabani hayvanın kendisi açısından risk oluşturabilecek bir unsurun yakınlarda bulunduğunu düşünmesini sağlamak. İnsan sesi, köpek havlaması veya farklı yüksek sesler bu amaçla kullanılabiliyor. Ancak yabani hayvanların sürekli aynı noktadan ve aynı biçimde gelen sese zaman içerisinde alışabilmesi mümkün olduğundan, bu tür sistemler tek başına kesin bir koruma yöntemi olarak görülmemeli. Fiziksel bariyerler ve yabani hayvanları bölgeye çekebilecek yiyecek kaynaklarının ortadan kaldırılması gibi tedbirlerle birlikte uygulanması daha güvenli bir yaklaşım oluşturuyor.
YERLEŞİM ALANLARINDA YİYECEK BIRAKILMAMASI ÖNEMLİ
Ayılar başta olmak üzere yabani hayvanlarla karşılaşma riskinin bulunduğu kırsal alanlarda açıkta yiyecek, hayvan yemi ve kolay ulaşılabilir çöp bırakılmaması önem taşıyor. Yabani hayvanların düzenli biçimde besin bulduğu noktaları tekrar ziyaret edebileceği dikkate alındığında, yerleşim çevresindeki atıkların kontrollü tutulması insan-yaban hayatı çatışmasının azaltılmasında temel önlemler arasında yer alıyor. Ayıyla karşılaşılması halinde ise hayvana yaklaşılmaması, özellikle yavruların bulunduğu durumlarda araya girilmemesi ve güvenli mesafenin korunması gerekiyor.
YABAN HAYVANINA BİREYSEL MÜDAHALE RİSK TAŞIYOR

Yerleşim alanına giren veya can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan yabani hayvanlarla ilgili durumlarda bireysel ve kontrolsüz müdahale yerine yetkili birimlere bilgi verilmesi önem taşıyor. Rize’de jandarma bünyesinde de çevre, doğa ve hayvanların korunmasına yönelik görev yapan birimler bulunuyor. Tekrarlayan yabani hayvan hareketlerinde ilgili kamu kurumlarının bilgilendirilmesi, hem insanların güvenliği hem de yaban hayatının zarar görmemesi açısından daha sağlıklı bir süreç sağlıyor.
KARADENİZ'İN COĞRAFYASI YABAN HAYATIYLA TEMASI ARTIRIYOR
Doğu Karadeniz’in ormanlık ve dağlık yapısı, yerleşim alanlarıyla doğal yaşam bölgelerinin birbirine oldukça yakın olduğu bir coğrafya oluşturuyor. Köylerin, yaylaların, tarım alanlarının ve ormanların iç içe geçtiği bölgelerde insanların yabani hayvanlarla karşılaşması zaman zaman kaçınılmaz hale gelebiliyor. Bu nedenle Üçpara köyündeki uygulama yalnızca sıra dışı bir mezar koruma yöntemi olarak değil, bölgedeki insan-yaban hayatı etkileşiminin ortaya çıkardığı çözüm arayışlarından biri olarak değerlendiriliyor.





