6 Eylül 1975 günü, saat 12.00 sıralarında, merkez üssü Diyarbakır'ın Lice ilçesi olan 6.6 büyüklüğünde ve 23 saniye süren bir depremle sarsıldık. 2 bin 385 kişi hayatını kaybetti. Ertesi gün sol ideolojinin bazı yazar ve çizerleri...

6 Eylül 1975 günü, saat 12.00 sıralarında, merkez üssü Diyarbakır’ın Lice ilçesi olan 6.6 büyüklüğünde ve 23 saniye süren bir depremle sarsıldık. 2 bin 385 kişi hayatını kaybetti. Ertesi gün sol ideolojinin bazı yazar ve çizerleri basın yayın organlarında şu başlığı attılar: "Lice depremi katil oligarşinin eseridir."Oysa hayatını kaybeden insanların içinde o günkü oligarşi dedikleri hükümete oy verenler de vardı, vermeyenler de.17 Ağustos 1999 günü merkez üssü Gölcük olan 7,5 büyüklüğünde bir deprem yaşadık. Onbinlerce insanımız öldü, yüzbinlerce konut ve işyeri zarar gördü. Yakın tarihimizde yaşanan en büyük felaketti, milletçe çok üzüldük.Bugünkü iktidarın da içinde bulunan bazı sözde dindar geçinen politikacı yazar ve çizerler, yandaş basın yayın organlarında başlık attılar: "7,5 size yetmedi mi? 28 Şubat kararları Gölcük Deniz Üssü'nde planlandı, bu yüzden Allah sizi cezalandırdı!"Oysa hayatını kaybeden onbinlerce insanımızın içinde her düşünceden, her inançtan, her mevkiden insanlar vardı.Ve bugün. 13 Mayıs 2014. Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangında 301 insanımızı kaybettik. Milletçe üzüldük ve acı yaşadık. Bazı gruplar, başta İstanbul, Ankara, İzmir olmak üzere birçok yerde bu faciayı protesto etmek için eylemler yaptılar, faciadan hükümeti sorumlu tuttular, polis bu göstericilere müdahale etti. Tatsız olaylar yaşandı.Sayın Başbakan dedi ki, "Hayat risklerle doludur, hiç kaza olmayacak diye bir kural yoktur."Doğru da söylüyor, felaketler üzerinden politika yapmak, nutuk atmak, siyasi rant sağlamaya çalışmak doğru bir yol değil, bu felaketler hiçbir ayrım olmadan bütün insanları etkiliyor.Hiç kaza olmayacak diye bir şey yoktur ama hiç deprem olmayacak diye de birşey yoktur. Hele depremin merkez üssünün ve şiddetinin ne olacağını bilecek kimse de yoktur.