CHP'nin şu günlerde milletin özlemini çektiği terörün bitirilmesi için başlatılan süreç karşısındaki tutumu, terörden en çok çeken Tunceli'lileri de feveran ettirmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu'nun Tunceli'li alevi ve...
CHP'nin şu günlerde milletin özlemini çektiği terörün bitirilmesi için başlatılan süreç karşısındaki tutumu, terörden en çok çeken Tunceli'lileri de feveran ettirmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tunceli’li alevi ve Dersim olaylarından büyük yaralar almış olmasını dile getiren belediye başkanları, sivil toplum örgütleri uzun bir mektup yazarak onu sürece davet eden bir uyarıda bulunuyorlar: "Başta destek verdiğiniz bu çözüm sürecine karşı son dönemlerde farklı bir tutum sergilediğiniz algısı oluştu. Yüz yıllardır ağır bedellerin ödendiği bu coğrafyada son 30 yılımız ne yazık ki çok kanlı geçti. Hem Dersim katliamı tartışmalarında hem de milliyetçilik tartışmalarında kamuoyu önünde iyi fotoğraf vermediğinizi görüyoruz. Bütün bunlardan büyük endişe duyduğumuzu bilmenizi istiyoruz."
Uyarı CHP'nin Türkiye gerçeklerini yok saymakla geçtiğini ve bu hususun Türkiye’ye pahalıya mal olduğunu ve büyük acılara sebep olduğunu bildirdikten sonra şu hususta şu açıklamalar yapılıyor.
"Dersim olaylarında 1938 acısını yaşamış bir insan olarak barışa şans vermenizi bekliyor ve sizi her gün izliyor, dinliyor ve okuyoruz. İstedik ki, bir de siz bizi dinleyin, gökyüzüne salınmış çığlığı duyun. Yok sayılmaksa sayıldık yeterince. Kovulmaksa kovulduk. Acı çekmekse çektik. Doğup, büyüyüp yaşadığımız yerler artık ‘savaş coğrafyası’ndan çıksın istiyoruz. İnanın barışın sonuçları, savaş kadar yıkıcı değildir. Eğer inanılırsa ve çaba gösterilirse barış mümkün olur."
Dersim halkı adına barış isteyenler, önerilerinin sonunda şöyle sesleniyorlar:
"Barış insani ve vicdani bir çığlıktır. Bir Dersim’li, bir Alevi ve 1938 acısını yaşamış toplumun bir ferdi olarak barışa bir şans verin. Yoksa ne tarihin ne de 1938'de toprağa verdiğimiz insanlarımızın vebalinden kurtulamayacaksınız." CHP'de genel başkan olmak bir değerdir ama o partide muktedir olmak ise çok başka bir değerdir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun, parti içinde çok ayrı düşünen ve kendilerini partinin birinci derecede kişileri sayan büyük bir grupla çalışması elbette çok zordur. Parti içinde düşündüğünü yapamama gibi bir durumla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Onun için, kendisini Tunceli’lilerin uyarmak zorunda kaldığı da açık bir gerçektir. Ne diyelim, Allah güç, kuvvet ve yanındakilere de insaf versin diye dua etmek istiyoruz.