Ayıyı vurduk, sıra postu pazarlamaya kaldı! Teleferik nereden başlayacak, kim tarafından yapılacak ve işletilecek; son günlerde Alanya gündeminde tartışılan konu budur. Ortada; yapılmalı mı, yapılmamalı mı tartışması yok. Ama ortada;...

Ayıyı vurduk, sıra postu pazarlamaya kaldı!
Teleferik nereden başlayacak, kim tarafından yapılacak ve işletilecek; son günlerde Alanya gündeminde tartışılan konu budur. Ortada; yapılmalı mı, yapılmamalı mı tartışması yok. Ama ortada; paydan ben ne kazanırım telaşı var.
Varlığı kendinden menkul Antalya Koruma Kurulu teleferik yapımına izin vermiş! Görevi korumak olan kurul; Alanya’da kimlerle görüşmüş ve bilgi alışverişinde bulunmuş, hangi araştırmaları yapmış, ölçütler nelerdir gibi soruların yanıtlarını Alanya halkına açıklamalıdır.
Otelciler, pansiyoncular biraz da muhalif siyasi partiler güzergah seçiminden doğacak rant konusundaki endişelerini açıkladılar. Ezcümle, teleferik yapılmasına karşı çıkana rastlamadım. Jeoloji ve harita mühendislerini anlarım, onların görevleri tasarım olduğunda başlar. Raylı sistem mi, kablolu sistem mi, taşıma farklı çözülemez mi, bölge kültürel açıdan çok mu önemsizdir sorularının muhatabı; mimarlar, inşaat mühendisleri, arkeologlar kış uykusundan uyanıp düşüncelerini açıklamalıdırlar.
Mimarlık bir bakıma, mekana değer katma işidir. Kültürel miras olarak Kale zaten çok değerlidir. Kaleye müdahaleye karşı çıkmayan mimar kendini adam atacağından atsın. İlle de teleferik yapılsın isteniyorsa kuzey yamacına yapılsın, o alanın değeri artsın. Avrupa’da benzer özellikli kültür tepeleri vardır, oralara ulaşmak ancak yürüyerek mümkündür. Kimsenin aklına teleferik gelmez, bizim gelir! Diyeceksiniz; ama oraya turisti nasıl çıkaracaksınız? Yanıtım yalın; en az 2000 yıllık yaşayan Kaleye insanlar daha önce nasıl çıkıyorlarsa öyle çıksınlar; deveyleyse deveyle, katırlaysa katırla veya yaya. Hiç çıkmasalar da olur. Kale yolundaki sıkışıklığı yol üstünde park yasağı uygulayarak ve bir iki noktada yapılacak istimlakle çözebilirsiniz.
Kim alınırsa alınsın, bir çift lafım da 1980 sonrası test kültürüyle mezun olanlara olacak. Sokaktaki adam düşüncesini açıklıyor, bilen veya bilmesi gereken düşüncesini açıklamıyor. Alanya tabiriyle “höt deyince deve gibi kösmeyin” düşüncelerinizi açıklayın. Devlete olan borç vergiyle değil katılımla olur.
Sayın Hasan Sipahioğlu; seni severim, sevdiğimi de bilirsin. Restorasyon çalışmalarına, resim, heykel, müzik sanatlarına, yaptığın katkıları çok iyi biliyorum. Belediyenin performansını beğeniyorum. Anlaşılan o ki; biraz paramız var. Bu gücü maceraya harcama. Bu senin görüşün diyorsan, küçük bir rica; konuyu tartışmaya aç.
Sen yapmazsın biliyorum, Başkanım ama “bir çuval inciri berbat etme” Anadolu deyişini aklında tutuver…