COP31 için 208 üniversiteden 3 bin 373 akademik başvuru
COP31 için 208 üniversiteden 3 bin 373 akademik başvuru
İçeriği Görüntüle

Antalya'nın turizm merkezlerinden Muratpaşa ilçesindeki tarihi Kaleiçi'nde yer alan Kesik Minare Camii, çevresini saran kuru otlar nedeniyle bakımsız bir görünüme büründü. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kuruyan bitki örtüsü, hem estetik açıdan hem de olası yangın riski taşıması sebebiyle bölgeyi ziyaret edenlerin dikkatini çekiyor.

AÇIK HAVA MÜZESİ NİTELİĞİ TEHLİKEDE Mİ?

Farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan yapı, Helenistik dönemden Osmanlı'ya kadar uzanan geniş bir tarihi geçmişe sahip. Antalya Mimarlar Odası tarafından daha önce yayımlanan bir değerlendirmeye göre, geçmişte tapınak, kilise ve cami olarak kullanılan alanın "açık hava müzesi" niteliğinin korunması büyük önem taşıyor. Ancak mevcut bakımsızlık, bu tarihi dokunun ziyaretçilere sunumunu olumsuz etkiliyor.

123 YIL SONRA KÜLAHINA KAVUŞMUŞTU

Selçuklular döneminde camiye çevrilen ve Osmanlı döneminde Şehzade Korkut tarafından yenilenen yapı, 1896 yılındaki büyük yangında ahşap külahını kaybederek "Kesik Minare" adını almıştı. Antalya Valiliği öncülüğünde yürütülen ve 2019 yılında tamamlanan restorasyon çalışmalarıyla minare, 123 yıl aradan sonra külahına yeniden kavuştu. Uzman heyetler gözetiminde aslına uygun hale getirilen eserin, günümüzde otlar içinde kalması eleştirilere neden oluyor.

TARİHİ ALANLARDA YANGIN RİSKİ NASIL ÖNLENİR?

Tarihi yapıların korunması sadece fiziksel restorasyonla değil, çevre düzenlemesinin sürekli kılınmasıyla mümkün oluyor. Özellikle geçmişinde büyük bir yangın felaketi bulunan Kesik Minare'nin etrafındaki kuru otların temizlenmesi, yeni bir afet riskinin önüne geçilmesi için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Bölgeyi ziyaret edenler, tarihi mirasın korunması adına yetkililerden düzenli çevre bakımı bekliyor.

Kaynak: Haber Merkezi