Altın piyasasında son dönemde yaşanan sert fiyat hareketleri, yatırımcıların yön arayışını artırdı. Küresel piyasalarda ons altının yeniden 4.650 dolar civarına yükselmesiyle birlikte Türkiye’de gram altının geleceği de yakından izlenmeye başladı. Finans Analisti İslam Memiş, Haberler.com’da Olgun Kızıltepe’nin konuğu olarak yaptığı değerlendirmede, kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade orta ve uzun vadeli stratejinin önemine işaret etti.
İSLAM MEMİŞ GRAM ALTIN İÇİN KRİTİK SEVİYEYİ AÇIKLADI
Gram altının 10 bin liraya ulaşıp ulaşamayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Memiş, daha önce paylaştığı beklentisini değiştirmediğini söyledi. 2026 yılı için ons altında 3.880-5.880 dolar arasında geniş bir bant öngördüğünü hatırlatan Memiş, yıl içinde görülen sert yükseliş ve geri çekilmelerin bu geniş fiyat aralığı içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Gram altın tarafında ise daha önce 8 bin lira seviyesini işaret ettiğini aktaran Memiş, 8 bin 157 liranın yukarı yönlü kırılması durumunda 10 bin liraya doğru hareketin önünün açılabileceği görüşünü yineledi. Memiş, söz konusu rakamların kendi kişisel öngörüsü ve teknik çalışmasına dayandığının altını çizerek yatırımcıların sabırlı hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
ONS ALTINDA SERT DALGALANMA SÜRÜYOR
Küresel altın piyasasındaki görünüm de fiyat hareketlerinin neden bu kadar sertleştiğini ortaya koyuyor. Dünya Altın Konseyi'nin 2026 yılı değerlendirmelerine göre altın, yılın ilk bölümünde rekor seviyelere çıktıktan sonra güçlü bir düzeltme yaşadı. Yılın ikinci yarısında ise jeopolitik riskler, faiz beklentileri, doların seyri ve yatırımcı pozisyonları altın fiyatının yönünü belirleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Altının faiz getirisi sağlamayan bir varlık olması nedeniyle ABD tahvil getirileri ve para politikası beklentileri fiyatlamalarda önemli rol oynuyor. Tahvil getirilerinin gerilemesi ve doların zayıflaması genellikle altına destek sağlarken, yüksek faizlerin uzun süre korunacağı beklentisi ters yönde baskı oluşturabiliyor. Bununla birlikte jeopolitik belirsizliklerin yükseldiği dönemlerde güvenli liman talebi, faiz kaynaklı baskının önüne geçebiliyor.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN TALEBİ DE YAKINDAN İZLENİYOR

Küresel fiyatlamada yalnızca bireysel ve kurumsal yatırımcıların işlemleri etkili değil. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla gerçekleştirdiği altın alımları da piyasanın orta ve uzun vadeli görünümünde önem taşıyor. Dünya Altın Konseyi, merkez bankası talebinin altın piyasasını destekleyen unsurlardan biri olmaya devam ettiğini belirtirken, yatırım talebinin faizler, para politikası beklentileri ve doların yönüne karşı hassas kalabileceğine işaret ediyor.
GRAM ALTIN NEDEN ONS ALTINDAN FARKLI HAREKET EDEBİLİYOR?

Türkiye’de yatırımcının takip ettiği gram altın fiyatında küresel ons fiyatının yanında döviz kuru da belirleyici oluyor. Bu nedenle ons altında geri çekilme yaşandığı bir dönemde kurdaki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabilir; ons ve kurun aynı yönde hareket etmesi ise gram fiyatındaki değişimin daha güçlü hissedilmesine yol açabilir. Kuyumculuk piyasasında fiziki ürünlerin alış-satış makası, işçilik ve piyasa koşulları nedeniyle ekran fiyatları ile gerçekleşen işlem fiyatları arasında da farklılık oluşabiliyor.
KISA VADELİ HAREKETLER YATIRIMCIYI YANILTABİLİYOR
Altındaki yüksek oynaklık özellikle kısa vadeli işlem yapan yatırımcılar açısından risk oluşturuyor. Hızlı yükselişlerin ardından görülebilen kâr satışları veya küresel gelişmelere bağlı ani geri çekilmeler, yalnızca fiyat hareketine bakılarak verilen alım-satım kararlarının zarar ihtimalini artırabiliyor. Bu nedenle yatırım kararlarında tek bir fiyat tahminine bağlı kalmak yerine yatırım süresi, risk toleransı, nakit ihtiyacı ve portföy çeşitlendirmesinin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.

Memiş de değerlendirmesinde sabırlı yatırımcı yaklaşımını öne çıkardı. Altının yatırımcıyı zaman zaman bekletebileceğini belirten Memiş, uzun vadeli yatırımcıların yalnızca günlük fiyat değişimine odaklanmaması gerektiğini savundu. Gram altında dile getirilen 8 bin 157 ve 10 bin lira seviyeleri ise kesinleşmiş fiyat hedefleri değil, Memiş'in kişisel piyasa tahmini niteliğini taşıyor.





