Alanya ve 9 ilçede 25 Ağustos günü elektrik kesintisi
Alanya ve 9 ilçede 25 Ağustos günü elektrik kesintisi
İçeriği Görüntüle

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, Kemer’de Hazineye ait taşınmazların mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış şartları oluşmadığı halde belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiği iddiaları mercek altına alındı. Soruşturma kapsamında 80 Hazine taşınmazı incelemeye alınırken, taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden toplam ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL seviyesinde olduğu değerlendirildi. Operasyonda aralarında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerin bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı.

TAŞINMAZLARIN DEVİR SÜRECİ MERCEK ALTINDA

Dosyada MASAK ve banka verilerinin yanı sıra HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, müfettişlik ve ön inceleme raporları, bilirkişi değerlendirmeleri, satış dosyaları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile iletişim kayıtlarının birlikte incelendiği belirtildi. Soruşturmanın temelinde, işlemlerin birbirinden bağımsız idari hatalar mı olduğu yoksa kamu görevlileri ile taşınmazlardan yararlanan kişiler arasında süreklilik gösteren bir ilişki ağı mı bulunduğu sorusu yer alıyor. Savcılık soruşturması sürdüğü için şüpheliler hakkındaki iddialar henüz kesinleşmiş bir yargı kararı niteliği taşımıyor.

Soruşturma dosyasındaki değerlendirmelere göre kamu görevlilerinin Hazine taşınmazlarının tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması ve tescil süreçlerinde; sivil kişilerin ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi ve bağlantılı kişiler arasında devredilmesi aşamalarında rol aldığı öne sürülüyor. Yapının Gökhan Kaya’nın sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği yönündeki iddialar da soruşturmanın araştırılan başlıkları arasında bulunuyor.

İLETİŞİM KAYITLARI DOSYADA

CMK’nin 135. maddesi kapsamında elde edildiği belirtilen iletişim kayıtları da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. Kaynakta aktarılan kayıtlarda tarımsal amaçlı indirimli satış işlemlerinde vatandaşların durumlarının yerinde tespit edilmeden beyana göre işlem yapıldığına yönelik ifadeler bulunduğu öne sürüldü. Başka bir görüşmede ise Gökhan Kaya’nın kendisinden uygun bir taşınmaz bulunmasının istenmesi üzerine “Ayarlarım… Bir şey denk gelirse alırız sana” şeklinde konuştuğu iddia edildi.

Aynı görüşmede Milli Emlak personeli Yunus Fesli’nin Ovacık’ta yaklaşık 700 metrekarelik bir taşınmazı 15 bin TL’ye aldığı örneğinin konuşulduğu belirtildi. Dosyaya yansıdığı aktarılan başka görüşmelerde de “Emaneti sende, sen takip edersin”, “Ben takip ediyorum abi, sıkıntı yok” ve “Getirdiyse gelim” şeklindeki ifadelerin geçtiği öne sürüldü. Bu konuşmaların hangi işlemlerle bağlantılı olduğunun ve hukuki açıdan ne ifade ettiğinin soruşturma sürecindeki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

HAZİNE TAŞINMAZLARININ SATIŞI NASIL İŞLİYOR?

Hazine taşınmazlarının satışı veya hak sahiplerine devri, taşınmazın hukuki niteliğine ve uygulanacak mevzuata göre farklı prosedürlere tabi olabiliyor. Bazı düzenlemelerde fiilî kullanım, hak sahipliği, taşınmazın niteliği ve belirli tarihlerdeki kullanım durumu gibi şartlar önem taşıyor. Bu nedenle bir taşınmazın gerçek kullanıcısının belirlenmesi, gerekli tespitlerin yapılması, satış bedelinin mevzuata uygun hesaplanması ve tapu tesciline kadar uzanan idari zincirin belgelerle doğrulanması kamu malının korunması açısından kritik önem taşıyor.

Bu tür soruşturmalarda yalnızca tapunun kimin adına geçtiğine bakılması yeterli olmayabiliyor. Satıştan önce hazırlanan tespit ve hak sahipliği belgeleri, başvurular, değerleme işlemleri, ödeme hareketleri ve taşınmazın daha sonra başka kişilere devredilip devredilmediği de incelenebiliyor. Özellikle aynı kişiler, yakınları veya bağlantılı gruplar arasında tekrar eden taşınmaz hareketleri bulunması halinde banka kayıtları ile tapu hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi, işlemlerin ekonomik arka planının ortaya çıkarılmasında önem taşıyor.

KEMER’DE ARAZİ DEĞERİ NEDEN KRİTİK?

Kemer, Antalya’nın turizm ağırlıklı kıyı bölgelerinden biri olması nedeniyle taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu ilçeler arasında bulunuyor. Turizm tesisleri, konut alanları, ticari kullanımlar ve kıyıya yakın araziler üzerindeki ekonomik baskı, kamu taşınmazlarının yönetimini de önemli hale getiriyor. Bu nedenle Hazineye ait bir taşınmazın piyasa değerinin altında veya mevzuatta aranan koşullar oluşmadan el değiştirdiği yönündeki bir iddia, yalnızca tapu işlemi açısından değil kamu kaynağının korunması bakımından da değerlendirmeye konu oluyor.

10 MİLYAR TL KAMU ZARARI ANLAMINA GELMİYOR

Soruşturmada öne çıkan yaklaşık 10 milyar TL’lik tutarın, incelemeye alınan 80 taşınmazın güncel piyasa değerleri üzerinden hesaplanan ekonomik büyüklüğü ifade ettiği aktarılıyor. Kesin kamu zararının belirlenmesi ise ayrı bir hesaplama gerektiriyor. Bunun için taşınmazların satış tarihlerindeki hukuki statüsü ve piyasa değeri, Hazine tarafından tahsil edilen bedel, varsa mevzuattan kaynaklanan indirimler ve işlemin yapıldığı tarihteki koşulların ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor. Dolayısıyla güncel toplam değer ile kesinleşmiş kamu zararının birbirine eşit kabul edilmemesi gerekiyor.

SORUŞTURMADA BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Gözaltı işlemleri ceza soruşturmasının ilk aşamalarından birini oluşturuyor. Şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ve delillerin değerlendirilmesinin ardından savcılık, kişilerin serbest bırakılması, adli kontrol veya tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesi yönünde işlem yapabiliyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında taşınmazların edinilme ve devir zincirlerinin, ödeme hareketlerinin ve işlemlerde görev alan kişilerin sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi bekleniyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının, yapılanmanın bütün boyutlarının ve ortaya çıktığı öne sürülen ekonomik menfaatin nihai olarak kimlere ulaştığının belirlenmesine yönelik olarak sürdüğü bildirildi.

KAMU TAŞINMAZLARINDA DENETİMİN ÖNEMİ

Benzer nitelikteki usulsüzlük iddialarının önlenmesinde hak sahipliği ve fiilî kullanım tespitlerinin yalnızca beyana dayanmaması, saha kontrollerinin kayıt altına alınması, değerleme ve satış aşamalarının denetlenebilir olması ve tapu ile ödeme hareketlerinin gerektiğinde çapraz kontrol edilebilmesi önem taşıyor. Kamu görevlilerinin işlem geçmişlerinin düzenli denetlenmesi ve olağan dışı taşınmaz devirlerinin erken aşamada belirlenmesi de kamu zararının ortaya çıkmadan önlenmesine katkı sağlayabilecek yöntemler arasında bulunuyor. Kemer’deki dosyada ise nihai tablo, devam eden soruşturma ve olası yargılama sürecinin ardından kesinleşecek.

Kaynak: Haber Merkezi