2013-2014 sezonunun başlamasına 1 ay kala heyecanlı bekleyiş başladı. Alanyaspor yönetimi uzun zaman sonra ilk kez üst düzey futbolcuları kadroya katarak sporseverlere önemli işaretler verdi. Yeni transferlerin çoğunluğu süper lig, birinci...

2013-2014 sezonunun başlamasına 1 ay kala heyecanlı bekleyiş başladı. Alanyaspor yönetimi uzun zaman sonra ilk kez üst düzey futbolcuları kadroya katarak sporseverlere önemli işaretler verdi. Yeni transferlerin çoğunluğu süper lig, birinci lig deneyimi olan kişiler. Bazıları da milli formayı giymiş futbolculardır. Yapılan her transfer sonrası ne telefonlarımız sustu ne de mesaj kutumuz boşaldı. Alanyaspor’u seven kitle bu yapılan transferler sonrası deyim yerindeyse uçmaya başladı. Elbette yapılan transferler kâğıt üzerinde iyi gözüküyor ama futbolun güzelliğinin de içinde gizli olduğunu unutmamalıyız. Futbolda öyle şeyler gördük ki müthiş isimleri bir araya getirirsin ama saha sonuçları bekleneni veremez. Veya sahada çok güzel, göze hoş gelen futbol oynanır ama sonuca tesir etmez. Alanyaspor yönetimi transferi büyük ölçüde bitirdi ve takımı uzun sürecek maraton için kampa götürdü. Burada bu yeni takımı hazır hale getirmek Mehmet hoca ve ekibinin işidir. Mehmet hocanın istediği her futbolcu alınmış gözüküyor. Üstelik kamp gününe kadar takımın iskeleti oluşmuş durumdadır. Bundan sonrası Mehmet hoca ve futbolcuların çalışmasına kalacaktır. Lig başlayıncaya kadar takımın hazır olması orada yapacağı çalışmalara bağlıdır.
Uzun zamandır camia hedef koymadığı için Alanya seyircisinde de bir uzaklaşma oluşmuştur. Bu seyirciyi tekrar kazanmak ve tribüne çekmek yine takımın alacağı sonuçlara endekslidir. Her ne kadar davet yaparsak yapalım, eğer takım sahada kazanmıyorsa ve sıralamada üst sıralarda olmazsa yine her zamanki tribünlere oynarız. Yıllardır kemikleşmiş Alanyaspor seyircisinin isteklerini geçen hafta yazmıştım. Eğer bu konularda iyileştirme yapılırsa bu kısa sürede gerek biz tarafından, gerek sosyal medya vasıtası ile duyulacaktır. Bu iyileştirmeler bile tribünleri çoğaltacaktır. Bunlar yapılabilecek şeylerdir ve yapılır. Ama burada seyirciye de iş düşmektedir. Her hafta yazılarımızda ve sohbetlerimizde söylediğimiz gibi taraftar olarak “İçeri nasıl gireriz”den öteye herkesin kombine alması gerekir. Yönetim kurulu bu kadar fedakârlık yaparak yıldızları getiriyorsa artık bedavacılıktan kurtulmamız gerekir.
Son olarak, geçtiğimiz yıllarda çok sıkça gördüğümüz bir konuyu söylemek istiyorum. Turnikelerin sağlıklı çalışmaması yüzünden eski kombine kartlar geçtiğimiz sezon çok kullanıldı. Eğer bu seneki kombineler basılmadıysa rengi çok farklı olmalı ve kapı görevlileri uyarılmalıdır.