AKP iktidarı 20 küsur yıllık icraatında yanlış üzerine yanlışlar yaptı, yapmaya da devam ediyor.

Ülkenin fabrika ayarlarının büyük bölümünü (onarımı mümkün olmayacak düzeyde) bozdu, bozmaya da devam ediyor.

AKP iktidarının yaptığı bir dolu yanlış içinde de en büyük yanlış, Suriye Politikası oldu.

Bu yanlışın doğurduğu ve doğuracağı sorunları yakın zamanda göreceğiz.

Milyonlarca Suriyeli denetimsiz bir şekilde ülkemize girdi ve giren Suriyelilerin büyük bölümü, bulunduğu yerlerde sorun olmaya başladı.

Nitekim Hatay’dan “Duyun artık sesimizi!” şeklinde çığlıklar yükselmeye başladı.

 

*    *    *

Üniversite yıllarımda kaldığım ve başkanlığını yaptığım Kredi Yurtlar Kurumu’ndan dolayı, Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nin çeşitli fakültelerinden pek çok Hataylı arkadaşım var.

Büyük bölümüyle bağlarımız kopmadı, çok sık da görüşüyoruz.

O dostlardan biriyle yaptığım görüşme sırasında duyduklarım beni çok rahatsız etti.

O dost “… Bu gidişle doğduğum toprak, ata yurdum Hatay’ımız kayıp gidecek elimizden” diye söze başlayınca, kaskatı kesildim.

Ancak etkilendiğimi belli etmemeye çalışarak; “saçmalama” dedim, belli belirsiz.

“Koskoca Türkiye Cumhuriyeti üç beş çapulcuyla mı baş edemeyecek.” dedim ya da demeye çalıştım.

Kadim dost, sinirlendi.

“Sıcak odalarınızda, oturduğunuz yerden öyle görünüyor olabilir ama kazın ayağı öyle değil…” dedi.

Ve devam etti.

“…Hatay savaşılmadan kaybediliyor. Bir Hataylı olarak kahroluyorum.

Biliyorsun sağlık personeliyim. Çok lazımmış gibi Arapça öğrenmemiz konusunda sürekli baskı görüyoruz.

Arapça bilmediğimiz için o şalvarlı Suriyeli hastalar bile bize tepki gösteriyor.

Bir de Suriyeli doktorlarımız var. Tıbbın “T” sinden bihaber Suriyeli o sözde doktorlar bile bizi hor görüyor.

Her 10 doğumun 8'i Suriyeli.

Suriyeli erkeklerin 4-5 tane eşleri var.

Suriyeli 12 -13 yaşlarındaki kız çocukları hamile.

Adamların savaş mavaş, yer yurt dinledikleri yok; sürekli ürüyorlar.

İnanır mısınız bir Suriyeli Hatunun, iki ay içerisinde 2 ayrı yerde doğum yaptığını belirledik.

Şaşırdınız mı?

Şaşırmayın, o Suriyeli Hatun, kendisi doğum yaptıktan iki ay sonra Gaziantep'te kimliksiz bir yakınına kendi kimliği ile doğum yatışı yaptırmış.

Artık gerçekten nefes alamıyoruz burada.

Kimse bilmiyor burada yaşananları

Ne aranıyor ne soruluyoruz.

Sinir sistemlerimiz laçka oldu.

Daha dün adamın birinin 26. çocuğunun doğumunu yaptırdım.

Patlayasıcanın 4 eşi var.

Bu savaş ortamında, ne ara, nerede yapıyorlar bu işi; aklım, fikrim ermiyor.

Birilerinin bunlara dur deme vakti geldi ve geçiyor. Ama bu durum(lar) kimsenin umurunda değil.

Düşünebiliyor musun; bu doğumları gündeme getirdi diye Belediye Başkanı hakkında soruşturma açıldı.

… …

Sosyal medya hesaplarından "Hatay'ı geri alacağız" şeklindeki Türkçe paylaşımlara, binlerce beğeni geliyor.

Geçenlerde bir Türk’le bir Suriyelinin kavgasına tanık oldum.

Türk, ‘…Defolun gidin ülkemizden’ demiş olacak ki; Suriyeli, ‘…Kimin topraklarından kimi kovuyorsunuz!’ dedi.

Hatay duvarlarına, Arapça ‘Hatay bizimdir, bizim olacak” yazıları yazılmaya başladı.

Hastanelerde Suriyeli sayısı o kadar yoğun ki sürekli kavga çıkıyor.

Genç Suriyeli erkekler bellerinde silah, bıçak, satır, vb. şeylerle gezmekten ve taşımaktan çekinmiyor, parklarda bunları çıkarıp pozlar veriyorlar.

Biz Türkler kendi vatanımızda, kendi şehrimizde azınlık kaldık.

Adamlar alenen; ‘buralar bizimdi, yine bizim olacak… Biz burada kalacağız, siz gideceksiniz…’ demeye başladılar.

Hatay, sessiz sedasız elimizden kayıp gidiyor.

Savaşmadan kaybediyoruz Hatay’ımızı…”