Toplum olarak, her alanda, belli saçmalıklara imza atarak, oturduğumuz dalı kesmek bir yana harakiri yapıyoruz! Futbolda şike soruşturması ve yargı safhasına bir bakın. Her kafadan bir ses çıkıyor. Türk futbolunu düşünen yok. Geçen sezon...
Toplum olarak, her alanda, belli saçmalıklara imza atarak, oturduğumuz dalı kesmek bir yana harakiri yapıyoruz!Futbolda şike soruşturması ve yargı safhasına bir bakın.Her kafadan bir ses çıkıyor.Türk futbolunu düşünen yok.Geçen sezon ligde ve kupada iddiası kalmamış, hatta bu yarışta nal toplayan kulüplerle, düşme tehlikesi yaşamayanlar, şike soruşturması içinde isimlerinin geçmemesinin rahatlığı içinde olmadık çıkışlar sergileyerek belli bir havaya girerek, kasım kasım kasılıyorlar.Halbuki, bu vurgundan ve bu beladan kurtulmalarının tek nedeni, geçen yılki başarısızlıkları olduğunu hiç düşünmüyor ve geçmişteki bazı başarılarının altında da ne gibi rezilliklerin yattığını hiç hesaba katmıyorlar!Türk futbolunu lokomotifinin, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş olduğunu görememek aymazlıktan hatta körlükten başka bir şey olamaz.Sıradan bir Fenerbahçeli olarak, Galatasaraysız ve Beşiktaşsız bir ligi düşünemediğim gibi, izleyeceğimi de sanmıyorum.Fenerbahçe’nin küme düşmesi, şampiyonluğunun elinden alınması üzerine, kısa vadeli ilkel hesaplar içine girenlerin, uzun vadede bu üç büyük kulüpten birisinin lig maratonunda yer alamamasının hem lige hem de diğer kulüplere faturasını düşünememeleri akıl alacak şey değil!Şike soruşturması gündeme geldiği günden bu yana, yargısız infazlar acımasız bir biçimde devam edip gidiyor.Herkes birbirini suçlarken, baş suçlu olarak Fenerbahçe gösterilerek vur abalıya misali Fenerbahçe’ye ve Aziz Yıldırım’a saldırılıyor.Medya ve medyada spor otoritesi olarak geçinen bazı beyinler tek tek, gerçek yüzlerini ortaya koyarlarken, bazı tetikçi kalemler de, bu kavgada en ön saflarda yer alarak gündemin baş aktörleri olarak medya maymunu haline gelmiş durumdalar.Ülke içindeki bir sürü konuda hatta siyasette devam edip giden çirkin kavgaları, çapsızlığı ve sıradanlığı anlamak mümkün de, dışarıya karşı aynı tutarsızlık içinde jurnalciliğe soyunmanın mantığını anlamakta zorlanıyorum.Mehmet Ali Aydınlar gibi dürüst ve başarılı bir iş adamı Fenerbahçe kız voleybol takımını dünya şampiyonu yapmasına karşın, Fenerbahçelilerin sayın Aydınları bile günah keçisi haline getirmeleri anlaşılır gibi değil.Federasyon Başkanlığına seçilir seçilmez, eline verilen bombayla uğraşmak zorunda bırakılan bir insanın bu denli karışık ve tehlikeli sorunun üstesinden gelmek için attığı her adım acımasızca eleştirilirken, sorunun üstesinden gelebilmesi mümkün mü?TFF Başkanı sayın Mehmet Ali Aydınlar nihayet istifa etmek mecburiyetinde kaldı.Sorunun şimdi çok daha karmaşık bir hal alması bir yana, dünyaya rezil olduk.Türk futbolunun altına bomba kondu.Bu bombanın altında bütün kulüplerin şu ya da bu biçimde kalıp ağır ya da hafif yara alacağı kesin.Biz millet olarak hala demokrasiyi yeterince özümleyip benimseyebilmiş değiliz.Bu kültürden oldukça uzağız.Özerk yönetimden yani, kendi kendimizi yönetmekten aciziz.Bu tür özerk yapılarda yer alan insanlarımız, eski kimliklerini ya da formalarını çıkartma olgunluğuna henüz gelebilmiş değiller.Bürokraside de aynı aymazlık sergilenmiyor mu?
BAŞSAĞLIĞISaygı değer dostum Osman Çavuşoğlu’na, eski Avrupa Parlamenter Meclisi Başkanı sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na, Türkler Belediye Başkanı sayın Hayri Çavuşoğlu’na, sayın Ahmet, Aydın, Şükrü ve Hasan Çavuşoğlu’na başsağlığı dilerken, merhume Fatma Çavuşoğlu’nun da mekanı cennet olsun diyorum.