Sermaye piyasalarında son haftalarda büyüyen fon tartışmalarında yeni bir iddia gündeme geldi. Ekonomim.com'a dayandırılan haberlere göre, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından bildirilen hesaba aktardığı ileri sürüldü. Ancak 29 Eylül itibarıyla söz konusu ödemenin yapıldığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış resmi bir SPK veya Bakanlık doğrulaması bulunmuyor; bu nedenle gelişme halen basına yansıyan bir iddia niteliğinde.
HİSSE İŞLEMLERİNE İLİŞKİN RAKAMLAR RESMEN DOĞRULANMADI
Kamuoyuna yansıyan iddialarda Kaya çifti tarafından Özata Denizcilik hisselerine toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıldığı ve hisselerin satışından yaklaşık 2 milyar 170 milyon lira gelir elde edildiği öne sürülüyor. Daha önce yayımlanan haberlerde Fatma Betül Sayan Kaya'nın belirli bir tarihte belirli miktarda Özata Denizcilik hissesi aldığı ve hisseleri eylül ayında sattığı yönünde de iddialar yer aldı. Bununla birlikte bu rakamların Kaya çiftine ait kesinleşmiş işlem dökümü olduğu SPK, Borsa İstanbul veya MKK tarafından kamuoyuna açıklanmış değil. Daha önce aktardığımız üzere Kaya, hakkında ortaya atılan iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla yürüttüğü siyasi görevlerden ayrıldığını duyurmuştu.
ETKİN PİŞMANLIK NASIL İŞLİYOR?
Yaklaşık 2,2 milyar liralık ödeme iddiası, Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki etkin pişmanlık düzenlemesini de gündeme taşıdı. 6362 sayılı Kanun'un piyasa dolandırıcılığını düzenleyen 107'nci maddesi kapsamında, hakkında belirli şartlarla suç duyurusunda bulunulan kişilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi mümkün. SPK'nın geçmiş ve güncel bültenlerinde yer verilen uygulamaya göre, elde edilen veya elde edilmesine sebep olunan menfaatin iki katı tutarındaki paranın, kanunda öngörülen asgari tutarın altında olmamak üzere, Kurul kararından itibaren 15 gün içinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın e-tahsilat hesabına yatırılması ve ödeme belgelerinin SPK'ya iletilmesi gerekiyor.
Bu mekanizma, herhangi bir kişinin yalnızca kazandığı parayı geri vermesiyle otomatik biçimde devreye giren genel bir uygulama değil. Düzenlemenin hangi kişi açısından uygulanabileceği; SPK'nın o kişi hakkında 107'nci madde kapsamında aldığı karar, hesaplanan menfaat tutarı, ödeme miktarı ve kanuni sürelere bağlı. Bu nedenle basına yansıyan yaklaşık 2,2 milyar liralık ödemenin Kaya çifti bakımından doğrudan “etkin pişmanlık ödemesi” olduğu sonucuna varılabilmesi için ilgili SPK kararının ve resmi işlem kayıtlarının açıklanması gerekiyor.
SPK FON SEKTÖRÜNDEKİ RİSKLERE KARŞI DÜZENLEMEYE GİTTİ
Fon krizinin arka planında ise SPK'nın yatırım fonları üzerinden belirli hisselerde oluşan olağandışı fiyat hareketlerine ilişkin incelemeleri bulunuyor. Kurul, 18 Eylül tarihli açıklamasında özellikle serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden, fiili dolaşım oranı düşük bazı paylarda şirketlerin temel finansal göstergeleriyle açıklanması güç fiyat hareketleri gözlemlediğini bildirdi. SPK ayrıca fon portföylerinin değerlemesi, ilişkili taraf işlemleri ve olağandışı fiyat hareketlerinin sınırlandırılması amacıyla 2026 yılı içinde bir dizi düzenlemenin hayata geçirildiğini açıkladı.
131 FON TASFİYE SÜRECİNE ALINDI
SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu toplam 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Kurul, kamuoyunda yatırımcı sayısına ilişkin farklı rakamların yer alması üzerine yaptığı açıklamada yatırımcıların yalnızca resmi kaynaklardan yapılan duyuruları dikkate almaları gerektiğini özellikle vurguladı.
Tasfiye süreci, bir fonun portföyündeki varlıkların belirlenen usuller çerçevesinde nakde çevrilmesi, yükümlülüklerin karşılanması ve kalan tutarın katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılması esasına dayanıyor. SPK, başlangıçta üç ay olarak belirlenen tasfiye süresini daha sonra altı aya çıkardı. Sürenin uzatılması, fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşulları gözetilerek tasfiye edilebilmesi ve işlemlerin düzenli biçimde tamamlanabilmesi amacı taşıyor.
17 EYLÜL'DEKİ İPTAL EDİLEN TALİMATLARA ÖDEME YAPILACAK
SPK'nın 28 Eylül tarihli son açıklaması, tasfiye kapsamındaki fonlarda emir veren yatırımcıların durumuna da açıklık getirdi. Buna göre fonların 17 Eylül'de TEFAS üzerinden işlemlere kapatılması nedeniyle aynı tarihte sisteme iletilen ve platform tarafından iptal edilen alım-satım talimatlarının sahipleri tasfiye dışında bırakılmayacak. Bu yatırımcılara, fondaki katılma payı sahipliği oranları dikkate alınarak tasfiye bakiyesinden ödeme yapılacak. Ayrıca daha önce verilmesine rağmen fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen bazı talimatların da tasfiye kapsamına dahil edildiği açıklandı.
YATIRIMCILARIN RESMİ DUYURULARI TAKİP ETMESİ ÖNEM TAŞIYOR
Süreç devam ederken yatırımcılar açısından fonun günlük fiyat hareketinden çok, SPK'nın tasfiye kararları, TEFAS işlemlerine ilişkin duyurular, MKK kayıtları ve tasfiye bakiyesinin nasıl dağıtılacağı önem taşıyor. Tasfiye kararı, yatırımcının fondaki bütün parasını aynı gün alacağı anlamına gelmediği gibi, nihai ödemenin tutarı da portföydeki varlıkların hangi değerlerden nakde çevrilebildiğine bağlı olarak şekilleniyor. Bu nedenle hem Kaya çiftine ilişkin ödeme iddiasında hem de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon tasfiyelerinde resmi SPK açıklamaları ve kesinleşmiş kayıtlar, basına yansıyan iddialardan ayrılarak takip edilmeli.





