Alanya sıradan bir kent değil. Bir dünya şehri. Alanya'da yerli, yabancı birçok farklı etnik kökene sahip insan, yıllardır bir arada yaşama becerisini gösteriyor. Böylesine cennet bir yerde, böylesine farklı etnik kökene ve inanca sahip...
Alanya sıradan bir kent değil.
Bir dünya şehri.
Alanya’da yerli, yabancı birçok farklı etnik kökene sahip insan, yıllardır bir arada yaşama becerisini gösteriyor.
Böylesine cennet bir yerde, böylesine farklı etnik kökene ve inanca sahip insanlar, belli bir olgunluk içinde bir arada yaşama becerisini gösterirlerken, bu güzel tabloyu bozmaya çalışmak kadar çirkin ve de rezil ne olabilir?
Her alanda ve her olayda, her etkiye karşı bir tepki oluşur.
Alanya uzun yıllardır, bir sürü etkiye karşı tepkisiz kalabilmiştir!
Bu tepkisizlik bir aczin mi yoksa bir olgunluğun ya da sağduyunun sonucu muydu?
Bana göre, toplumun sağduyusu sonucu, kimi etkilere tepkisiz kalınmıştı.
Alanya’nın tüm gelirinin büyük ölçüde turizmden gelmesi nedeniyle, sırf turizm zarar görmesin diyerek, bir sürü saçmalık görmezden gelinip, sineye çekilmişti.
Sanırım bu tepkisizlik, art niyetli unsurlara cesaret vermiş, büyük ölçüde de ipin ucunu kaçırıp, sorumsuzca belli davranışlar içine girmişlerdi.
Bu sorumsuzluğu, çözüm sürecinde HDP’liler de büyük ölçüde istismar edip, akıl almayacak ölçülere varan saçma sapan açıklamalarda bulunarak, bir bakıma koskoca Türkiye Cumhuriyetini tehdit bile etmeye kalkmışlardı.
Barış adına birçok şeye göz yuman devleti ya da hükümeti zaaf içinde gibi gören HDP ya da PKK yandaşları, bu durumdan cesaretlenip, yararlanmaya ve de saçmalamaya başlamışlardı.
O süreç bir acizliğin sonucu değil, ciddi bir biçimde barış arayışı ve gözyaşının dinmesi, kanın durması içindi.
Konuya açıklık getirmek için, somut bir örnek olması bakımından, önce kendimden söz edecek olursam...
Özünde en önemsediğim kimliğim, dünyalı ve insan olmak.
Benim için, dünyalı ve insan, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bir ve bütün olabilmek önemli.
Diğer kimliklerim, ikincil ve üçüncül kimliklerdir.
Kimin hangi etnik ya da dinsel hatta mezhepsel kimliğe sahip olduğuyla genelde ilgilenmem.
Ben kimliklerim konusunda ne kadar duyarlıysam, diğer kimliklere de empati yaparak saygı duyarım.
Eğer bir kesim, kendi kimliğiyle öne çıkmaya, benim kimliğimle çatışmaya yönelip, beni ötekileştirmeye kalkarsa, hümanizmaya inanan bir insan olmama rağmen, en ırkçı ve de faşizan bir kişiliğe de bürünmekten kaçınmam.