Bu yıl 'Nevruz” bayramı yazın müjdecisi olmaktan çok başka, ülkemizdeki kötü ve tehlikeli olayların habercisidir, bu durum günümüzdeki ve tarihimizdeki olaylarla örtüşüyor. Nevruz Bayramı, Orta Asya'daki ve Orta Doğu'daki...

Bu yıl “Nevruz” bayramı yazın müjdecisi olmaktan çok başka, ülkemizdeki kötü ve tehlikeli olayların habercisidir, bu durum günümüzdeki ve tarihimizdeki olaylarla örtüşüyor.Nevruz Bayramı, Orta Asya’daki ve Orta Doğu’daki bütün halkların farklı şekillerde telaffuz edilse de ortak bayramı… Yeni yıl ya da doğanın uyanışı ve bahar bayramı... Anadolu ve Orta Asya Türk halklarında da Göktürklerin Ergenekon'dan çıkışı anlamıyla ve baharın gelişi olarak kutlanırdı. Bir süredir Türkiye’de "Acil tehlikeli" durum!Bugün buruk kutlanacak. “Türkiye ‘Ergenekon’da sıkışmış kalmış”… Ve bu yıl Nevruz da önümüzdeki 18 Mart Pazar günü. Bölücüler bu günün asıl anlamını ve güzelliğini bir tarafa bırakarak, ülke çapında bir iç savaşa yol açacak eylemler hazırlıyor, PKK da dağlarda ve kentlerde azdıkça azıyor!***97. yıldönümünü kutlayacağımız 18 Mart Çanakkale Zaferi milletimizin, vatanımızın “mâkus” talihini yenişimizin ilk adımıydı.Bu zaferle bütün dünyaya bağımsızlığımız tescil etmiştik. Bunca yıl sonra, büyük güçler şimdi başka yöntemler ve entrikalarla içimize dayanmışlar.***Çanakkale ve Gelibolu şehitliklere bakın, bütün Türkler, Kürtler, Çerkezler, Arnavutlar orada yan yana yatıyor. Onları bölmek mümkün mü?Bu zaferin simgelerinden önde geleni 18 Mart’ta düşman dretnotları boğazı geçmek için saldırırken sırtında aldığı mermiyi bataryalara taşıyan Seyit Onbaşı aslında Kürt kökenli… Şimdi o kimlerin kahramanı? Onu dışlayacak mıyız?Diyarbakır Valiliği tarafından hazırlanan bir afişte Seyid Onbaşı’nın fotoğrafı üzerine “Vatanın bayramı, Seyid’in bayramı olacaktı” yazısı yer alıyor. Doğru; şimdi sormalı Çanakkale zaferi kimin zaferi ve Nevruz kimin, kimlerin bayramı? Ama bölücüler meydan okuyorlar açıkça ve küstahça. Bayrağı, ordusu ve marşlarıyla "Büyük Kürdistan"ı ilan ediyorlar.Buna karşılık bu adamları, kadınları kulaklarından tutup TBMM’den atacağımıza onların ana dilde eğitim vb. taleplerine boyun eğmeye, 4+4+4 kandırmacasıyla onlara imkan vermeye ve daha vahimi yeni Anayasa’da “Türklüğün tarifini” değiştirmeye hazırlanıyoruz.Çok daha vahim ve belgeleriyle kanıtlanmış olan şey ise AKP iktidarının PKK ile, APO ile müzakereler yaparak “uzlaşmaya çalışmasıdır”…Tarihimizin belki de en tehlikeli dönemecinde iktidarda böyle bir parti ve Başbakan var… Bilmiyorlar mı ki, bu yıl aslında "Ergenekon’dan çıkış" bayram olabilecekken Nevruz ateşi Türkiye’yi yakabilir.Bölücüler Demirtaş, Tuğluk, Zana ve “sözde Türk” Karayılan ve APO işte bunu istiyorlar. Umutları buna bağlı-Türk milletinin “mâkus” kaderi de!