ANTALYA Valisi Ahmet Altıparmak iki gün önce Alanya'ya geldi, Büyükşehir Yasası sorulunca, 'Yasa çıkacak. Kararı Ankara'da çoktan alınmış” dedi. Vali Bey başka ne desin! O da biliyor, bizim bu konuda sıkıntı duyduğumuzu....
ANTALYA Valisi Ahmet Altıparmak iki gün önce Alanya’ya geldi, Büyükşehir Yasası sorulunca, “Yasa çıkacak. Kararı Ankara’da çoktan alınmış” dedi.Vali Bey başka ne desin!O da biliyor, bizim bu konuda sıkıntı duyduğumuzu.“Yasa çıkacak, belli. Alanya, Antalya’nın alt kademe belediyesi olacak” diyor, ardından, bizi de pek fazla üzmeme adına şunları söylüyor: “Ama daha kesin olan bir şey yok. Antalya’nın koskoca Alanya’yı tamamıyla kucaklaması kolay mı? Çok kolay değil.”Belli ki, durumdan Vali de sıkıntılı.Öte yandan…Nisan ayının başında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da Alanya’ya gelecek, bu konuda duyduğumuz sıkıntıyı ona da anlatacağız.Adım gibi eminim, Sayın Arınç da tıpkı Vali Bey gibi, “Daha kesinleşmiş bir şey yok. Durun bakalım ne olacak?” diyecektir.Bu Büyükşehir Yasası meselesi piyasaya çıktığı günden beri, aklıma, Aziz Nesin’in ‘DUR BAKALIM NE OLACAK’ başlıklı hikayesi geliveriyor.Bugün Cumartesi.Tatil keyfi yaparken, keyifle okuyacağınızı umduğum bu hikayeyi ‘özetleyerek’ sizinle paylaşayım, ne demek istediğimi anlarsınız.DUR BAKALIM N’OLACAKEski devirlerin birinde, Türkiye’ye gelen Ebul-Fatık El-Mışki adlı bir Arap Şeyhi Boğaziçi’nin seyrine doyum olmaz tepelerinden birini satın almış. Oraya artık köşk mü, konak mı, saray mı, işte öyle bir şey yaptıracak. Derken bu Ebul-Fatık, bir Türk kızıyla evlenme sevdasına düşmüş. Sonunda kendisi için bulunan kızlardan birini çok beğenmiş. Akça pakça kız, bir hayli de safmış. Ebul-Fatık çok kıskanç olduğundan, çarşaf giyen karısının dışarıya tek başına gitmesini istemiyormuş. Sadece belli günlerde, belli saatlerde dışarıya çıkmasına izin vermiş. Karısının tek başına dışarıya çıktığı ilk gün bizim Ebul-Fatık erkenden eve gelmiş. Bakmış ki karısı bir hayli heyecanlı. Meraklanmış, karısına o gün neler yaşadığını sormuş.Saf karısı başlamış anlatmaya: “Çıktım sokağa, yolda giderken bir herif sokuldu yanıma. Ben gidiyorum, o da yanımda gidiyor. ‘Dur bakalım ne olacak’ diye merak ettim. Ben köşeyi saptım, herif de saptı. Bizim apartmanın kapısından girdim, herif de girdi. ‘Dur bakalım ne olacak’ diye merak içindeyim. Bizim kata çıktım, herif de çıktı. Çantamdan anahtarı çıkarıp bizim dairenin kapısını açıp girdim, o da girmez mi? Eve gelince yatak odasına girip soyundum. O da soyunmaz mı? Soyununca yatağa girdim. Olur şey değil, o da benimle yatağa girmez mi? Yatakta ‘Dur bakalım ne olacak’ diye merak ediyorum.”Öfkeden köpüren yaşlı Arap Şeyhi, “Aman karıcığım, vallahi meraktan çatlayacağım. Söyle çabuk, ne oldu?” deyince, genç ve saf karısı, “Hiç canım. Bir şey değilmiş, ben de boşu boşuna merak etmişim. Aynen senin her gece yaptığını yaptı tabi ki!” cevabını vermiş.Beyninden vurulmuşa dönen Fıtık Amca ne yapsın?Karısı o denli saf ki, başına kötü bir şeyin geldiğinden bile haberi yok! Dövse olmaz, sövse olmaz. Erkekliğe toz kondurmamak için aynen şöyle demiş: “Aman karıcığım, ben de mühim bir şey zannediyordum. ‘Dur bakalım ne olacak’ diye boşuna merak etmişim. Velakin hiç de mühim değilmiş.”KISSADAN HİSSE: Hani, Büyükşehir Yasası çıkınca “Alanya’nın durumu ne olacak?” diye merak edenlere şimdiden söylemek lazım. Bu sessizlik, bu tepkisizlik sürdüğü sürece, özel statü falan hikaye. Anlayacağınız, bize çok da önemli bir şey olmayacak. Yani, başımıza ne gelirse gelsin, pek de mühim değil.