Etkinlik Organizatörü İşveren Sendikası Genel Başkanı Cevat Çakır, Türkiye genelinde farklı ruhsatlarla düğün organizasyonu düzenleyen işletmelerin yarattığı sorunlara dikkat çekti. Çakır'ın yaptığı açıklamaya göre, kafe, okul bahçesi, spor salonu ve kamu tesisi gibi alanlarda yapılan etkinlikler, kurallara uyan düğün salonu esnafını iflasın eşiğine getirdi. Sektör temsilcileri, artan maliyetlerin yanı sıra ruhsatsız mekanların haksız rekabet oluşturduğunu belirterek acil çözüm talep ediyor.
Düğün, nişan ve sünnet gibi organizasyonların toplumsal dayanışmanın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Çakır, bu kültürün yaşatılması için esnafın desteklenmesi gerektiğini aktardı. Ekonomik daralma sürecinde işletmelerin ayakta kalmaya çalıştığı bir dönemde, yasal yükümlülüklerini yerine getiren salonların ciddi bir dezavantaj yaşadığı ifade edildi.
HAKSIZ REKABET NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Mevzuata uygun hizmet veren düğün salonları; yangın güvenliği, havalandırma, acil çıkış, mutfak hijyeni ve personel sigortası gibi birçok ağır şarta tabi tutuluyor. Ancak aynı bölgede sadece kafe ruhsatıyla veya davet evi adı altında açılan küçük işletmeler, bu maliyetli standartları karşılamadan benzer organizasyonlara imza atıyor. Sendika açıklamasına göre, masa ve sandalye kurulan her mekanın düğün salonu gibi işletilmesi hem adil rekabeti bozuyor hem de vatandaşların can güvenliğini riske atıyor.
RUHSATLANDIRMA VE DENETİM SÜRECİNDE NELER EKSİK?
İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin yönetmeliklerde, umuma açık istirahat ve eğlence yerleri statüsündeki düğün salonları ile sıradan yeme-içme mekanları arasında belirgin yasal farklar bulunuyor. Düğün salonu statüsü alabilmek için itfaiye raporundan kapasite raporuna kadar geniş çaplı bir uygunluk belgesi zinciri gerekirken, basit usulle açılan davet evleri bu ağır denetimlerden muaf kalabiliyor. Bu yasal boşluk, organizasyon sektöründe standartları düşürürken kayıt dışı ekonomiyi de besleyen temel faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Son dönemde özellikle 50 ile 100 kişilik kapasiteye sahip bina altı mekanlarda yoğun katılımlı etkinliklerin artması, güvenlik endişelerini daha da belirginleştiriyor. Temsilciler, küçük organizasyonlara karşı olmadıklarını ancak herkesin aynı yasal şartlar altında faaliyet göstermesi gerektiğini belirtiyor. Sektörün ayakta kalabilmesi için denetim mekanizmalarının yeniden yapılandırılması gerektiği bildirildi.




