Hatırlarsanız, çok değil, bir kaç gün önce, DSP Alanya İlçe Başkanı ve DSP Gazipaşa İlçe Başkanı arasındaki sürtüşmeyi yazmıştım. Özellikle sebebini çok anlamsız bulmuştum bu sürtüşmenin. DSP Alanya İlçe Başkanı Fikret Koçak,...
Hatırlarsanız, çok değil, bir kaç gün önce, DSP Alanya İlçe Başkanı ve DSP Gazipaşa İlçe Başkanı arasındaki sürtüşmeyi yazmıştım. Özellikle sebebini çok anlamsız bulmuştum bu sürtüşmenin.
DSP Alanya İlçe Başkanı Fikret Koçak, Gazipaşa Devlet Hastanesi'nde gereken tıbbi ilgiyi göremediğinden yakınmış, bunun üzerine Gazipaşa DSP İlçe Başkanı Murat Altay da, “Kimse buranın devlet hastanesi hakkında konuşamaz, sadece biz konuşuruz” gibi acayip bir cevap vermişti.
Bunun üzerine ben DSP Genel Merkezi’nden Murat Altay'a uyarı yapılmasını beklerken, genel merkezden Fikret Koçak'a uyarı geldiğini duyunca elbette şoke oldum.
Nasıl yani, Koçak sadece vatandaş kimliğiyle basına tıbbi konuda yardım alamadığı gerekçesiyle dert yandığı için mi parti tarafından uyarıldı?
Yoksa karşı tarafa agresif bir cevap vermekten kaçınıp olayı bir savaşa dönüştürmediği için mi?
Neden?
Fikret Koçak'ın deyimiyle sadece "parti tüzüğüne uymadığı" gerekçesiyle…
Parti tüzüğünde herhalde "İlçe başkanı olanlar sağlıkla ilgili konularda basına demeç veremez" gibi bir ifade var.
Kendisi de bunun üzerine en doğrusunu yapmış ve "böyle bir partiye daha fazla hizmet etmek istemiyorum" diyerek istifasını vermiş.
Bana kalırsa böyle bir durumda böylesine yanlış bir karar alıp, yanlış kişiyi uyaran bir parti, bırakın seçilmeyi, kendi içinde bir kurum ve bir organizasyon olarak bile başarısız bir partidir.
Yapılması gereken hareket açık ve net bir şekilde belliyken, bunun tam tersini yapmaları başarısız oldukları anlamına geliyor, kusura bakmasınlar.
Bu yanlış kararlar sonucunda da Türkiye siyasetinden silinip gitmeleri işten bile değil...