Şu içine düşürüldüğümüz tabloya bir bakar mısınız? Bu devlet kurulalı beri komşularımızla bu kadar kavgalı olmamıştık. Ermenistan ve Yunanistan hariç eğer komşularımızın birisi ile bir sorun yaşıyorsak biliniz ki bu soruna sebep...

Şu içine düşürüldüğümüz tabloya bir bakar mısınız? Bu devlet kurulalı beri komşularımızla bu kadar kavgalı olmamıştık. Ermenistan ve Yunanistan hariç eğer komşularımızın birisi ile bir sorun yaşıyorsak biliniz ki bu soruna sebep olan bizim yanlış dış politikamızdır. Dün kardeşimiz dediğimiz, ailece birlikte Kuşadası’nda ve Bodrum’da ağırladığımız, kızımızın düğününde özel uçakla davetiye gönderdiğimiz, hatta Şam’da ve Ankara’da ortak kabine topladığımız, dostluk maçları tertiplediğimiz komşumuz Suriye ile ne durumdayız. Bu politikamızdan kim kazandı, Türkiye mi? Hayır. Suriye mi? Hayır. Pekala kim kazanıyor, Müslümanlar mı? Kesinlikle hayır. Pekala Suriye ve Türkiye kaybettiğine göre kazanan kim? Kazananlar besbelli. Siyonist İsrail ve bazı sömürgeci-soykırımcı batılı katiller. İsrail arada bir Suriyeli işbirlikçi çapulcuların işini kolaylaştırmak, Suriye’yi biraz daha tahrip edip “Acaba Esad’ın gidişini hızlandırabilir miyim?” diye Suriye’yi havadan ve karadan füzelerle vuruyor. Hadi İsrail’i anladık da, ya bize ne oluyor?
Bugün yanlış Suriye politikamız yüzünden Türkiye’nin “ Teröre destek veren ülke” ilan edilmesine ramak kalmıştır. Suriye bu konuda uluslararası hukuku kullanarak birkaç defa suç duyurusunda bulundu. Allah aşkına kimlere destek veriyoruz, lütfen kendimize gelelim “Allahüekber” deyip İslam ile bir alakası olmayan, Müslümanların yüz karası olan, tecavüzcü, cami bombalayan, sivil halkı katleden çapulculara destek oluyoruz. Bu vicdan sahibi olan herkesi rahatsız etmez mi? Bunu söyleyenlere de malum çevreler ağır itham ve eleştiri yapıyorlar. “Siz Baasçısınız” türünden. Bir dakika lütfen, ağır olunuz beyler, makalemizin girişinde sıraladıklarımızı biz yapmadık, sizler yaptınız. Dahası Vahhabilerle de kol kola girdiniz. Siz önce kendinize bakınız. Sadece Suriye değil, bu yanlış politika yüzünden başta İran olmak üzere, Irak, Rusya, Lübnan vs. gibi ülkelerle de gerginlik yaşıyoruz.
Bugün Suriye politikamız iflas etmiştir. Kısa sürede gideceği hesap edilen Esat hala yerinde durmaktadır. Hatta Esat’ın gideceği de yok gibi. Ancak siz gidicisiniz. Gitme vakti gelmiş gibi görünüyor. Belki de baş ustalık dönemi diyorum, uluslararası yüce bir kurulda da olabilir. Tabi hiç temenni etmem ama gidişat oraya doğru gibi. Maalesef ülkemiz ne kadar acı, buralara getirildi.
Türk TIR’ını görevli savcı durdurarak arama yaptırmak istiyor, kendisine mani oluyorlar. Hangi gerekçeyle efendim, “Suriyeli Türkmenlere insani yardım malzemesi götürdüğü için.” Güldürmeyin adamı, Suriyeli Türkmenlerin en üst yetkilileri “Bize bugüne kadar Türkiye’den hiç yardım gelmedi” açıklamasını anında yapıştırıyorlar. Türkiye’de Türk kelimesini telaffuz etmeye çekinenler hiç Suriyeli Türkmenlere yardım ederler mi? Varsa yoksa çapulcular. Hem de bizlerden toplanan vergilerle.
Evet, Suriye’de olduğu gibi dış politikamızda yanlış üstüne yanlışlar yapılmıştır. İşin en acı yönü ise hala yanlışta ısrar edilmesidir. İnanınız AKP’li pek çok milletvekili gibi AKP tabanı da bu yanlış dış politikadan rahatsızdır. Bunun karşılığı önümüzdeki seçimlerde sandığa yansıyacaktır. Çünkü bu vebalin altından kalkamazsınız. Bu bir enkazdır. Hatada ısrar etmeyiniz. Lütfen sağduyu.