CHP'de bir hastalık vardır. Teşhis edilmiştir ama tedavisi şimdiye kadar yapılmamıştır. Sağlıklı olarak parti bünyesinde tartışılmadan ufak bir güven bunalımında muhaliflerden hemen acele olarak kurultay çağrısı yapılır. 2011...

CHP’de bir hastalık vardır. Teşhis edilmiştir ama tedavisi şimdiye kadar yapılmamıştır. Sağlıklı olarak parti bünyesinde tartışılmadan ufak bir güven bunalımında muhaliflerden hemen acele olarak kurultay çağrısı yapılır. 2011 seçimleri sonrası Deniz Baykal, Kılıçdaroğlu’ndan rövanş fırsatı yakaladığını düşünerek seçim gecesi harekete geçti. Çok görmemek lazım, CHP’de genel başkanlık yapmak onun tedavi edilemeyen hastalığıdır.
“TÜM SORUMLULUĞU ÜZERİME ALIYORUM”
Antalya ve Türkiye genelinde alınan sonuçları sorumluluk duygusuyla yorumlayıp, açıklık getirenler de var. CHP İl Başkanı Özer Ülken, Antalya'da halkın verdiği kararın kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, “Yaptığımız yanlışlar varsa, onlarla ilgili bu sonuçtan çıkaracağımız çok önemli dersler var” dedi. Ülken, ortaya çıkan sonucun tüm sorumluluğunu il yönetim kurulu adına üzerine aldığını kaydetti.
“ÇALIŞKAN AMA YALNIZ GENEL BAŞKAN”
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, CHP’nin oylarını, 2007 seçimlerine göre, 81 ilde yükselttiğini ve yüzde 5'lik oy artışını yakaladığını ifade ederek, "Bunu kimse başarısızlık olarak değerlendiremez" dedi. Akaydın, seçim sonuçlarını "Halkın Kılıçdaroğlu'na ve vizyonuna uygun destekleyici bir oy kullandığı anlaşılıyor" sözleriyle değerlendirdi. Kılıçdaroğlu'nun başarılı olduğunu söyleyen Akaydın, "Geçmişte, yüzde 1 oy artışını bile başarıyla değerlendiren bir parti geleneğimiz vardı. O nedenle yüzde 5 artışı kimse başarısızlık olarak nitelendiremez" dedi.
ANTALYA'DA 4 SORUMLU
Akaydın, Antalya'da yaşanan tablonun 4 sorumlusu olduğunu ileri sürerek, CHP Antalya İl Örgütü'nün, kendisinin, ilçe belediye başkanlarının ve CHP'nin Antalya milletvekili aday listesini hazırlayan Baykal'ı sonucun sorumluları ilan etti. Başkan Akaydın, "Antalya'da istifa etmesi gereken bir isim var mı?" sorusuna ise, "Hiç böyle bir yorumda bulunmak istemiyorum. Bu, makam işgal eden kişilerin kendilerine biçecekleri karne notuna, sorumluluk duygusuna bağlıdır" diye karşılık verdi.
Baykal’ın memleketi Antalya’da, İl Başkanı ve Belediye Başkanı, çıkan sonuçlarda kendilerini de sorumlu tutuyorlar. İşte siyaset ve siyasetçi böyle olmalı. Özellikle Baykal’ın bu siyasetçilerden öğrenmesi gereken çok şey var… Particilik ne demek? Sorumluluk ne demek? Öğrenmeli…
Baykal, Antalya sonuçlarını şöyle değerlendiriyor: “Antalya’da ikinci parti durumuna düştük. Oylarımızı yüzde 31’den yüzde 33’e çıkarmamıza rağmen AKP Antalya’da önemli bir atak yaptı ve birinci parti oldu.”
Eh başka? Bu yenilgide senin ve hazırladığın aday listesinin hiç mi suçu yok? Sen önce Antalya’nın hesabını ver. Daha sonra kurultay çağrısı yap…
BAYKAL NİÇİN SUSMALI?
Baykal, CHP genel başkanı iken, 1995 yılında yüzde 10,71 oy aldı. 1999 seçimlerinde ise 8,71 ile barajın altında kaldı. 2002 seçimlerinde CHP’nin oyu 19,41 oldu. 2007 seçimlerinde ise 20,88 oy alındı. 2007 seçimleri sonrası Baykal’ın yüzde 1 artış nedeniyle kendisini başarılı bularak yaptığı açıklamalar, siyasi mizah literatüründe unutulmazlar arasına girdi.
Aynı siyasetçi yani Baykal, şimdi ise kendisinin hayal dahi edemediği yüzde 26’lık oyu başarısızlık diye nitelendiriyor. Sayın Baykal, ya sen hesap bilmiyorsun, ya da bizimle dalga geçiyorsun…