Alanya Pazarcılar Odası Başkanı Gök, federasyon yönetimine giriyor
Alanya Pazarcılar Odası Başkanı Gök, federasyon yönetimine giriyor
İçeriği Görüntüle

ALANYA örgütü olarak yüzde 99 çoğunlukla Genel Başkan Özgür Özel’in yanında durduklarını vurgulayan Kandemir, hukuki bir garabet olarak nitelendirdiği bu sivil darbeye karşı parti içi mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini ilan etti.
‘BİZ EN BAŞINDAN BERİ ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDAYIZ’
​Cumhuriyet Halk Partisi Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, kurultayda demokratik bir seçimle göreve gelen her genel başkana saygı duyduklarını belirterek, elinde mazbatası olan resmi Genel Başkan Özgür Özel’in arkasında saf tuttuklarını ifade etti. Daha önce Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına geçeceğini iddia edenlerin olduğunu hatırlatan Kandemir, kurultayda aday olup kazanan herkesin başlarının üstünde yeri olduğunu ancak şu anki durumun çok farklı bir amaca hizmet ettiğini dile getirdi. Partinin yükselişinin önünü kesmek için planlı bir çalışma yürütüldüğünü öngördüklerini ve bu yüzden ilk günden itibaren demokrasinin tarafında yer aldıklarını söyleyen Kandemir, Alanya özelinde bölünmeden, yüzde 99’luk bir çoğunlukla Özgür Özel’in yanında durduklarını belirtti.
‘ANKARA’DA ATAMIZA KOŞAN ON BİNLER VARDI’
​Ankara’da düzenlenen bayramlaşma programının görkemli, heyecanlı, dirençli ve inançlı on binlerin katılımıyla gerçekleştiğini ifade eden Kandemir, Genel Başkan Özgür Özel’in konuşmasının ardından büyük bir izdihamla Anıtkabir’e yürüdüklerini aktardı. Alanda muazzam bir kalabalığın toplandığını vurgulayan Kandemir, mahşeri kalabalık nedeniyle kendisi dahil binlerce insanın Anıtkabir’in içerisine sığamadığını ve dışarıda kaldığını belirtti.
​‘ASIL AMAÇ BÜYÜK İSRAİL PROJESİDİR’
​Türkiye’nin ve partinin içine itildiği bu durumu küresel siyaset üzerinden okumak gerektiğini savunan Kandemir, yıllar önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirilen "Biz Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlarından biriyiz" sözünü hatırlattı. Bugün yaşanan gelişmelerle asıl amacın Büyük İsrail Devleti’nin kurulması olduğunun net bir şekilde anlaşıldığını iddia eden Kandemir, son günlerde yapay gündemlerle sadece CHP’nin konuşulduğunu ancak dünya gündeminin çok farklı bir noktada olduğunu ifade etti. ​ABD Başkanı Donald Trump’ın dile getirdiği "İbrahim Anlaşması"na dikkat çeken Kandemir, bu anlaşmanın içinde Türkiye’nin de yer aldığını ve Trump’ın 6 devlete bu metni imzalamaları halinde İran ile barışın sağlanacağını söylediğini aktardı. Bunun aslında Büyük İsrail Projesi’nin gerçekleşmesi anlamına geldiğini belirten Kandemir, bu hayati meselelerin hiç konuşulmadığını, medya gündemine getirilmediğini ve CHP üzerinden asıl büyük tehlikenin perdelendiğini öne sürdü.
​Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti olan CHP’nin elbette çok önemli olduğunu dile getiren Kandemir, Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl amacının Büyük İsrail’i var etmek ve PKK’nın Kuzey Irak ile Kuzey Suriye ayağını kullanarak İsrail’e alan açmak olduğunu iddia etti. Suriye’nin şu an uyguladığı politikalarla tamamen İsrail güdümünde olduğunu savunan Kandemir, Türkiye’nin tek adam rejimine geçmesinden beri bu hayati konuların örtbas edildiğini belirtti.
​‘CHP, 1 MART TEZKERESİNDEN BERİ HEDEFTEDİR’
​Varsa yoksa CHP'nin tartışılmasının tarihsel nedenleri olduğunu söyleyen Kandemir, 1 Mart Tezkeresi’nin CHP tarafından reddedilmesiyle partinin doğrudan ABD’nin hedefine yerleştiğini ifade etti. O dönem tezkereye karşı çıkan birçok AK Partili milletvekilinin de bir sonraki seçimlerde bizzat tasfiye edildiğini hatırlatan Kandemir, ardından düzenlenen bir FETÖ kumpasıyla dönemin genel başkanının (Deniz Baykal) koltuğundan düşürüldüğünü ve yerine yeni bir genel başkan getirildiğini belirtti. Küresel aktörlerin oyunlarını çok planlı oynadığını ve insanların önlerine çıkan figürlere sarılmak zorunda bırakıldığını ifade eden Kandemir, geriye dönüp bakıldığında emperyalist güçlerin planlarını onlarca yıl öncesinden yaptığının çok daha iyi anlaşıldığını dile getirdi.
‘MÜESSES NİZAMI 38. KURULTAYDA YIKTIK’
​Genel Başkan Özgür Özel’in "Biz müesses nizama dokunan bir şey yaptık" sözüne sonuna kadar katıldığını belirten Kandemir, bu büyük değişimin 38. Olağan Kurultay’da gerçekleştiğini ifade etti. Kurultay sürecinde bir tarafta koltukta oturan seçilmiş Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, diğer tarafta ise Özgür Özel’in olduğunu hatırlatan Kandemir, normal şartlarda mevcut genel başkanı kurultayda değiştirmesi imkansız görülen bir algıyı CHP’nin demokratik hafızasıyla yıktığını belirtti. Partililerin Kılıçdaroğlu yerine Özgür Özel’i seçerek yerleşik düzeni (müesses nizamı) yerle bir ettiğini vurgulayan Kandemir, bu değişimin ardından girilen yerel seçimlerde CHP’nin birinci parti çıktığını ve bunun egemen güçlerin hiç alışık olmadığı bir muhalefet tarzı olduğunu söyledi. ​Birinci parti olmalarının hemen ardından CHP’nin doğrudan hedefe konulduğunu belirten Kandemir, önce belediye başkanlarının tutuklanmaya başlandığını, ardından yoğun baskıların geldiğini ve en nihayetinde "Mutlak Butlan" gibi bir hukuk garabeti ile karşı karşıya bırakıldıklarını ifade etti.
‘KILIÇDAROĞLU’NUN YANINDA TGRT’DEN DANİŞMAN VAR’
​Şimdi parti içinde yepyeni bir mücadelenin başladığını ilan eden Kandemir, kurultayın yeniden toplanması için kendisi, Ali Hancı ve Şengül Yeşildal olmak üzere Alanya’nın kurultay delegeleri olarak imzalarını gönderdiklerini açıkladı. Parti Meclisi’ni tekrar kurultay yapması için sonuna kadar zorlayacaklarını belirten Kandemir, şu aşamada yeni bir parti kurmak gibi bir hedeflerinin kesinlikle olmadığını, mücadeleyi CHP çatısı altında yürüteceklerini söyledi. ​Yeni bir oluşuma gitmenin ancak karşı tarafın ekmeğine yağ süreceğini ve bölünmeyi asla uygun görmediklerini vurgulayan Kandemir, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun partiyi kendi iradesiyle kurultaya götüreceğine inanmadığını dile getirdi. "Kuklaya değil, kuklacıya bakacaksın" sözünü hatırlatan Kandemir, kuklaların sadece kendilerine verilen emirleri yerine getirdiğini savundu. Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na (merkezine) gelerek konuşma yaptığını ve yanında TGRT kökenli bir danışmanın bulunduğunu belirten Kandemir, metni önüne koyduklarını ve okurken bile kendisini denetlediklerini, bu acı tabloyu herkesin görmesi gerektiğini ifade etti.
‘CHP’NİN SEÇİME GİREMEMESİ İÇİN SİVİL DARBE YAPTILAR’
​Arka planda CHP’nin tamamen seçimlere giremeyeceği bir hukuki senaryonun hazırlandığını iddia eden Kandemir, 2023 kurultayının iptal edilmesi durumunda sonraki kurultayların da zincirleme olarak iptal olacağını belirtti. Bu mantıkla 2020 yılından beri hukuken kurultay yapılmamış sayılacağını ve CHP’nin resmen seçimlere girememe tehlikesiyle karşı karşıya bırakılacağını söyleyen Kandemir, bu tehlikeli planın bilerek hazırlandığını öne sürdü.
​Tarih boyunca CHP ne zaman birinci parti olsa mutlaka küresel destekli bir darbeyle önünün kesildiğini hatırlatan Kandemir; 1960 darbesini, 1970’lerdeki yükseliş döneminde gelen 1971 muhtırasını ve 12 Eylül 1980 darbesini örnek gösterdi. Bugün de CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini ve bu kez askeri değil, sivil bir darbe ile önünün kesilmek istendiğini vurgulayan Kandemir, partinin her zaman emperyalist güçlerin çıkarlarına karşı ulusal politikalar yürüttüğünü ve bu yüzden her seferinde haince hedef tahtasına oturtulduğunu ifade etti. Bu ülkeyi emperyalist güçlere karşı canla başla mücadele ederek kurduklarını söyleyen Kandemir, asla onlara boyun eğmeyeceklerini ve ABD güdümlü politikalarla hiçbir zaman barışık olmayacaklarını, Mustafa Kemal Atatürk’ün askerleri olarak bu sömürgeci zihniyetle mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
​‘GÖREVDEN ALINMAYA HAZIRIZ, BİZE BİNA LAZIM DEĞİL’
​Kemal Kılıçdaroğlu’nun henüz meşru bir parti meclisi bile oluşturamadığını ifade eden Kandemir, buna rağmen zorbalıkla CHP Genel Merkezi’ne girildiğini dile getirdi. Özgür Özel döneminde işe başlamış olan onlarca emekçinin acımasızca işten çıkarıldığını belirten Kandemir, bu zihniyetteki insanlardan her türlü kötülüğün beklenebileceğini söyledi. Kendisinin de tek bir yazı ile Alanya İlçe Başkanlığı görevinden alınmasının sürpriz olmayacağını ve örgüt olarak buna tamamen hazırlıklı olduklarını vurgulayan Kandemir, siyaset yapmak için görkemli binalara ihtiyaç duymadıklarını, halkın içinde, kahvelerde, sokaklarda ve mahallelerde aynı inançlı kadroyla görevlerine gayriresmi de olsa devam edeceklerini ifade etti. Koltuk sevdası için değil, vatan sevgisi için bu yola çıktıklarını belirtti.
‘ETNİK VE MEZHEPSEL SÖYLEMLER BÖLÜNMEYE GÖTÜRÜR’
​Ülke gündeminde bir baskın seçimin sürpriz olmayacağını, mevcut ekonomik veriler ve kriz ortamı bunu rasyonel kılmasa da iktidarın her an bu yola başvurabileceğini söyleyen Kandemir, halkın acı bir gerçeği görmesi gerektiğini ifade etti. Saray rejiminin tek bir davası olduğunu ve onun da başka bir antidemokratik sistemi tamamen hayata geçirmek olduğunu savunan Kandemir, tek adamlığın artık fiilen meşrutiyete dönüştüğünü belirtti. Ortada her şeye karar veren bir saray yapısı ile tüm yetkileri elinden alınmış işlevsiz bir meclis olduğunu dile getiren Kandemir, muktedirlerin vatandaşın ne yiyip ne içtiğini, halkın fakruzaruret ve derin yoksulluk içinde olmasını zerre kadar önemsemediğini ve tamamen halktan koptuklarını ifade etti.
​Son günlerde ortaya atılan "Bir Alevi, bir Kürt, bir Arap cumhurbaşkanı yardımcısı" söylemlerinin toplumsal dinamikler açısından çok tehlikeli sonuçlar doğuracağını ikaz eden Kandemir, bu ülkede demokrasi sayesinde her Türk vatandaşının etnik kökenine bakılmaksızın hakkıyla en üst makamlara kadar geldiğini ve çok değerli hizmetler yaptığını hatırlattı. Bu ayrıştırıcı söylemin bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük olduğunu vurgulayan Kandemir, bu tehlikeli yolun sonunun kaçınılmaz olarak bölünmeye çıkacağını belirtti.
​Eğer Kılıçdaroğlu ve ekibi demokratik bir kurultay kararı almazsa, o zaman şartların değişeceğini ifade eden Kandemir, öyle bir durumda günü geldiğinde yeni bir parti mi kuracaklarına yoksa başka muhalefet partileriyle ittifak mı yapacaklarına yeniden bakacaklarını söyledi. Ancak şu anki akut süreçte tüm muhalefet partilerinin tam bir dayanışma içinde olması ve faşizme karşı demokrasiye sahip çıkması gerektiğini belirtti.
​‘MUTLAK BUTLAN MANTIĞINA GÖRE AK PARTİLİLER DE SUÇLUDUR’
​"Mutlak Butlan" kararının hukuki gerekçelerine sert eleştiriler yönelten Kandemir, yerel seçimlerde halka tatlı dağıtan, hediye dağıtan her seçilmiş belediye başkanının bu çarpık mantığa göre tehlike altında olduğunu ifade etti. Kötü niyetli birinin çıkıp delilleriyle şikayet etmesi halinde tüm belediyelerin düşürülebileceğini söyleyen Kandemir, bu açıdan bakıldığında AK Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte sarf ettiği "Benim valim gidecek, o kömürü dağıtacak" sözlerini hatırlatarak, devlet imkanlarıyla seçim kazanmanın asıl büyük ihlal olduğunu ve bu mantıkla onların da suçlu duruma düştüğünü belirtti.
​‘ANKARA’DAKİ MAKET OLAYININ PERDE ARKASI’
​Ankara’daki bayramlaşma programında çok konuşulan ve gündem olan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik’in maketi konusuna da açıklık getiren Kandemir, olayın perde arkasını anlattı. Ankara’ya gitmeden önce Belediye Başkanı Özçelik’e "Ankara’ya birlikte gidelim" teklifinde bulunduğunu belirten Kandemir, başkanın kendisine "Bu halde nasıl gideyim, Alanya'da tedavim hala devam ediyor. Orada olmayı çok istiyorum ama eğer bir maketimi götürürseniz, o maketin içinde ruhum ve tam desteğim saklı kalır" dediğini aktardı. ​Örgüt olarak bu fikri makul bulduklarını ve "Neden olmasın" diyerek Başkan Özçelik’in maketini Ankara’daki etkinlik alanında sergilediklerini ifade eden Kandemir, belediye başkanının zaten en başından beri Özgür Özel’e desteğini açıkça ilan ettiğini ve bu yolla o desteği bir kez daha esprili ve anlamlı bir şekilde yinelediklerini söyledi. Ankara’da o maketin çok büyük bir ilgi gördüğünü, ulusal basında haberler çıktığını ve resmen olay olduğunu belirten Kandemir, işin altında yatan tek gerçeğin belediye başkanının fiziken olmasa da ruhen yanlarında yer almak istemesi ancak sağlık durumunun bu uzun yolculuğa elvermemesi olduğunu dile getirdi. Bu yaratıcı eylem nedeniyle hem çok olumlu tepkiler aldıklarını hem de kendilerini eleştirenlerin olduğunu söyleyen Kandemir, demokrasinin tam da bu hoşgörü ortamıyla güzel olduğunu, herkesin fikrini özgürce söyleyebileceği bir Türkiye'yi yeniden doğuracaklarını ifade etti.
‘HALKIMIZI ASLA YARI YOLDA BIRAKMAYACAĞIZ’
​Son söz olarak parti içindeki meşru mücadeleyi son nefeslerine kadar sürdüreceklerinin altını çizen CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, kendilerine umut bağlayan, geleceğin daha özgür, daha eşit ekonomik şartlarda yaşandığı, hak, hukuk ve adaletin etnik kimliklere bakılmadan tecelli ettiği bir ülke özleminde olan hiçbir vatandaşı asla mahcup etmeyeceklerini ve yarı yolda bırakmayacaklarını belirtti. İnançlarının tam olduğunu vurgulayan Kandemir, "Cumhuriyet Halk Partisi özgür'leştikçe halkımız da özgürleşecek" dedi. (Sudi ÇANDIR)

Kaynak: Haber Merkezi