İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olası bir başkanlık ya da başkan vekilliği seçimi ihtimali, belediye meclisindeki siyasi dengeleri yeniden gündeme taşıdı. Türkiye gazetesinin aktardığına göre CHP yönetimi, böyle bir süreç yaşanması ve kendi adayının seçilmesini sağlayacak çoğunluğun oluşmaması halinde, İzmir’in Menderes ilçesinde izlenen yönteme benzer şekilde Yeni Parti adayına destek verilmesini değerlendirebilir. CHP cephesinde temel yaklaşımın, seçimle kazanılan belediyenin muhalefet bloğunun dışına çıkmasını önlemek olduğu ifade ediliyor.
MENDERES'TEKİ SÜREÇ İSTANBUL İÇİN REFERANS OLDU
CHP kurmaylarının İstanbul için değerlendirdiği stratejinin yakın dönem örneğini Menderes Belediyesi oluşturuyor. Menderes’te yaşanan başkan vekilliği seçiminde CHP ile Yeni Parti ayrı adaylarla sürece başlamış, ilerleyen turlarda ise siyasi dengeler değişmişti. CHP yönetimi daha sonra, belediyenin AK Parti’ye geçmesini önlemek amacıyla kendi meclis üyelerine Yeni Parti adayını destekleme yönünde talimat verildiğini açıklamıştı. Buna rağmen oylamanın sonucunda AK Parti adayı başkan vekili seçilmiş ve süreç CHP ile Yeni Parti arasında karşılıklı eleştirilere yol açmıştı.
CHP cephesinden Menderes sürecine ilişkin yapılan değerlendirmelerde, seçimle kazanılmış bir belediyenin aynı siyasi çizgide tutulmasının öncelikli olduğu savunuldu. Parti yönetiminin İstanbul için de benzer bir siyasi refleksi benimseyebileceği, CHP adayının seçilmesi için yeterli desteğin bulunmadığı bir tabloda Yeni Parti ile iş birliğinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Ancak böyle bir senaryonun hayata geçmesi, olası seçim günündeki belediye meclisi aritmetiğine ve partiler arasındaki görüşmelere bağlı olacak.

BELEDİYE BAŞKANI SEÇİMİ NASIL YAPILIYOR?
Belediyelerde başkanlık makamının boşalması veya belediye başkanının görevden uzaklaştırılması gibi durumlarda izlenecek yol 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda düzenleniyor. Kanuna göre başkanlığın boşalması halinde belediye meclisinin belirlenen süreç içerisinde toplanması sağlanıyor. Başkanın görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması gibi durumlarda ise belediye meclisi kendi üyeleri arasından bir başkan vekili seçiyor. Dolayısıyla böyle bir süreç genel yerel seçim niteliği taşımıyor; karar doğrudan belediye meclisindeki üyelerin oylarıyla veriliyor.
GİZLİ OY VE KADEMELİ ÇOĞUNLUK SİSTEMİ

Kanundaki sistem, belediye meclisinde geniş bir uzlaşmanın sağlanmasını teşvik eden kademeli bir seçim yöntemi öngörüyor. Belediye başkanı veya başkan vekili meclis üyeleri arasından gizli oyla seçiliyor. İlk iki turda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu aranıyor. Bu çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü turda salt çoğunluk yeterli oluyor. Üçüncü turda da sonuç alınamazsa en fazla oy alan iki aday arasında dördüncü oylamaya geçiliyor ve bu turda daha fazla oy alan aday seçiliyor. Bu yapı, hiçbir siyasi grubun tek başına yeterli sayıya ulaşamadığı meclislerde partiler arası temasları ve adaylar üzerinde uzlaşmayı kritik hale getiriyor.
MECLİS ARİTMETİĞİ NEDEN BELİRLEYİCİ?

Belediye başkanlığı veya başkan vekilliği seçimlerinde seçmenin yeniden sandığa gitmemesi nedeniyle mevcut belediye meclisinin yapısı doğrudan sonucu belirliyor. Özellikle siyasi partiler arasındaki sandalye farkının sınırlı olduğu büyükşehirlerde bağımsız üyelerin, parti değiştiren meclis üyelerinin veya farklı muhalefet partilerinin tercihleri seçim sonucunu değiştirebiliyor. Gizli oy yöntemi de parti yönetimlerinin siyasi kararlarının sandığa eksiksiz biçimde yansıyacağını garanti etmiyor. Menderes örneğinde yaşanan tartışmaların temelinde de parti yönetimlerinin aldığı kararlarla bazı meclis üyelerinin bireysel tercihleri arasındaki farklılıklar yer aldı.
İSTANBUL'DA OLASI SENARYONUN SİYASİ AĞIRLIĞI DAHA BÜYÜK
İstanbul açısından olası bir belediye meclisi seçiminin önemi yalnızca belediye yönetiminin hangi siyasi çizgide devam edeceğiyle sınırlı değil. Türkiye’nin en büyük kentinin ulaşım, altyapı, sosyal hizmetler, imar ve büyük ölçekli yatırımlar gibi geniş bir hizmet alanına sahip olması, İBB yönetimindeki her değişikliği ulusal siyasetin de önemli başlıklarından biri haline getiriyor. Bu nedenle olası bir seçimde partilerin yalnızca kendi adaylarının durumunu değil, karşı bloktan bir adayın seçilmesini engelleyecek alternatifleri de değerlendirmesi beklenebilir.

CHP'NİN ÖNCELİĞİ BELEDİYENİN EL DEĞİŞTİRMEMESİ
CHP kurmaylarının aktarılan değerlendirmelerine göre partinin önceliği, CHP’den seçilmiş belediye başkanı ve meclis üyeleriyle kazanılan bir belediyenin siyasi olarak başka bir bloğa geçmemesi. Bu çerçevede Menderes’te Yeni Parti adayına destek verilmesi yönünde alınan kararın doğru olduğu savunulurken, İstanbul’da benzer şartların ortaya çıkması halinde aynı yaklaşımın uygulanabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte şu aşamada İstanbul için kesinleşmiş bir seçim veya adaylık sürecinden değil, olası bir başkanlık seçimine karşı CHP yönetiminin üzerinde durduğu siyasi senaryodan söz ediliyor.





