Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP'den ayrılarak YENİ Parti'yi kurmasının ardından muhalefet cephesindeki siyasi hareketlilik belediyelere de yansıdı. CHP'li bazı belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerinin yeni partiye geçmesiyle gözlerin çevrildiği isimlerden biri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Yavaş'ın YENİ Parti'ye katılmaması Ankara kulislerinde farklı senaryoları gündeme getirirken, son iddiaların merkezinde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki yeni sandalye dağılımı yer aldı.
ABB MECLİSİ'NDE DENGELER DEĞİŞTİ
Yeni Şafak'ın haberine göre, CHP'den kopuşların ardından Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki siyasi aritmetik önemli ölçüde değişti. AK Parti'nin üye sayısının 50'ye yükseldiği belirtilirken, CHP'nin 49, YENİ Parti'nin ise 30 meclis üyesi bulunuyor. Mecliste ayrıca MHP'nin 9, bağımsızların 7, BBP'nin 2 ve Yeniden Refah Partisi'nin 1 üyesi olduğu aktarıldı. Farklı kaynaklarda Cumhur İttifakı'nın toplam sandalye sayısına ilişkin 61 ve 62 şeklinde farklı rakamlar yer alırken, parti bazındaki dağılım yeni dönemde karar süreçlerinin daha hassas bir aritmetik üzerinden yürütüleceğini gösteriyor.

148 üyeli ABB Meclisi'nde salt çoğunluk için 75 üyeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle herhangi bir siyasi grubun tek başına çoğunluğa sahip olmadığı mevcut tabloda, bütçe, imar düzenlemeleri, borçlanma ve belediyenin faaliyetlerini ilgilendiren önemli kararların geçirilmesinde gruplar arasındaki tutum daha belirleyici hale geliyor. Büyükşehir belediye başkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi, belediye meclisindeki siyasi desteği önemsiz hale getirmiyor; başkanlık makamı ile meclis farklı yetki ve sorumluluklara sahip olduğu için yönetimin birçok başlıkta meclis desteğine ihtiyaç duyması söz konusu olabiliyor.
YAVAŞ'IN KARARINDA MECLİS ARİTMETİĞİ İDDİASI
Ankara kulislerine yansıyan iddiaya göre Mansur Yavaş'ın şimdilik CHP'de kalmasının arkasındaki nedenlerden biri de bu hassas meclis dengesi. CHP ile YENİ Parti üyelerinin birlikte hareket etmesi durumunda oluşan toplam sayı, belediye yönetimi açısından kritik bir ağırlık oluşturuyor. Yavaş'ın olası bir parti değişikliğinin meclisteki siyasi ilişkileri ve grupların pozisyonlarını yeniden şekillendirebileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Ancak bunun bir kulis iddiası olduğu, Yavaş'ın kendisinin parti değişikliğine ilişkin böyle bir gerekçe açıkladığına dair doğrulanmış bir açıklama bulunmadığı göz önünde tutuluyor.

Yavaş, hakkında son dönemde ortaya atılan siyasi senaryolara ilişkin daha önce yaptığı açıklamada tartışmaların dışında olduğunu ve önceliğinin Ankara olduğunu vurgulamıştı. YENİ Parti cephesinden yapılan önceki değerlendirmelerde de Yavaş'ın katılımı konusunda sürecin hassas biçimde yönetildiği ifade edilmişti. CHP Ankara İl Başkanı Fahri Yıldırım ise Yavaş'ın CHP'de kalacağını açıklamıştı. Böylece farklı siyasi çevrelerden gelen açıklamalar, Yavaş'ın geleceğine ilişkin tartışmaların bir süredir Ankara siyasetinin gündeminde bulunduğunu ortaya koydu.
CHP'DEN MANSUR YAVAŞ AÇIKLAMASI

CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı da Aydınlık'a yaptığı açıklamada Yavaş ile CHP Genel Merkezi arasında bir sorun veya soğukluk bulunmadığını söyledi. Sarı, Yavaş'ın CHP çatısı altında siyaset yapmaya devam etmek istediğini ifade ettiğini belirterek, belediye meclislerinde özgün ve hassas dengelerin bulunduğuna öne çıktı. CHP yönetiminin bütün belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerinden siyasi aidiyetlerini netleştirmelerini istediğini de aktardı.
PARTİ DEĞİŞİKLİĞİ BELEDİYE YÖNETİMİNİ NASIL ETKİLİYOR?
Türkiye'de belediye başkanlarının veya belediye meclisi üyelerinin seçimden sonra siyasi parti değiştirmesi, yerel yönetimlerdeki fiili siyasi dengeyi değiştirebiliyor. Belediye başkanının başka bir partiye geçmesi tek başına meclisteki sandalye dağılımını aynı ölçüde değiştirmediği için, özellikle hiçbir grubun açık çoğunluğa sahip olmadığı belediyelerde partiler arası diyalog daha önemli hale geliyor. Bu tür dönemlerde belediye yönetiminin hizmet, yatırım, bütçe ve planlama kararlarının sürdürülebilmesi için mecliste karar bazında yeterli desteğin oluşturulması gerekiyor.

Ankara'daki yeni tablo da bu nedenle yalnızca Mansur Yavaş'ın hangi partide siyaset yapacağı tartışmasıyla sınırlı görülmüyor. CHP'deki ayrışma sonrasında ortaya çıkan meclis aritmetiğinin, ABB'nin önümüzdeki dönemde alacağı kritik kararlarda siyasi gruplar arasındaki ilişkileri daha görünür hale getirmesi bekleniyor. Yavaş'ın siyasi geleceğine ilişkin kesin tablo ise kulis iddialarından ziyade kendisinin yapacağı açıklamalar ve partilerin resmi kararlarıyla netleşecek.




