Antalya’da 29 Ağustos nöbetçi noterleri hizmet verecek
Antalya’da 29 Ağustos nöbetçi noterleri hizmet verecek
İçeriği Görüntüle

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet – Modernleşmenin Yapay Zeka Çağındaki Yeni Aşaması” adlı kitabının genişletilmiş üçüncü baskısı dolayısıyla Antalya’da okurlarla bir araya geldi. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen buluşmada Uysal, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında Türkiye’nin üretimden teknolojiye, eğitimden hukuka kadar birçok alanda yeni bir kalkınma ve modernleşme hamlesine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

“YENİ BİR ARAYIŞA İHTİYAÇ VAR”

Yapay zeka çağının artık geleceğe ilişkin bir öngörü değil, günlük yaşamı ve ekonomik düzeni doğrudan değiştiren bir gerçeklik olduğunu belirten Uysal, bilimsel, teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşümün siyaseti de yeni çözümler üretmeye zorladığını ifade etti. Dünyada gelir dağılımındaki bozulmaya da değinen Uysal, mevcut ekonomik ve toplumsal yapıların yaşanan hızlı değişime uyum sağlayabilmesi için yeni bir arayış gerektiğini dile getirdi.

Uysal’ın kitabında da yapay zeka ve teknolojik dönüşüm önemli bir yer tutuyor. Çalışmada Cumhuriyet’in temel değerleri ekonomi, eğitim, demokrasi, hukuk, toplumsal birlik, üretim ve teknolojik değişim başlıkları üzerinden ele alınırken; yapay zeka, otomasyon ve yeni üretim teknolojilerinin ülkeler arasındaki rekabeti nasıl değiştirebileceği tartışılıyor. Bu yaklaşım, teknolojinin yalnızca yeni ürünler geliştirmekten ibaret olmadığı; eğitimden istihdama, sanayiden kamu yönetimine kadar geniş bir dönüşüm gerektirdiği görüşüne dayanıyor.

ÜRETİM VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIK VURGUSU

Türkiye tarihinin ekonomik gelişmelerden bağımsız okunamayacağını savunan Uysal, Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ekonomik bağımsızlık anlayışını hatırlattı. “İktisadi egemenlik olmadan egemenlik yarım kalmaz; hiç gerçekleşmez. İktisadi egemenliğiniz yoksa sömürgesinizdir” diyen Uysal, siyasi bağımsızlığın sürdürülebilir olabilmesi için üretim kapasitesinin ve ekonomik dayanıklılığın önem taşıdığını söyledi.

Bu çerçevede Türkiye’nin ekonomik modelinin yüksek katma değerli üretim, ihracat, teknoloji geliştirme ve nitelikli insan kaynağı ekseninde güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Uysal, iç piyasa ve inşaat ağırlıklı ekonomik yapının dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Yapay zeka çağındaki küresel rekabette ülkelerin yalnızca teknolojiyi kullanan değil, bilgi ve teknoloji üreten aktörler olmasının önem kazandığını belirtti.

YAPAY ZEKA ÇAĞINDA EĞİTİMİN ROLÜ

Teknolojik dönüşümün eğitim politikalarından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Uysal’ın ortaya koyduğu yaklaşım, gençlerin değişen iş gücü piyasasına hazırlanmasını da gündeme getiriyor. Yapay zeka ve otomasyonun rutin işlerin niteliğini değiştirdiği bir ortamda eleştirel düşünme, bilimsel eğitim, dijital beceriler, araştırma ve yenilik geliştirme kapasitesi ülkelerin rekabet gücü açısından daha önemli hale geliyor. Bu nedenle üretim seferberliğinin eğitim sistemi, araştırma altyapısı ve teknoloji politikalarıyla birlikte yürütülmesi gerekiyor.

HUKUK VE GÜVEN ORTAMI DA KALKINMANIN PARÇASI

Uysal, kalkınma tartışmasının yalnızca ekonomi ve teknolojiden oluşmadığını, demokrasi, hukuk ve güven ortamının da bu sürecin temel unsurları arasında bulunduğunu ifade etti. Üretim ve yatırımın uzun vadeli hale gelebilmesi için öngörülebilirlik, kurumsal yapı ve toplumsal güvenin önem taşıdığına işaret eden Uysal, daha fazla demokrasi, daha fazla üretim, daha fazla ihracat ve daha adil paylaşım hedeflerinin birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

“GELECEK, GEÇMİŞ KADAR YUMUŞAK OLMAYACAK”

Küresel rekabetin giderek sertleştiğini belirten Uysal, Türkiye’nin enerjisini sonuç üretmeyen tartışmalar yerine kalkınma hedeflerine yöneltmesi gerektiğini söyledi. Uysal, “Gelecek, geçmiş kadar yumuşak olmayacak. Çok sert bir küresel rekabet var. Türkiye'nin boş çatışmalarla kaybedecek vakti de enerjisi de yok” ifadelerini kullandı. Teknolojik dönüşümün hızlandığı bu dönemde ülkelerin sanayi, eğitim, enerji, bilim ve teknoloji politikalarını birbirini tamamlayan alanlar olarak ele almasının önem taşıdığını kaydetti.

ÜÇ BAŞLIKTA TOPLUMSAL MUTABAKAT ÇAĞRISI

Türkiye’nin geleceği konusunda geniş bir toplumsal uzlaşmaya ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Uysal, üç temel başlık üzerinde durdu. Bunları insanların yaşam biçimlerine, kültürel kimliklerine ve kişisel tercihlerine saygı gösterilmesi; ülkenin kalkınması için ortak irade oluşturulması ve güvenliğin birlikte sağlanması olarak sıraladı. Farklılıkların çatışma nedeni olmaktan çıkarıldığı, buna karşılık kalkınma ve güvenlik gibi ortak hedeflerde buluşulan bir toplumsal yapının oluşturulması gerektiğini ifade etti.

CUMHURİYETİ GELECEĞİN PROGRAMI OLARAK ELE ALIYOR

Genişletilmiş üçüncü baskısıyla okur karşısına çıkan kitapta Cumhuriyet, yalnızca tarihsel kazanımlar üzerinden değerlendirilmiyor. Uysal, Cumhuriyet’in kuruluş deneyiminden hareketle yapay zeka ve ileri teknolojilerin belirlediği yeni dönemde Türkiye’nin nasıl bir ekonomik, toplumsal ve siyasal yapı kurması gerektiği sorusuna odaklanıyor. Böylece tartışmanın merkezine geçmişte nelerin başarıldığından çok, ikinci yüzyılda üretim, eğitim, hukuk, demokrasi ve teknoloji alanlarında hangi adımların atılması gerektiği yerleştiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi