Bayramın son günü…

Saat  19 – 20 arası, evimin balkonundan Ahmet Tokuş  Bulvarı’nı izliyorum.

40 yıllık Alanya yaşayanıyım; böyle bir trafik görmedim.

Görebildiğim kadarıyla; Orman İşletmesi Sapağından, Anıt’a kadar olan (geliş/gidiş) Bulvar üzerinde ki tüm araçlar, tampon tampona seyrediyor.

Daha doğru bir ifadeyle seyretmiyor da seyrediyormuş gibi yapıyor.

Bu arada da bir trafik polisi de elinde düdük, sürekli çalarak oradan oraya koşuşturup duruyor.

Neye çalıyor, kime çalıyor, niye koşuşturuyor belli değil.

Yol yok ki arabalar hareket etsin; trafik kitlenmiş durumda.

O an 34 plakalı bir aracın şoförü hışımla indi arabasından, gitti o trafik polisine; “…Sen geç direksiyona da yürüt hele şu trafiği; o düdüğü de bana ver, ben çalayım; …” dedi; itiş kakış başladı.

… …

Saat tutmadım ama yarım saatten fazla sürdü bu tıkanıklık.

Bir ara açılır gibi oldu.

Sonra?

Sonra yine aynı tıkanıklık, yine aynı sahneler başladı.

O an, Alanya’nın yıllardır il olmasını savunan ben; anında vazgeçtim bu düşüncemden.

Yanımda benimle birlikte bu tatsız trafik akışını (daha doğru bir deyimle kitlenmiş araç trafiğini) izleyen oğluma;

“…Bugün tanık olduğumuz bu cadde ve bu sokaklar üzerinde kitlenmiş trafik, Alanya’nın il olamayacağının en büyük kanıtı.

Yani?

Yani “İl olalım” demekle, il olunmuyor.

İl olmak için, hazırlık yapmak, hazır olmak gerekiyor.

Alt ve üst yapı hazırlıklarını tamamlamak gerekiyor.

Bugün bayram nedeniyle 3 -5 günlük yaşadığımız trafik keşmekeşi; il olmamız halinde 365 gün yaşanacak.

Bunun için bir hazırlığımız var mı?

Yok.

Ana caddelerimiz belli.

Bu caddeleri, sağından solundan itip genişletemeyeceğimize göre bu caddelerdeki trafiği yer altı ve yer üstü toplu taşıma araçlarıyla kullanılır hale getirmek zorundayız.

Yani?

Yani bu ana arterlerimiz üzerinde (belirlenmiş saatlerin dışında) toplu taşıma araçlarının dışında başka araçların geçişine izin vermemek durumundayız.

Böyle bir kısıtlama mümkün mü?

Elbette mümkün.

Mümkün olmasına mümkün de var mı böyle bir çalışma?

Yok.

… …

“İl olalım da, il olalım..”

Tamam olalım da; il olmanın zemini için bir hazırlık var mı?

Yok.

Şuna üzülüyorum.

Bu kenti geçmişte ve şimdi yönetenlerin ve yönetimde söz sahibi olanların büyük bölümü, yurt dışını görmüş kişiler.

Gidip gördükleri Avrupai kentlerin planlarını, yapılaşmalarını, çağın gereğine göre gelişmelerini, hiç mi görmüyor, hiç mi incelemiyorlar?

Görüp, incelemiyorlarsa niye gidiyor, ne görüyor, neyi inceliyorlar?