YARADANA inancın fıtri olduğu ifade edilmesine karşın, herhangi bir dinsel ya da mezhepsel öğretiyle, Yaradana ulaşılabileceği inancıyla, gencecik beyinleri, anlayamayacakları hatta kavrayamayacakları bir ezberin şartlanmasına taşımanın...

YARADANA

inancın fıtri olduğu ifade edilmesine karşın, herhangi bir dinsel ya da mezhepsel öğretiyle, Yaradana ulaşılabileceği inancıyla, gencecik beyinleri, anlayamayacakları hatta kavrayamayacakları bir ezberin şartlanmasına taşımanın gerçekçi bir yaklaşım olmadığı ortada.

IŞİD, eğittiği on yaşındaki bir çocuğu kameraların karşısına geçiriyor ve bu çocuk kafirleri öldüreceğinden söz ediyor.

Örgüt bir süre sonra, aynı çocuğun eline silah verip bir infazı gerçekleştirtiyor.

Özünde, dinle, mezhep ve tarikatla da ilgisi olmayan bugünkü IŞİD, El Kaide gibi terör örgütlenmelerinde yer alan gençlerin beyinleri, insanlıkla ilgisi olmayan bazı sapıklar tarafından yıkanıyor.

Hiç tanımadığı bir insanı öldüren bu çocuğun en küçük bir suçu yok.

Gerçek suçlular, bu çocuğun beynini yıkayıp eline silah veren bu beyinsizler.

Kimin günahkar, kimin sevapkar olduğunu Allah’tan başkası bilemezken, Allah’ın ne denli bağışlayıcı olduğu ayetlerle açıklanırken, bu adamlar nasıl oluyor da insanları "Kafir" diye yaftalayıp infaz edebiliyorlar?

Allah, yarattığı birini diğerine nasıl olur da üstün kılıp, birinin diğerini öldürmesini isteyebilir ki?

Doğanın doğal dengesinin acımasızlık üzerine kurulu olduğu ne kadar gerçek olursa olsun, insanoğlunun bu kadar acımasızlaşması inanılacak gibi değil.

Hele hele bu acımasızlığı dini bir inanç, özellikle de İslam adına gündeme taşımak, bana göre İslam’a yapılan en büyük haksızlık.