2009 seçimlerinin en tartışmalı konusuydu. Dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Alanya Belediye Başkan Adayı Kerim Kılınç ile dönemin Anavatan Partisi (ANAP) Alanya Belediye Başkan Adayı Hasan Sipahioğlu arasındaki en önemli tartışma...
2009 seçimlerinin en tartışmalı konusuydu.
Dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Alanya Belediye Başkan Adayı Kerim Kılınç ile dönemin Anavatan Partisi (ANAP) Alanya Belediye Başkan Adayı Hasan Sipahioğlu arasındaki en önemli tartışma konusu bu olmuştu.
Şehir, seçim öncesi adeta ikiye bölünmüştü.
AKP’li Kılınç’ın şehirdeki iki “kapalı” bölgeyi “açık” hale getirme sözü vardı.
BİRİNCİSİ: ALİDAŞ’ın devletten 25 yıllığına kiraladıktan sonra gemi/yolcu güvenliği gerekçesiyle kapattığı Alanya İskelesi.
İKİNCİSİ: Şehrin batıdan giriş kapısı, eskiden çift gidiş gelişli olan ancak sonradan tek şeride düşürülen lunapark tarafındaki yol.
***
O dönem hem Ankara’da hem Antalya’da iktidar AKP’deydi, dolayısıyla AKP’nin hem Alanya İskelesi’ni hem de Batı Girişi’ni “şak” diye açtıracağı, böylece 29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesi Alanya seçmeni üzerindeki algı yönetimi açısından önemli bir avantaj elde edileceği sanılıyordu.
Fakat beklenen olmadı.
AKP’li Kerim Kılınç’ın dediği değil, ANAP’lı Hasan Sipahioğlu’nun dediği oldu.
Sonrası malum.
Sipahioğlu 12 Temmuz 2009’da AKP’ye transfer olduktan sonra da Batı Girişi trafiğe açılmadı, Sipahioğlu diretti, baskılara boyun eğmedi, yolu açtırmadı.
***
30 Mart 2014 yerel seçimlerine iki hafta kala sahneye bu kez Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Alanya Belediye Başkan Adayı Adem Murat Yücel çıktı.
17 Mart tarihinde ekibiyle birlikte Atatürk Caddesi üzerinde esnaf ziyareti yaparken, “Seçildikten sonra Batı Girişi’ni mutlaka açacağım. Çünkü bu yol, Alanya’ya batıdan gelen insanların şehri tanıması için çok faydalı” türü bir cümle kurmuştu.
Sonrası malum.
“Batı Girişi’ni açacağım” diyen MHP’li Adem Murat Yücel, aldığı 60 bin 489 oy ile “Batı Girişi’ni kapattım, bir daha açtırmam” diyen AKP’li Sipahioğlu’nu yenip Alanya Belediye Başkanı seçildi.
Yücel koltuğuna oturduktan birkaç gün sonra yapılan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ise Ulaşım Komisyonu’na MHP’li Zihni Asiltürk’ün seçilmesi, siyasi kulislerde, “MHP’liler Batı Girişi için düğmeye basmaya hazırlanıyor” şeklinde yorumlanmıştı.
***
Ancak ortada koskocaman birkaç soru işareti var.
Örneğin, Büyükşehir Yasası gereği ulaşım konusunda kritik kararlarda son noktayı koyma yetkisi AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde olduğuna göre, MHP’li Adem Başkan bu sözünü nasıl yerine getirecek?
Örneğin, Adem Başkan seçimden önce bu ve benzer sözleri ve projeleri, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de MHP’nin kazanma ihtimali üzerine mi verdi?
Dün, ismi bende saklı, bu işlerden anlayan birkaç tanıdıkla görüştüm, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel istemediği sürece bırakın Batı Girişi’nin açılmasını, Alanya’daki ara sokaklara tümsek bile konulamayacağını iddia ettiler.
***
“Peki, şimdi ne olacak?” diyenleri duyar gibiyim.
Hemen söyleyeyim.
Önümüzde iki seçenek var.
BİRİNCİSİ: Ya Adem Başkan seçmene verdiği sözü yerine getirmek için bastıracak, kamuoyu yaratacak, Batı Girişi’nin açılmasını isteyen kişi ve grupları yanına çekip Antalya’ya sesli veya sessiz isyan bayrağı açacak.
İKİNCİSİ: Çıkıp kamuoyuna şöyle diyecek: “Yasa gereği son karar Antalya’nın iki dudağının arasında. Bu yüzden seçim öncesi verdiğim bu sözü en azından bu dönem yerine getiremeyeceğim.”
***
Dün, sosyal medya Twitter ve Facebook hesabımdan, “Batı Girişi çift şeritli olarak trafiğe açılsın mı, açılmasın mı? Gerekçeleriyle birlikte yorumlarınızı bekliyorum lütfen” diye bir mesaj paylaşınca, sağ olsunlar, pek çok kıymetli takipçim değerli görüşlerini benimle paylaştılar.
İşte, halkın bir bölümünün Batı Girişi konusundaki düşünceleri…
Muhterem Kılınç: Açılmasın. O yol Alanya'nın ve turistlerin sükûnet içinde ve huzurla yürüyüp şehri hissedebildikleri tek yer.
Kerim Turaç: Açılmasın ki sahil araçlar yerine yayalara kalsın. Yayaların en rahat yürüyüş noktası! Trafik az olunca, çocuklu aileler rahat ediyor.
Zehra Alaydın: Kesinlikle açılmasını istemiyoruz. Yürüyüş yolu olarak kalması daha iyi!
Süleyman Hilmi Ersoy: Açılmasın. Hatta akşam 8’den sonra büyük araçların girişi de yasaklansın.
Benim Adım: Bence açılmasın. Ne kadar az trafik o kadar huzurlu ve sakin şehir. Batı şeridi plajını insanlar rahatlıkla kullansın.
Mevlüt Yeni: Siyasette hizmet için uzlaşı kültürü çok önemli. Antalya 5 yıl kaybetti, Alanya kaybetmez inşallah.
Mehmet Türemiş: Açılmasın, açılmasın, açılmasın. Eğer bir yol açılacaksa kuzeyden açılsın. İspanya Barselona'da benzer yollar var, hepsi kapalı. Turiste ve yerel halkın kullanımına bırakılmış. Bırakın o yolun açılmasını, Simit Sarayı’nın önüne çift park yapan saygısızları bir düzene sokun önce.
Musa Özdemir: Mevcut yol tek şerit, giriş çift şerit çıkış olabilir.
Süleyman Aydoğan: Araç park edilmeden ve üstgeçitler yapılarak açılsın. Ya da etrafında dükkânlar ya da tek tip tezgâhları olan seyyarlar olan altgeçitler. Sıhhiye altgeçidi gibi! İnsan ve araç hareketi ne kadar kısıtlanırsa aynı paralellikte o bölge ekonomisini kendi elimizle kısıtlamış oluruz.
Musa Gsm: Gerek yok, alt yolun trafiği kendine yetiyor. Sabahları insanların spor yapacağı, hava alacağı bir nokta orası!
Şükrü Yönet: Proje Batı Girişi’ni tekrar çift şerit yapmak değildir. Proje, Doğu Girişi’ni de tek şeride indirmektir.
Aygün Güler: Her şehrin bir güzel girişi var, bizim niye yok. Gerekirse giriş açılsın, çıkış değişsin.
İbrahim Tepe: Zaten şimdi kapalı iken bile Atatürk Caddesi’nin trafiği keşmekeş. Bir de açılırsa düşünemiyorum artık o rezaleti. Hele bir de akşamları. Tabi ki şunu da göz ardı etmeyelim. Batı Girişi’ndeki esnaflarımız da açılması taraftarı, onlar da kendilerince haklı. Ne diyelim, hayırlısı!
***
Sipahioğlu’suz
geçen iki hafta
TOSLAK Köyü’nde vekil öğretmenlik yapan kıymetli takipçim Bekir Özsoy, dün ilginç bir Twitter mesajı paylaşmış.
Demiş ki: “Alanya, Sipahioğlu’suz haftaları geride bırakmaya başladı. Hayat rutin akışında seyir ediyor. İnsanlar işine gücüne bakıyor. Her şey normal!”
Düşündüm, Bekir Hoca’m gerçekten de haklı.
Şöyle ki… 1996’dan itibaren Alanya Belediyesi’ni dönemin başkanı Cengiz Aydoğan’la birlikte (!) yöneten, 1999’da ise yönetimi tamamen devralıp 2014’e kadar gelen, ancak 30 Mart’ta MHP’li Adem Murat Yücel’den 8 bin 545 oy fark yiyip siyaseten inzivaya çekilen Hasan Sipahioğlu’suz tam iki hafta geride kalmış.
Şahsen benim için değişen hiçbir şey olmadı.
Zaten Perşembe’den Perşembe’ye, yani Encümen’den Encümen’e, bir de her ayın ilk Salı günü yapılan meclis toplantısında karşılaşıyorduk, (dikkat edin, konuşuyorduk demiyorum, sadece karşılaşıyorduk), şimdi de bazen sağda solda sadece karşılaşıyoruz.
Dün mesela…
Çarşıda ufak bir tur attım, her şey yolunda.
Esnaf, mallarını dükkânından çıkarmış, ortalama 75 santimetre ile 1 metre arasında kaldırıma sermiş, tadilatlar sürüyor, belediyenin elemanları harıl harıl çalışıyor, Alanya Belediyesi personeline 30 Mart öncesine nazaran daha bir hareketlilik, daha bir çalışkanlık hâkim, turistler gelip gitmeye başladı.
Anlayacağınız her şey güllük gülistanlık, her şey süt liman…
Şimdi bazılarınız diyecektir ki; “Dur bakalım birader, karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu. Önümüzdeki dönem Adem Başkan’ın ve ekibinin icraatlarına bir bakmak lazım.”
Doğrudur, haklısınız, MHP’li Alanya Belediyesi ile AKP’li Antalya Büyükşehir Belediyesi uyumlu çalışacak mı, Ankara’dan yeterli hizmet gelecek mi? Bu ve benzer soruların yanıtını önümüzdeki süreçte hep birlikte alacağız.
Ama diyeceğim şudur ki…
Bekir Hoca’m doğru söylüyor.
Sipahioğlu’suz geçen iki haftada hayat rutin akışında seyir ediyor. İnsanlar işine gücüne bakıyor. Her şey normal!