Değerli Okurlarım, bugün kalbim buruk, zihnim sorularla dolu. Hepimizin nefes aldığı, Alanya’nın turizm kalbi, o eşsiz doğa harikası Dim Çayı’na bugün gitmek istesek, gidecek bir yerimiz kalmadı. O cıvıl cıvıl piknik alanları, o huzur dolu köşeler maalesef yerle bir olmuş durumda.

Başka Alanya yok! Cennetten bir köşe olan güzel Alanya’mız son zamanlarda büyük sınavlardan geçiyor. Her sene bu zamanlar esnafımız, büyük bir heyecanla yeni sezon için hazırlıklar yapar, baharı beklerdi. Ancak bu yıl tablo çok farklı. Şimdi herkesin aklında aynı soru: Dim Çayı yeniden eski günlerine dönecek mi? Esnafın emeği, yatırımı ne olacak? O kadar üzgünüm ki, bazen kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor…

Evet, kabul ediyorum; bardaktan boşalırcasına, betonun bile dayanamadığı olağanüstü bir yağış yaşadık. Sadece yağmur değil, adeta gökyüzü üzerimize boşaldı... Çatılar çöktü, tabelalar kâğıt gibi uçuştu, o her zaman hayranlıkla izlediğimiz deniz dev dalgalarla hırçınlaştı ve maalesef birçok yuvaya, evlere sular girdi.

Evet, biz güneyliyiz, biz bir sahil kentiyiz; fırtınayı da biliriz, hırçın denizi de. Bunlar doğanın bir parçası, belki de bizim için 'olağan' tablolar... Ama artık şunu yüksek sesle sormanın vakti gelmedi mi? Bu zararı en asgariye indirmenin, bu yıkımı önlemenin mutlaka bir yolu olmalı! Modern dünyada teknoloji ve mühendislik bu denli ilerlemişken, Alanya’mız her yağmurda aynı çaresizliği yaşamaya mahkum değildir."

Tek tesellimiz, can kaybı yaşamamış olmamızdır. Ancak her sağanak yağmurda bu korkuyla mı uyanacağız?

Avrupa’da bu işler nasıl yürüyor? Almanya’da doğup büyümüş, dünyayı gözlemlemiş bir dostunuz olarak şunu sormadan edemiyorum: Neden benzer iklimleri yaşayan yurt dışı şehirlerinden bu denli yıkıcı haberler gelmiyor? Barajın taşmasını önlemek, o coşkun suları esnafa ve doğaya zarar vermeden ehlileştirmek için mutlak bir teknik çözüm olmalı. Mühendis değilim ama biliyorum ki; akıl ve bilimle doğayı dizginlemek mümkün. Neden her yıl aynı senaryoyu izlemek zorundayız?

Değerli okurlarım, felaketin hemen ertesi günü sizler için yollara düştüm. Dim Çayı’nın o hırçın halini, turizmin kalbindeki o dramatik tabloyu bizzat kameraya aldım. Bu acı tabloyu tüm çıplaklığıyla görmek isterseniz, YouTube kanalım Sevda Altunsoy #ÇatKapıZiyaret'te hazırladığım "Sel Felaketi / Dim Çayı Sular Altında" bölümünü izleyebilirsiniz.

Alanyamıza geçmiş olsun. Tekrarı olmaması ve yaraların bir an önce sarılması dileğiyle…