Bu tanımlamaya kim ne diyebilir ki? Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında kapitülasyonlardan neler çektiğini o günleri yaşayanlar çok iyi bilirler ve çoğu bu acılı günler için yaşadıklarını kitaplaştırmışlardır. Uzağa gitmeye...
Bu tanımlamaya kim ne diyebilir ki? Osmanlı İmparatorluğunun son zamanlarında kapitülasyonlardan neler çektiğini o günleri yaşayanlar çok iyi bilirler ve çoğu bu acılı günler için yaşadıklarını kitaplaştırmışlardır. Uzağa gitmeye hiç gerek yok. 1970'li yıllarda Başbakan Demirel’in "Elçilerimizin maaşını ödeyemiyoruz, bir sente muhtacız" yakınması hafızalarımızda güncelliğini muhafaza etmektedir. IMF, Dünya Bankası bu hususta hükümetlerimize kan kusturmuş, memur maaşlarına vergi konulmasına kadar her ekonomik konuya el koymuş ve ikide bir denetçilerini göndererek yapılanları kontrol ederek adeta bağımsızlığımızı sorgulanır hale düşürmüştür. Ekonomisi zayıf olan devletlerin dış işlerindeki durumu da zayıftır ve devletler arasındaki saygınlığı da bir o kadar zayıf olmaktadır. Ülkemiz, artık bu durumunu atlatmış, artık IMF'ye bile borç verecek konuma gelmiştir. Dolayısıyla, devletler arasındaki saygınlığı artmış, sözü dinlenir duruma gelmiştir. Dünyada ekonomisi ivme kazanan devletler arasında ikinci sırada yer almıştır.
PKK terör örgütü ve diğer şer güçleri bertaraf edildiği anda ülkemizin dünya devletleri arasında daha çok sözü dinlenir bir devlet olacağından ve memleketimizin her yönüyle şaha kalkacağından şüphemiz yoktur. Duamız devletimizin her karşı koymaya rağmen başarılı olması içindir.