Antalya Büyükşehir Belediyesi, son günlerde sosyal medya üzerinden gündeme getirilen Altıntaş ve Çalkaya bölgelerindeki imar ve ruhsat iddialarına ilişkin resmi bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu bölgedeki inşaat alanlarının yasal sınırları aşmadığı ve tüm süreçlerin mevzuata uygun yürütüldüğü bildirildi.
Belediye yetkililerinin aktardığına göre, bölgedeki imar düğümünün çözümü için ilk resmi adımlar 2018 yılında atıldı. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 8 Ekim 2018 tarihli kararı doğrultusunda 1.485 hektarlık alanı kapsayan 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı yürürlüğe girdi. Bu planlama aşamasında, mülga Çalkaya Belediyesi döneminden devredilen ruhsatların müktesep hakları yasal güvence altına alındı.
İNŞAAT ALANI LİMİTLERİ AŞILDI MI?
Tartışmaların merkezinde yer alan 'fazladan inşaat alanı' iddiaları belediye tarafından kesin bir dille reddedildi. Yapılan düzenlemelerin, ilk ruhsatlarda belirtilen toplam inşaat metrekarelerini artırmadığı vurgulandı. Mevcut projelerdeki güncellemelerin; yeni deprem yönetmelikleri, yangın güvenliği, otopark standartları ve enerji verimliliği gibi zorunlu mevzuatlara uyum sağlamak amacıyla yapıldığı ifade edildi.
HUKUKİ SÜREÇ NASIL SONUÇLANDI?
Konunun adli boyutunda da sürecin tamamlandığı aktarıldı. Danıştay 1. Dairesi, iddialar üzerine açılmak istenen soruşturma iznini iptal ederek kararı kesinleştirdi. Bu yargı kararıyla birlikte, bölgede yürütülen ruhsatlandırma ve imar işlemlerinin hukuka uygun olduğu resmi olarak tescillenmiş oldu. Mülkiyet haklarının korunması ilkesi çerçevesinde atılan adımların, bölgenin planlı gelişimine zemin hazırladığı belirtildi.
TİCARİ REKABET VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Sektör temsilcileri ve belediye kaynakları, iddiaların arkasında firmalar arası ticari rekabetin yattığını değerlendiriyor. Rakiplerin kendi ruhsat süreçlerindeki eksiklikleri örtbas etmek ve hedef şaşırtmak amacıyla sosyal medya üzerinden kamuoyu baskısı yaratmaya çalıştığı öne sürüldü. Yetkililer, bu tür asılsız tartışmaların genel gayrimenkul pazarına zarar verebileceği uyarısında bulunarak, vatandaşların yalnızca resmi kurum kayıtlarını ve kesinleşmiş yargı kararlarını dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.




