Altın fiyatlarında yılın ilk aylarında görülen güçlü yükselişin ardından başlayan dalgalı seyir, ağustos ayında yeniden yukarı yönlü bir görünüme döndü. Ons altın ay boyunca yüzde 10 yükselerek 4 bin 449 dolar seviyesinde kapanış yaptı. Böylece değerli metal, son 7 ayın en güçlü aylık performansını kaydetti. Piyasalardaki hareketin merkezinde ABD para politikasına ilişkin beklentiler, tahvil faizleri ve doların seyri yer aldı.
YILIN İLK AYLARINDA SERT HAREKETLER YAŞANDI
Altın 2026 yılına hızlı bir yükselişle başlamış, ons fiyatı ocakta yüzde 12,4, şubatta ise yüzde 8,5 değer kazanmıştı. Daha sonraki aylarda ise tablo tersine döndü. Ons altın martta yüzde 11,3, nisanda yüzde 1, mayısta yüzde 1,8 ve haziranda yüzde 11,7 geriledi. Temmuzdaki yüzde 0,9'luk sınırlı artışın ardından ağustos ayında yeniden güçlü alımlar öne çıktı.
Bu dalgalanmalarda jeopolitik gelişmelerin yanı sıra enerji fiyatları, küresel enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının para politikasına ilişkin öngörüler etkili oldu. ABD/İsrail-İran savaşının başlamasıyla petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş enflasyon endişelerini artırırken, merkez bankalarının daha sıkı para politikasına yönelebileceği beklentisi değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Güvenli liman arayışının dönem dönem dolara yönelmesi de altının fiyatlamasını etkileyen unsurlar arasında yer aldı.
ABD TAHVİL PİYASASI ALTININ YÖNÜNDE ETKİLİ OLDU
Ağustosta görünümün değişmesinde ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler önemli rol oynadı. ABD Hazinesinin uzun vadeli tahviller için geri alım operasyonlarını büyütme yönündeki adımı tahvil getirilerinde gerilemeye ve dolarda zayıflamaya yol açarken, altın fiyatları bu gelişmeye güçlü yükselişle karşılık verdi. ABD Hazinesi söz konusu işlemlerin temel amacının piyasa likiditesini desteklemek olduğunu belirtirken, piyasalarda uzun vadeli faizlerin seyri değerli metaller açısından yakından izlenen göstergelerden biri haline geldi.
FAİZ BEKLENTİSİ ALTINI NASIL ETKİLİYOR?
Altın doğrudan faiz getirisi sağlayan bir yatırım aracı olmadığı için ABD tahvil faizlerindeki değişimler fiyatlama açısından önem taşıyor. Tahvil getirilerinin yükselmesi, yatırımcıların faiz getirisi sağlayan varlıklara yönelmesini teşvik ederek altının alternatif maliyetini artırabiliyor. Getirilerin gerilemesi ise ters yönde etki oluşturabiliyor. Doların değer kaybetmesi de uluslararası piyasalarda dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından görece daha erişilebilir hale gelmesini sağlayabiliyor.
FED'E İLİŞKİN BEKLENTİLER YAKINDAN İZLENİYOR
ABD'den gelen enflasyon ve istihdam göstergeleri, Fed'in bundan sonraki faiz adımlarına ilişkin beklentilerin sürekli yeniden fiyatlanmasına neden oluyor. Ağustos içinde bazı ekonomik göstergelerin enflasyon baskısının hafifleyebileceğine işaret etmesi faiz artışı beklentilerini dönemsel olarak zayıflatırken, Fed yetkililerinin enflasyona yönelik temkinli yaklaşımı oynaklığın devam etmesine yol açtı. Bu nedenle altının yönü açısından yalnızca Fed'in faiz kararları değil, karar metinleri, ekonomik veriler ve ABD tahvil getirilerindeki hareket de önem taşıyor.
GÜMÜŞ ALTINDAN DAHA HIZLI YÜKSELDİ
Değerli metallerdeki toparlanma yalnızca altınla sınırlı kalmadı. Gümüşün ons fiyatı ağustos ayında yüzde 15,4 artarak 66,5 dolara yükseldi ve aylık performansta altını geride bıraktı. Gümüş hem yatırım aracı hem de sanayi girdisi olarak kullanıldığı için fiyatı para politikası beklentilerinin yanı sıra küresel ekonomik faaliyet ve endüstriyel talepteki değişimlere karşı da hassas olabiliyor.
TÜRKİYE'DE GRAM ALTIN İÇİN DOLAR/TL DE BELİRLEYİCİ
Uluslararası piyasalarda altının temel göstergesi ons fiyatı olsa da Türkiye'deki yatırımcı açısından gram altının seyri farklı bir dinamiğe sahip. Gram fiyatının oluşumunda küresel ons altının yanı sıra dolar/TL kuru da belirleyici olduğundan, ons altındaki düşüş veya yükseliş iç piyasaya aynı oranda yansımayabiliyor. Daha önce aktardığımız güncel altın fiyatlarında da görüldüğü gibi, Türkiye'de altın fiyatlarını değerlendirirken küresel değerli metal piyasası ile döviz kurunun birlikte takip edilmesi gerekiyor.
YATIRIMCILAR HANGİ GÖSTERGELERİ İZLİYOR?
Önümüzdeki dönemde altın ve gümüş piyasasında Fed'in para politikası sinyalleri, ABD enflasyon ve istihdam verileri, tahvil getirileri, doların küresel seyri ve jeopolitik gelişmeler öne çıkacak. Değerli metaller kısa sürelerde sert fiyat hareketleri gösterebildiğinden, yalnızca geçmiş aylardaki yükseliş veya düşüş oranlarına bakılarak gelecekteki fiyat yönünün kesin biçimde öngörülmesi mümkün değil. Özellikle kısa vadeli işlem yapan yatırımcılar açısından küresel veri takvimi ve merkez bankalarından gelecek açıklamalar fiyat oynaklığının yönü ve büyüklüğü üzerinde etkili olmaya devam edecek.




