Finans analisti İslam Memiş, katıldığı canlı yayında küresel piyasalarda son aylarda belirleyici olan jeopolitik risklerin yanı sıra ABD ekonomisinden gelecek verilerin yeniden öne çıkmaya başladığını söyledi. Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve ABD-İran geriliminin piyasalardaki fiyatlamayı değiştirdiğini belirten Memiş; altın, gümüş, Bitcoin, dolar ve borsa yatırımcılarının önümüzdeki dönemde ekonomik göstergeleri daha yakından takip edeceğini ifade etti.

FED BEKLENTİLERİ HIZLA DEĞİŞTİ

Memiş, Fed’in faiz politikasının küresel piyasaların yönü açısından kritik başlıklardan biri olduğunu belirterek, kısa süre önce yaklaşık yüzde 32 seviyesinde bulunan faiz artırımı beklentisinin yüzde 66-70 bandına kadar yükseldiğini söyledi. Piyasa verileri de beklentilerde kısa sürede önemli bir değişim yaşandığını gösterdi. Eylül ayındaki Fed toplantısına yönelik vadeli piyasa fiyatlamalarında faiz artırımı olasılığı bir ara yüzde 68-70 düzeyine yaklaşırken, ekonomik veriler ve piyasa hareketleriyle bu oranların gün içinde değişebildiği görüldü.

Fed’e ilişkin bu olasılıklar doğrudan bir faiz kararı anlamına gelmiyor. Piyasalarda kullanılan Fed faiz olasılıkları, ağırlıklı olarak federal fon vadeli işlemlerinin fiyatlarından hesaplanıyor. Bu nedenle istihdam, enflasyon, ekonomik büyüme ve tüketim gibi yeni veriler açıklandıkça beklentiler hızla değişebiliyor. Fed’in nihai kararı ise para politikası toplantısında ekonomik görünüm ve fiyat istikrarına ilişkin değerlendirmelerin ardından veriliyor.

2027 asgari ücret ne kadar olacak? Zam senaryoları hesaplandı
2027 asgari ücret ne kadar olacak? Zam senaryoları hesaplandı
İçeriği Görüntüle

ABD VERİLERİ YENİDEN PİYASANIN ODAĞINDA

Memiş’e göre son aylarda jeopolitik gelişmeler ekonomik göstergelerin önüne geçerken, bundan sonraki süreçte ABD’den gelecek verilerin ağırlığı artabilir. Fed açısından özellikle enflasyonun seyri ile iş gücü piyasasının durumu para politikasının belirlenmesinde temel göstergeler arasında bulunuyor. Beklentilerden güçlü ekonomik veriler faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği veya artırılabileceği yönündeki fiyatlamayı destekleyebilirken, ekonomik aktivitedeki belirgin yavaşlama ise piyasalarda farklı bir faiz senaryosunun öne çıkmasına yol açabiliyor.

PETROL FİYATLARI ENFLASYON ENDİŞESİNİ ARTIRIYOR

ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine işaret eden Memiş, Brent petrolün varil fiyatının 96 dolar seviyesine kadar yükseldiğini ve 90 doların üzerinde seyrettiğini aktardı. Uluslararası piyasalarda da Orta Doğu kaynaklı risklerin petrol fiyatlarını yukarı taşıması, enflasyon ve Fed politikası açısından önemli bir unsur olarak izleniyor. Enerji maliyetlerindeki kalıcı yükseliş; ulaşım, üretim ve lojistik kanalları üzerinden tüketici fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği için merkez bankalarının kararlarını da dolaylı biçimde etkileyebiliyor.

DOLAR VE DEĞERLİ METALLERDE FAİZ ETKİSİ

Memiş, dolar endeksinin 98 seviyesine kadar gerilemesinin ardından yeniden 99'un üzerine çıktığını, euro-dolar paritesinin ise 1,1580 seviyesini görmesinin ardından 1,16 civarında hareket ettiğini belirtti. ABD faiz beklentilerindeki değişimler dolar, tahvil faizleri ve değerli metaller arasında güçlü bir fiyatlama ilişkisi oluşturuyor. Genel olarak yüksek faiz beklentileri faiz getirisi bulunmayan altın ve gümüş üzerinde baskı yaratabilirken, jeopolitik belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebi bunun tersine çalışabiliyor. Bu nedenle değerli metallerde yalnızca Fed kararlarının değil, doların seyri, tahvil getirileri ve jeopolitik gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

YATIRIMCILAR İÇİN VERİ TAKVİMİ ÖNEM KAZANIYOR

Memiş, piyasaların yaklaşık 7-8 aylık süreçte belirsizlik ve baskı altında kaldığını, yatırımcıların daha sakin bir döneme ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Küresel piyasalarda yüksek oynaklığın yaşandığı dönemlerde ekonomik veri takviminin takip edilmesi önem taşıyor. Özellikle Fed toplantıları öncesinde açıklanan istihdam ve enflasyon göstergeleri faiz beklentilerini değiştirebildiği için döviz, değerli metaller, kripto varlıklar ve hisse senedi piyasalarında kısa süre içinde sert fiyat hareketleri görülebiliyor.

ABD'DE ARA SEÇİM SÜRECİ DE TAKİP EDİLİYOR

ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimlere de değinen Memiş, Başkan Donald Trump'ın yüksek enflasyon, güçlü dolar, yüksek faiz, belirsizlik ve yüksek petrol fiyatlarıyla seçim sürecine girmek istemeyeceğini savundu. ABD'deki ara seçimlerde Temsilciler Meclisi üyelerinin tamamı ile Senato üyelerinin yaklaşık üçte biri için seçim yapılıyor. Bu nedenle ekonomik görünüm, hayat pahalılığı, enerji fiyatları ve para politikasının seçmen davranışı üzerindeki olası etkileri siyasi gündemin de önemli başlıkları arasında bulunuyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER FİYATLAMAYI ZORLAŞTIRIYOR

İran'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Memiş, ülkedeki farklı kesimlerin çatışmaların devamı veya sona ermesi konusunda farklı yaklaşımlara sahip olduğunu savundu. Jeopolitik gerilimlerin finans piyasalarındaki etkisi yalnızca petrol ile sınırlı kalmıyor. Enerji arzının kesintiye uğrama ihtimali, uluslararası taşımacılık güzergâhlarındaki riskler ve ticaret maliyetlerindeki değişimler; enflasyon beklentilerinden döviz piyasalarına kadar geniş bir alanda fiyatlamaları etkileyebiliyor.

ŞANGHAY ZİRVESİ VE KÜRESEL EKONOMİK DENGELER

Memiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'ne de değinerek küresel ölçekte siyasi ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği görüşünü dile getirdi. Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'ne katıldı. Türkiye'nin örgütle iş birliğini geliştirme yaklaşımı; enerji, ulaştırma, ticaret ve bölgesel ekonomik ilişkiler açısından da önem taşıyor. Küresel piyasalarda ABD ve Avrupa merkezli para politikalarının yanı sıra Asya'daki ekonomik ve siyasi iş birliklerinin seyri de sermaye hareketleri ve uluslararası ticaret açısından yakından izleniyor.

Memiş'in değerlendirmeleri, önümüzdeki dönemde piyasaların tek bir gelişme üzerinden okunmasının güçleştiğine işaret ediyor. Fed'in faiz politikası, ABD'den gelecek ekonomik veriler, petrol fiyatları ve Orta Doğu'daki gelişmeler aynı anda dolar, altın, gümüş, Bitcoin ve hisse senedi piyasalarında farklı yönlerde etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle piyasalardaki anlık faiz olasılıklarının kesin karar olarak değerlendirilmemesi, ekonomik göstergeler ile merkez bankalarının resmi açıklamalarının birlikte izlenmesi önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi