Önceki yazımda, Genelkurmay Başkanının ve görevdeki komutanların genelde TSK'na, özelde, askerlere ve generallere, amirallere şu sıra reva görülen saldırılara ve muameleler karşısında suskun kalmalarından dert yanmıştım. Bu suskunluk,...

Önceki yazımda, Genelkurmay Başkanının ve görevdeki komutanların genelde TSK’na, özelde, askerlere ve generallere, amirallere şu sıra reva görülen saldırılara ve muameleler karşısında suskun kalmalarından dert yanmıştım.
Bu suskunluk, aynı aymazlık, tepkisizlik, maalesef, şimdi necip halkımızda da var. Balyoz davası sanıklarından emekli Albay Suat Aytın, son duruşma esnasında bu acısını dile getirmiş: "Sokak köpeklerinin haklarını savunmak için yürüyüş yaparken, Peygamber ocağı ordunun itibarının zedelenmesine göz yumulmuştur. İleride halkımız bunun bedelini ödeyecektir!"
Çok haklı, halkımız TSK’ne yapılanları kanıksadı. General ve amirallerin her gün ve gece, adi suçlular gibi yakalanmaları, ahvali adiyeden oldu…
Türk milletini ordusuna güveni ve saygısının derecesi dünyada örnek olarak gösterilirdi ama, galiba, milletin ordusuna karşı güvenini sarsmak ve halkın ordusu konusundaki hassasiyetini zayıflatmak operasyonu başarılı olmuş. Halk spor kulüpleri için eylemler yapıyor, fakat ordusu için artık kılını kıpırdatmıyor. Ne acı! Albayın dediği gibi bu aymazlığın bedeli ağır ödenecek!
***
“Ne polis, ne asker”... Bilin bakalım nedir? “Alternatif Ordu”... Her şeyin mesela tıbbın alternatifi olur da, ordunun da alternatifi olmaz mı? Mesela “Nizam-ı Cedit" olur… ”Hudutlar Birlikleri", "Özel Harekat Polisi"... Şimdi sırra TBMM özel birliklerinde... TBMM’nin özel bir ordu taburu tarafından korunması ve bu taburun orada konuşlanması öteden beri bazılarını, aydınları rahatsız eder. Bunu “askeri vesayetin" simgesi ve gücü sayarlar. İşte, şimdi TBMM askerlerden arınacak ve vesayet kalkacak, milletin meclisi kendi ordusunun tehlikesinden kurtarılacak! İnisiyatif, devlet adamı olarak bildiğimiz TBMM Başkanı Cemil Çiçek’te... Meğer o da Türk ordusundan rahatsızmış… Ha gayret! Çankaya'dan Muhafız Alayını da çekin… Oranın korumasını da özel alternatif kıtaata verin. Cumhurbaşkanı dünden razıdır. Mustafa Kemal döneminden kalma bir gelenek, ”Muhafız Alayının" yerine özel “Hassa Alayı”… Padişahlığa da çok yaraşır!
***
TBMM yeni özel alternatif ordusunu ve sonra Çankaya “Hassa Alayı"nın “komutanları” ve kadrosu da herhalde, Hocaefendi'nin polis akademisinde ve okullarında yetiştirmeleri olur. Bu yeni alternatif birlikler de, hini hacette gerçek orduyla çatışma ihtimaline karşı ağır silahlarla teçhiz etmeleri gerekecek. Acaba aklı evveller, başka sorunlar yetmiyormuş gibi güvenlik, kolluk kuvvetler arasına rekabetten öte nifak soktuklarının farkındalar mı?
***
Dünkü yazımda Türk ordusuna yapılan tasallutlara komutanların suskun kalmasından şikayetçi olmuştum. Acaba Genelkurmay Başkanı ve Yüksek Komuta Heyeti bu oyun karşısında, yetkilerinin kısıtlanması, hatta elinden alınması ve asıl Türk ordusunun “alternatifleştirilmesi" karşısında da suskun mu kalacaklar? Her şey bir tarafa, bu projelerin ülke savunmasını nasıl zaafa uğratacağını, "askerlik ilmi” bakımından eleştirmeyecekler mi?
Kürtçüler, Türkiye’yi bölecek derken biz kendimizi, gücümüzü, en yüksek katlardan kendimiz bölüyoruz!
Son TBMM Özel Birliği projesiyle mesele prestij yetki rekabeti ve kıskançlığı meselesi olmaktan çıktı. Açık adıyla, sanıyla, namıyla TSK'ne alternatifler hazırlanıyor ve böylelikle Türk ordusu gittikçe pasifize ediliyor… Yakında ve özellikle yeni Anayasa'daki bu operasyonun yeni maddeleri görülecek ve sonunda Türk ordusu ancak Lüksemburg ordusu gibi Saray Muhafızlığı yapacak… İçimizde bunları yapanlar varken, düşmanlara ne hacet!
***
Balyozdan tutuklu eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan, yüksek komuta heyetine; "Bizim miadımız doldu… Gençleri koruyun” diye seslenmiş. Bu sese de kulak verin!