TAMAM, Saadet Partisi tarafından manevi bakış açısıyla verilen demeçlere, ahlaki dünyanın merkezine koyarak terörizmden kansere kadar bütün sorunları çözmelerine alışmıştık. Ancak olay bambaşka bir noktaya gidiyor gördüğüm kadarıyla,...

TAMAM, Saadet Partisi tarafından manevi bakış açısıyla verilen demeçlere, ahlaki dünyanın merkezine koyarak terörizmden kansere kadar bütün sorunları çözmelerine alışmıştık.
Ancak olay bambaşka bir noktaya gidiyor gördüğüm kadarıyla, demeçler gittikçe anlamsızlaşıyor.
Özellikle dün Yeni Alanya’da çıkan açıklamaları beni benden aldı.
Saadet Partisi, üç gün önce Habertürk'te yayınlanan “sırtından bıçaklanan kadın fotoğrafı” rezaletini, kadına yapılabileceklere örnek olarak göstermiş.
Bir dakika, bir dakika...
Nasıl yani?
Siz bu resmin bu şekilde, üstü çıplak bir şekilde bıçaklanmış olarak yayınlanmasını eleştirmiyorsunuz, tam tersine “kadına yapılabileceklere bir örnek” olarak gösterip tasvip ediyorsunuz, öyle mi?
Olabilecek en eften püften şeyleri eleştirip üzerlerine inanç sıvamaya çalışırken bu çok normal bir durum ve inançlara uygun, öyle mi?
Pardon ama nasıl bir maneviyat duygusu bu?
Sırtından bıçaklanarak öldürülmüş bir kadının cesedi bütün çıplaklığıyla gazeteye basılmış ama siz bunu “örnek” olarak gösteriyorsunuz...
Nasıl yani?
Her ortamda manevi naralar atmayı bilirken bunu nasıl eleştirmezsiniz, nasıl normal bir şey olarak karşılarsınız?
Ahlaki açıdan birazcık kendini yükümlü hisseden her insan bu resmi eleştirirdi, kusura bakmayın.
Sadece inançlar üzerinden politika yaptığınızı gösterir nitelikte bir şey bu, başka da bir şey değil.
Hemen ardından gelenler anlamsızlık merdivenleri öyle hızlı tırmanıyor ki, şaşırıp kalıyorsunuz.
Kadına karşı şiddeti engellemek için televizyondaki yayınları değiştirmek gerekiyormuş, televizyonda yayınlananlar aile yapısını bozduğu için böyle bir şey yaşanıyormuş.
Nasıl yani?
Yani, siz bunu nasıl bir mantığa oturttunuz da söylediniz ki? Ne demek şimdi bu, anlamı nedir?
Kadına şiddetin tek bir sebebi var, o da diğer birçok şiddet olayının da sebebi olan adaletsiz gelir dağılımı.
Kendini parası olanın “büyük” olduğu bir düzende “küçük” hisseden erkek, kendini “büyük” ve “güçlü” hissetmek için eşine şiddet uyguluyor, daha doğrusu durumun acısını eşinden çıkarıyor.
Hepsi bu, başka da bir şey değil.
Televizyonda yayınlanan programlarla bunun ne ilgisi, ne alakası var Allah aşkına?
Bir politikacı ağzından çıkanları ölçüp tartıp ondan sonra konuşur.
Lütfen siz de öyle yapın!