Sosyal medyada yayılan kısa bir cep telefonu görüntüsü, eşinden şüphelenen bir kişinin yaşadığı adrese giderek karşılaştığı anları kaydetmesi nedeniyle tartışma yarattı. Paylaşılan bilgilere göre kişi, eşinin mesajlaşmalarını takip ettikten sonra bulunduğu adresi belirledi ve burada eşini başka bir erkekle karşı karşıya buldu. Görüntülerde taraflar arasında sözlü gerilim yaşandığı görülürken, kaydın sonrasına ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

KISA GÖRÜNTÜ SOSYAL MEDYADA YAYILDI

Yaklaşık 15 saniyelik olduğu belirtilen görüntülerde kaydı yapan kişinin eşine “Kim bu adam?” diye tepki gösterdiği, ardından diğer kişiye kim olduğunu sorduğu duyuluyor. Kadının ise durumu açıklamaya çalıştığı görülüyor. Görüntünün sona ermesinin ardından taraflar arasında ne yaşandığı, herhangi bir şikâyette bulunulup bulunulmadığı veya olayın adli makamlara taşınıp taşınmadığı konusunda kamuoyuna yansıyan teyitli bir açıklama bulunmuyor.

MESAJLARI TAKİP ETMEK HUKUKİ SORUN DOĞURABİLİR

Olay, eşler arasındaki güven tartışmasının yanı sıra haberleşmenin ve özel hayatın gizliliği açısından da önem taşıyor. Türk Ceza Kanunu'nun 132'nci maddesi kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini koruma altına alıyor. Başkasına ait mesajların kişinin rızası dışında ve özel bir çabayla okunması, olayın gerçekleşme biçimine göre hukuki ve cezai değerlendirmeye konu olabiliyor. Yargıtay kararlarında da internet, telefon, elektronik posta ve benzeri araçlarla gerçekleştirilen özel haberleşmelerin gizlilik kapsamında değerlendirilebildiği görülüyor.

Kepez'de 4 bin katılımlı protokol düğünü
Kepez'de 4 bin katılımlı protokol düğünü
İçeriği Görüntüle

GÖRÜNTÜYÜ KAYDETMEK VE YAYMAK AYRI DEĞERLENDİRİLİYOR

Benzer olaylarda yalnızca mesajların nasıl elde edildiği değil, kişilerin özel yaşam alanlarında görüntü veya seslerinin kaydedilmesi ve daha sonra üçüncü kişilerle paylaşılması da önem taşıyor. TCK'nın 134'üncü maddesi özel hayatın gizliliğinin ihlalini düzenlerken, gizliliğin görüntü veya ses kaydı yoluyla ihlal edilmesini ve özel hayata ilişkin kayıtların hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesini ayrıca yaptırıma bağlıyor. Bu nedenle bir görüntünün sosyal medyada yayımlanması, kaydın alınmasından bağımsız olarak ayrıca hukuki incelemeye konu olabiliyor.

YARGITAY KARARLARINDA SOMUT OLAY VURGUSU

Yargıtay'ın haberleşmenin gizliliğine ilişkin kararları, her kaydın veya mesaj erişiminin otomatik olarak aynı hukuki sonucu doğurmadığını gösteriyor. Haberleşmeye kimin taraf olduğu, mesajların nasıl elde edildiği, kaydın hangi ortamda gerçekleştirildiği, içeriğin üçüncü kişilere veya kamuoyuna açıklanıp açıklanmadığı ve özel hayat alanına müdahalenin niteliği değerlendirmede belirleyici olabiliyor. Bu nedenle sosyal medyaya yansıyan benzer vakalarda yalnızca kısa görüntülerden hareketle taraflardan birinin suç işlediği sonucuna varılması hukuken doğru değil.

ÖZEL HAYAT ANAYASAL GÜVENCE ALTINDA

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 20'nci maddesi özel hayatın ve aile hayatının gizliliğini güvence altına alırken, haberleşme özgürlüğü de anayasal koruma altında bulunuyor. Anayasa Mahkemesi kararlarında özel hayatın gizliliği ile haberleşme hürriyetinin korunmasına yönelik değerlendirmeler bulunuyor. Dolayısıyla eşler arasındaki uyuşmazlık veya sadakat tartışması, kişilerin özel hayat ve haberleşme gizliliğine ilişkin haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.

BENZER DURUMLARDA NE YAPILMALI?

Uzmanların hukuki değerlendirmelerinde, aile içindeki ciddi uyuşmazlıklarda kişilerin karşı tarafın telefonuna veya hesaplarına izinsiz erişmek, gizli kayıt almak ya da görüntüleri sosyal medyada paylaşmak yerine yasal yollara başvurmasının önemine işaret ediliyor. Boşanma veya başka bir hukuki süreçte kullanılmak istenen dijital verilerin delil niteliği ise elde edilme yöntemine ve somut olayın koşullarına göre mahkemeler tarafından değerlendiriliyor. Olası tehdit, şiddet veya güvenlik riski bulunan durumlarda ise doğrudan kolluk birimlerine ve adli mercilere başvurulması gerekiyor.

OLAYIN SONRASI BİLİNMİYOR

Sosyal medyada geniş şekilde paylaşılan görüntüler taraflar arasındaki karşılaşmanın yalnızca kısa bir bölümünü gösteriyor. Kaydın ardından yaşananlara ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmadığından, tarafların birbirleri hakkında şikâyetçi olup olmadığı veya herhangi bir hukuki süreç başlatılıp başlatılmadığı bilinmiyor. Bu nedenle görüntüler üzerinden olayın devamına veya tarafların hukuki durumuna ilişkin kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Kaynak: Haber Merkezi