SEÇİM bitti, kazanan taraf MHP ve Adem Başkan oldu, fakat herkeste bir tereddüt, herkeste bir endişe, herkesin aklında tek bir soru: 'Alanya'yı kim yönetecek?” Resmi yönetici Adem Murat Yücel. MHP'den seçime girip kazanan ta kendisi....

SEÇİM bitti, kazanan taraf MHP ve Adem Başkan oldu, fakat herkeste bir tereddüt, herkeste bir endişe, herkesin aklında tek bir soru: “Alanya’yı kim yönetecek?”
Resmi yönetici Adem Murat Yücel.
MHP’den seçime girip kazanan ta kendisi.
Yasaların verdiği yetki ile artık ağzından çıkacak her kelime emir niteliğinde.
O aksini istemezse, meclisin yarısından çoğu birleşse bile Alanya’da gram bir değişim olmaz.
Neden mi?
Çünkü biz bunu 2009-2014 arası yaşadık, gördük.
“Başkan ne diyorsa o” felsefesi adeta zihinlerimize kazındı mı, kazındı.
Örneğin, eğer ileride Adem Başkan’ın hoşuna gitmeyen, istemediği, Alanya’nın menfaatine gördüğü veya görmediği bir konu Belediye Meclisi’ne gelir de Adem Başkan bunu reddederse, özellikle AKP’li meclis üyelerinin ağzını açmamaları gerekir.
***
Çünkü aynı durum 2009-2014 arasında yaşanmıştı, CHP’li ve MHP’li meclis üyeleri ne kadar bastırırsa bastırsın, AKP’li Belediye Başkanı “Nuh” demiş, fakat “Peygamber” dememişti.
Örnekse, Batı Girişi meselesi, örnekse, Balıkçılar Kahvesi mevzusu.
Gelelim, hem seçim sürecinde hem de seçim sonrasında “gizli bir el” tarafından kamuoyuna pompalanan, muhtemelen sizlerin de kulağına gelen bir dedikoduya…
Deniliyor ki: “Tamam, seçimler yapıldı bitti. Resmi olarak Belediye Başkanı Adem Murat Yücel gözüküyor ama Alanya’yı sadece o yönetmeyecek. Adem Başkan’ın yaşı genç olduğu için, ufacık Kestel’den gelip Büyük Alanya’ya nefesi yetmeyeceği için müdahaleler çok olacak. Özellikle Cafer Hoca, buna mukabil iki Abdullah Başkan (Sönmez/Öztürk) ve en önemlisi Kerim Aydoğan, yönetime çok karışacak. Yeni mecliste beldelerden ‘beş başkan’ var ama bu isimler aynı zamanda Adem Başkan’a ‘eş başkan’ olacaklar.”
***
İşte, demin dediğim gibi, şimdilerde yukarıdaki bu paragraf gizli bir el tarafından gidilen her yerde söyleniyor, Adem Başkan’ın genç oluşuna atıfta bulunularak Alanya’yı yönetemeyeceği, nefesinin yetmeyeceği, bir süre sonra havlu atıp köşesine çekileceği, bu süreçten sonra iplerin Cafer Uyar kanadı, Abdullah Sönmez ve Abdullah Öztürk kanadı ile Kerim Aydoğan kanadı tarafından ele alınma mücadelesinin başlayacağı dillendirilmeye çalışılıyor.
Tıpkı… Önümüzdeki hafta mahkemesi olan Adem Başkan’ın bu son duruşmada tutuklanıp cezaevine konulacağı, bunun üzerine yönetimi “Kurtlar Vadisi” olarak adlandırılan yukarıda isimleri yazılı “kurt” siyasetçilerin devralacağı söylentisinin yayıldığı veya yayılmaya çalışıldığı gibi…
Size bir şey diyeyim mi, benim pek kıymetli okuyucularım.
***
Bilen bilir, bilmeyen buradan okuyup öğrensin.
Sene 1994.
Eli kulağında, yerel seçimler ha yapıldı, ha yapılacak.
Hasan Sipahioğlu isminde bir genç çıkıyor piyasaya.
Damlataş’a otelini daha birkaç yıl önce yaptırıp turizmciliği öğrenen, avukatlık stajını ustası merhum Ali Dizdaroğlu’nun yanında yapıp mesleğe henüz atılmış gencecik, pırıl pırıl bir siyasetçi.
Anavatan Partisi’nin yerelde ve genelde Doğru Yol Partisi ile yarıştığı bir dönemde tuttu, 1989’da DYP’den Alanya Belediye Başkanı seçilmiş beş yıllık belediyecilik deneyimi olan Cengiz Aydoğan’ın karşısına ANAP’tan aday olarak çıktı.
Bunu yaparken kaç yaşındaydı, biliyor musunuz?
Pazar akşamı seçim kazanan Adem Başkan’dan tam 3 yaş daha gençti.
Siyasete yeni giriyordu, üstelik geride bıraktığı bir belediyecilik deneyimi yoktu, tamamen üniversite diplomasına, genç oluşuna, belki soyadına ve en önemlisi meclis listesine güvenerek aday oldu, sahalara indi.
***
Tecrübeli miydi? Değildi.
Meclisindeki isimlerin yarıdan fazlası kurt siyasetçi miydi? Evet, hem de en keskin olanlarındandı.
Uzun lafın kısası, Sipahioğlu Alanya’yı yönetmeye talip olduğunda 35 yaşındaydı, Adem Murat Yücel ise 38.
Üstelik Sipahioğlu’nun özgeçmişinde “belediye başkanı” yazmıyordu, Adem Başkan’ın özgeçmişinde “on yıllık belediye başkanı” yazıyor.
Bu ve benzer sebeplerle, Adem Başkan’ın seçimi kazanmasını hazmedemeyenlere, el altından laf yayanlara, onu itibarsızlaştırmaya çalışanlara pek kulak asmayalım, gülüp geçelim diyorum.
Adem Başkan’ın avukatı falan değilim ama…
Şu birkaç sebepten dolayı “şimdilik” ses etmeyelim diyorum.
***
BİRİNCİSİ: Sevseniz de sevmeseniz de, O artık Alanya gemisinin dümenine beş yıllığına geçen bir kaptan.
İKİNCİSİ: İsteseniz de istemeseniz de, vereceği kararlarla Alanya’da ticareti de, tarımı da, turizmi de, sosyal hayatı da ihya edecek olan da o, bitirecek olan da.
Bu ve benzer sebeplerle…
Siz boş verin “Alanya’yı Kurtlar Vadisi kadrosu yönetecek, vay başımıza gelenler” deyip kendilerince bir sonraki seçime yatırım yapanları, Adem Başkan’a şans vermeye bakın.
***
(NOT: Köşe yazısını bitirip noktayı koyacağım bir sırada (saat 18.25) telefonum çaldı, baktım, arayan Kerim Aydoğan. Dün, MHP’lilerin İlçe Seçim Kurulu’na mazbata almak için gittikleri mini törende kendisi yoktu, gazeteciler olarak biz de bir sıkıntı olup olmadığını merak ettik. Bir partilinin bu durumu iletmesi üzerine beni aradığını, herhangi bir sorun olmadığını, çok acil bir işi için apar topar şehir dışına çıkmak zorunda kaldığı için geciktiğini, Alanya’ya yeni döndüğünü, hemen beni aradığı, o esnada ise Adem Başkan ile yemekte olduğunu söyledi. Halkın “Yönetime MHP geldi, iyi oldu” demesi için bir şey yapıp yapmayacaklarını sordum, “En geç bir ay içerisinde çok büyük bir bomba patlatacağız. Herkes aylarca bu dev projeyi konuşacak” dedi. “Detay alabilir miyim?” dedim, “Sonra, ama söz, ilk sana söyleyeceğim” deyip vedalaştık. Anlayacağınız, eskiden Kırat’ların, Petek’li Arı’ların yönettiği Alanya’yı bırakın bir dönem de Kurtlar yönetsin. Bakalım, iyi mi olacak, kötü mü?)