MAHMUTLAR’DA daha önce Avrupa Engelliler Rehabilitasyon Merkezi olarak planlanan ancak proje iptaliyle atıl kalan kamu alanının, Alanya Alaadin Kaykubat Üniversitesi’ne (ALKÜ) devredilerek “Bilimsel Tarım ve Endemik Bitki Müzesi”ne dönüştürülmesi talebine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan ile Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Basın Sözcüsü Alper Gencelli, söz konusu öneriyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, alanın agro-turizm amaçlı değerlendirilmesinin Alanya için stratejik bir yatırım olacağını vurguladı. Temsilciler, “Atıl kalan her kamu alanı, doğru planlama ile Alanya’nın 12 ay yaşayan bir turizm destinasyonu olmasına hizmet etmelidir. Bu öneri de tam olarak bu vizyona denk düşmektedir” dedi.
‘ALANYA’NIN TARIMSAL MİRASI TURİZMLE BULUŞTURULMALI’
Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan, projenin Alanya turizmine çok yönlü katkı sağlayacağını belirtti. Özcan, “Söz konusu alanın agro-turizm amaçlı değerlendirilmesi fikrini memnuniyetle karşılıyoruz. Agro-turizm, tarım ve turizmin birlikte yapıldığı, ekolojik sürdürülebilirlik açısından önemli bir yere sahiptir. Bu açıdan Alanya için önemli fırsatlar sunabilir. Alanya sadece deniz, kum, güneşten ibaret bir destinasyon değil. Tarımsal üretim kültürümüz, endemik bitki çeşitliliğimiz ve zengin bir doğal mirasımız var. Bu alanın Bilimsel Tarım ve Endemik Bitki Müzesi’ne dönüştürülmesi hem akademik hem de turistik anlamda çok büyük değer yaratacaktır. ALKÜ’nün bilimsel altyapısı ile bu alanın bir müzeden öte, uygulamalı eğitim, araştırma ve ziyaretçi deneyiminin birleştiği bir merkez olabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘ALANYA’NIN GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK BİR YATIRIM’
Özcan, agro-turizmin dünya genelinde hızla büyüyen bir trend olduğunu ve Alanya’nın bu alanda büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Tarımsal çeşitliliğimiz yılın 12 ayı üretim barındırıyor. Ziyaretçilerin zeytin hasadından avokado bahçelerine, yerel üretimden endemik bitki türlerine kadar deneyimleyebileceği bir merkez, dört mevsim turist çekme kapasitesine sahip olacaktır. Eğitim ve bilim turizmini destekler. Öğrenciler, araştırmacılar ve doğa meraklıları için sürekli bir cazibe merkezi oluşturur. Yerel üreticiye ekonomik katkı sağlar. Sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirir. Alanya’nın marka değerini artırır. Çevreci, bilimsel ve kültürel içerik bir araya geldiğinde uluslararası görünürlük artar” diye konuştu.
‘AGRO TURİZMİNE HİZMET EDECEK MERKEZ HALİNE GELMESİNİ SON DERECE VİZYONER BULUYORUZ’
Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) Yönetim Kurulu ve Basın Sözcüsü Alper Gencelli, “Mahmutlar’da kamuya ait, daha önce Avrupa Engelliler Rehabilitasyon Merkezi olarak planlanmış ancak atıl durumda kalan alanın, ALKÜ’ye devredilerek Bilimsel Tarım ve Endemik Bitki Müzesi ve agro-turizme hizmet edecek bir merkez haline getirilmesi yönündeki kamuoyu talebini son derece değerli ve vizyoner buluyoruz. Alanyalı turizmciler olarak bizim temel yaklaşımımız çok net: Atıl kalan her kamu alanı, doğru planlama ile Alanya’nın 12 ay yaşayan bir turizm destinasyonu olmasına hizmet etmelidir. Bu öneri de tam olarak bu vizyona denk düşmektedir. Bugün turizm master planı kapsamında üzerinde özellikle durduğumuz başlıklardan biri, turizmin çeşitlendirilmesi ve tek tip ‘deniz-kum-güneş’ algısından çıkarılmasıdır. Agro-turizm, bilimsel tarım, endemik bitki varlığı ve üniversite–turizm iş birliği; Alanya’nın doğal ve kültürel sermayesini katma değere dönüştürebilecek çok güçlü araçlardır. Bu alanın ALKÜ çatısı altında bilimsel bir merkez, yaşayan bir müze ve aynı zamanda ziyaret edilebilir bir agro-turizm destinasyonu haline gelmesi; eğitim turizmine, doğa ve deneyim odaklı turizme, yerel üreticiye ve sürdürülebilir turizm hedeflerine doğrudan katkı sağlayacaktır. Özellikle kış aylarında Alanya’ya nitelikli ziyaretçi çekebilmek, gençleri, akademiyi ve üretimi turizmin bir parçası haline getirmek istiyorsak, bu tür projeleri cesaretle desteklemek zorundayız. Bu yaklaşım, turizmi sadece tüketen değil, üreten ve öğreten bir yapıya dönüştürür. Alanya’nın geleceği; doğasına, tarımına, endemik zenginliğine ve bilimle kuracağı bağa sahip çıkmasından geçiyor. Bu proje de sürdürülebilir turizm ve agro-turizmin gelişimi açısından son derece doğru bir adımdır. Biz turizmciler olarak bu yöndeki her yapıcı girişimin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz” dedi.




