Antalya’daki büyük gecede Alanya’ya çifte ödül
Antalya’daki büyük gecede Alanya’ya çifte ödül
İçeriği Görüntüle

ALANYA başta olmak üzere Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinde 1 Nisan itibarıyla yeni sezon resmen başlıyor. Ancak sektör, bu yıl sezona küresel gelişmelerin gölgesinde giriyor. Özellikle devam eden savaşın yarattığı belirsizlik, rezervasyon süreçlerinde temkinli bir bekleyişe neden oluyor. Alanya dostu duayen turizmci Hüseyin Baraner, sezonun başlangıcında hem turizmcilere hem de esnafa önemli uyarı ve önerilerde bulundu. Baraner, mevcut tabloyu 'bekleyen ama vazgeçmeyen bir sektör' olarak tanımladı.
'HERKES TATİL YAPMAK İSTİYOR'
Turizmde talebin aslında güçlü olduğunun altını çizen Baraner, insanların artık kriz ve olumsuz haberlerden yorulduğunu vurguladı. Baraner, “Turizm sektörü bugün çok net bir psikolojinin içinde: Bekliyor ama vazgeçmiyor. Son yıllarda insanlar önce pandemiyi yaşadı, ardından bitmek bilmeyen krizler ve şimdi de savaş haberleri. Açık konuşalım: İnsanlar artık olumsuz haberlerden yoruldu, hatta bıktı. Bu yorgunluk, bu yılın en önemli gerçeğini ortaya koyuyor: Herkes tatilini yapmak istiyor. Hatta daha da ileri gideyim; insanlar bu yıl tatilini ertelemek değil, garanti altına almak istiyor” ifadelerini kullandı.
'AVRUPA KARAR İÇİN TEK CÜMLE BEKLİYOR'
Özellikle Almanya ve Almanca konuşulan ülkelerde büyük bir bekleyiş olduğuna dikkat çeken Baraner, turizm hareketinin bir habere bağlı olduğunu söyledi. Baraner, “Bugün Avrupa’da, özellikle Almanca konuşulan pazarlarda yüzbinlerce aile ekran başında, haber akışını izliyor. Kararlarını vermek için tek bir cümleyi bekliyorlar: “Savaş bitiyor” ya da “ateşkes sağlandı.” İşte o cümle geldiği anda turizm sektörü adeta patlayacak. Çünkü bekleyen rezervasyon hacmi son derece yüksek” dedi.
'İPTALLER SINIRLI, TALEP MASADA'
Sahadan gelen verilerin olumlu olduğunu belirten Baraner, Türkiye’ye yönelik büyük çaplı iptal dalgası olmadığını ifade etti. Baraner, “Bugün sahadan gelen veriler çok açık. Türkiye’ye yönelik büyük bir iptal dalgası yok. Evet, iptaller var; ama seyahat acentesi başına ortalama 0 ile 20 bin Euro arasında. Ve bunların önemli bir kısmı opsiyonlu rezervasyonlar. Yani şartlar düzeldiği anda yeniden aktive edilecek satışlar. Asıl kaybı kim yaşıyor? Online platformlar. Çünkü insanlar bir tıkla satın aldıkları tatili, yine bir tıkla iptal edebiliyor. ‘Nasıl olsa tekrar alırım’ rahatlığı en çok burada görülüyor. Ama işin ilginç tarafı şu: Fiziki seyahat acenteleri yeniden değer kazandı. İnsanlar artık danışmak istiyor. ‘İptal edelim mi, etmeyelim mi?’ diye soruyor. Bu soru bile aslında kararın henüz verilmediğini, tatilin hâlâ masada olduğunu gösteriyor. Üstelik Almanya pazarında ‘Flex’ satış modeli var. Müşteriler üç hafta öncesine kadar ücretsiz iptal hakkına sahip. Bu ne demek? Panik yok. Karar erteleniyor ama tatil planı iptal edilmiyor" dedi.
TÜRKİYE AİLE TURİZMİNDE AVANTAJLI
Türkiye’nin özellikle aile turizminde güçlü bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Baraner, bu avantajın talebi ayakta tuttuğunu söyledi. Baraner, “Bir de işin en güçlü tarafı var: Türkiye’nin aile turizmindeki üstünlüğü. Çocuklu aileler için Türkiye’deki otel konseptlerinin alternatifi neredeyse yok. Bu gerçek, talebi ayakta tutan en önemli faktörlerden biri” ifadelerini kullandı.
NİSAN AYI KRİTİK EŞİK
Turizm açısından Nisan ayının belirleyici olacağını ifade eden Baraner, savaşın uzamasının sadece turizmi değil küresel ekonomiyi de etkileyeceğini belirtti. Enerji maliyetlerinden lojistiğe kadar geniş bir zincirin risk altında olduğunu kaydeden Baraner, “Nisan ayı bu işin kader ayı olacak. Bu ay içinde dengeler netleşmek zorunda. Çünkü savaşın uzaması sadece turizmi değil, petrol fiyatları üzerinden tüm dünyada ekonomiyi vurur. Enerji maliyetleri, üretim, lojistik. Zincirin tamamı etkilenir. Turizm bu zincirin sadece bir halkası. Bu nedenle artık sadece turizm sektörü değil, küresel ekonomi de bir çözüm bekliyor. Ben açıkça söylüyorum: Bu savaşın yakın zamanda sona erdirileceğine inanıyorum. Çünkü bunun başka bir sürdürülebilir yolu yok” dedi.
'ALANYA BU YILI KAYBETMEZ'
Alanya’nın krizlere karşı dirençli bir destinasyon olduğuna dikkat çeken Baraner, bölgenin güçlü altyapısı ve pazar çeşitliliği sayesinde sezonu kaybetmeyeceğini ifade etti. Baraner, “Ve şimdi bu tabloya Alanya’dan bakmak gerekiyor. Alanya benim için sadece bir destinasyon değil; 50 yıllık bir hikâye. Bu bölgeyi yarım asırdır tanıyorum. Sayısız kriz gördü, sayısız sınavdan geçti. İlk yıllarında sadece güzeldi. Sonra büyüdü, olgunlaştı… hatta bir dönem fazlasıyla genişledi, kontrolsüz büyüdü. Ama her seferinde kendine has bir denge kurmayı başardı. Kendi ritmini buldu. Bugün yine bir çıkışın eşiğindeydi. Piyasalarda yeniden yükselişe geçmişti, doğru ürün, doğru fiyat ve doğru pazar dengesiyle ivme yakalamıştı. Tam bu momentumu yakalamışken bu kriz geldi. Ama ben şuna inanıyorum: Alanya bu yılı kaybetmez. Hem esnaf kardeşlerimiz hem otelcilerimiz için bu sezonun iyi geçeceğini düşünüyorum. Çünkü altyapı hazır, ürün güçlü, pazar var. Eksik olan tek şey psikolojik bariyerin kalkması. Ve o bariyer sadece bir haberle yıkılacak. Savaşın bittiğine dair bir haber. İşte o an, sadece Avrupa’dan değil, dünyanın birçok noktasından Alanya’ya çok yoğun bir rezervasyon akışı başlayacak” dedi.
TURİZM NEFESİNİ TUTMUŞ BEKLİYOR'
Baraner, sektörün içinde bulunduğu durumu çarpıcı sözlerle özetledi. Baraner, “Turizm şu an durmuş değil. Turizm nefesini tutmuş bekliyor. Ve savaşın bittiğine dair bir haber geldiği anda, sadece Avrupa’dan değil dünyanın birçok noktasından Alanya’ya yoğun bir rezervasyon akışı başlayacak” ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi