Alanya’da müteahhitler, artan inşaat maliyetleri ve hammaddeye erişimde yaşanan sıkıntı nedeniyle sektörün ciddi baskı altında olduğunu söylüyor. Ocak verileri de tabloyu doğruluyor.
Alanya’da inşaat sektörü son haftalarda yeniden maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Türkiye genelinde açıklanan son veriler, zaten kırılgan olan piyasada yükün daha da arttığını gösterdi. Sektör temsilcileri ise özellikle Orta Doğu’daki gerilimin, hammadde tedarik zinciri ve petrol bağlantılı girdiler üzerinde yeni bir baskı oluşturduğunu dile getiriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı Ocak verilerine göre inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 9,87, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 25,38 yükseldi. Bu artış, sahadaki üretim planlarını da doğrudan etkiliyor. Alanya gibi konut üretiminin ve yeni proje hareketliliğinin yüksek olduğu ilçelerde bu tablo daha sert hissediliyor. Alanya inşaat maliyetleri 2026 başlığında konuşulan ana mesele artık sadece fiyat değil, ürüne zamanında ulaşabilmek.
TEDARİK ZİNCİRİNDE YENİ BASKI
Alanya Müteahhitler Birliği Başkanı Mustafa Küçüker, bölgede devam eden çatışmaların piyasaya yalnızca psikolojik değil, doğrudan ticari etkiler de yaptığını belirtti. Küçüker’e göre bazı ürün gruplarında tedarik yavaşladı, bazı kalemlerde ise satışlar geçici olarak durma noktasına geldi.
Küçüker, özellikle petrol türevi girdiler ve ithal bağlantılı yapı malzemelerinde maliyet baskısının arttığını, proje teslim süresi bulunan firmaların ise yüksek fiyatlara rağmen alım yapmak zorunda kaldığını söyledi. Bu durum, hem yeni başlayacak projeleri hem de devam eden şantiyeleri ayrı ayrı zorluyor. Kısacası hesap tutmuyor.
İşin vatandaşa bakan tarafı da net. Bugün temelden başlayan bir maliyet artışı, birkaç ay sonra Alanya satılık daire fiyatları, kira beklentisi, tadilat gideri ve işçilik bedeli olarak karşıya çıkıyor. Yani mesele yalnızca müteahhidin hesabı değil; ev almak isteyenin, dükkân açacak esnafın, tadilat yaptıracak ailenin de meselesi.
FİYAT ARTIŞI GERİ GELMİYOR
Sektör temsilcilerinin dikkat çektiği bir başka başlık da fiyatların kalıcı hale gelmesi. Küçüker, küresel piyasalarda bazı emtia kalemlerinde geri çekilme yaşansa bile, bunun çoğu zaman inşaat malzemesi etiketlerine aynı hızla yansımadığını ifade ediyor. Bir ürün yükseldikten sonra eski seviyesine dönmüyor. Dönse bile çok az.
Bu yüzden firmalar yalnızca bugünün maliyetine değil, birkaç ay sonrasının belirsizliğine göre de hesap yapmak zorunda kalıyor. Bu da yeni proje iştahını düşürüyor. Alanya’da son dönemde konuşulan konut üretiminde yavaşlama ve yeni projelerde temkinli duruşun arkasında da biraz bu var.
ALANYA’DA GÖZLER HEM SAVAŞTA HEM FAİZDE
Sektörde beklenti iki başlıkta toplanıyor. İlki, bölgedeki çatışma ortamının hafiflemesiyle birlikte tedarik baskısının azalması. İkincisi ise finansmana erişimin kolaylaşması. Dünya genelinde faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi halinde, Türkiye’de de inşaat ve gayrimenkul tarafında yeni bir hareket alanı doğabileceği konuşuluyor.
Ancak sektör için asıl belirleyici unsur, maliyetlerin öngörülebilir hale gelmesi olacak. Çünkü yatırımcı önünü görmeden cesur davranmıyor, üretici de fiyat tutturmadan şantiye büyütmek istemiyor.
Alanya’da inşaatın durması yalnızca sektörü etkilemez. Emlaktan mobilyaya, seramikten nakliyeye kadar çok sayıda iş kolu bundan payını alır. O nedenle yaşanan bu sıkışma, ilçenin ekonomik nabzı açısından da yakından izleniyor.




