Burhan Dündar: "Şehrimizin hakkını sonuna kadar savunacağız"
Burhan Dündar: "Şehrimizin hakkını sonuna kadar savunacağız"
İçeriği Görüntüle

ALANYA’DA tarım sektöründe üreticilerin yaşadığı sorunlar her geçen gün daha da büyüyor. Özellikle gençlerin turizm sektörünü tercih etmesi, tarımda çalışma koşullarının zorluğu, ürünlerin yeterli gelir sağlamaması ve üreticinin pazarlama konusunda yaşadığı belirsizlikler sektördeki iş gücü sorununu derinleştiriyor. Alanya’da üretici temsilcileri, bugün tarımda çalışan nüfusun yaş ortalamasının 60’a yaklaşmasının gelecek açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, gençlerin yeniden üretimin içerisine çekilmesi için yeni ve kapsamlı desteklerin hayata geçirilmesini istiyor.
‘TARIMDA KALİFİYE ELEMAN VE ARA ELEMAN SIKINTISI YAŞIYORUZ’
Tarımda üretici yaş ortalamasının yaklaşık 59’a ulaştığını belirten Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, mevcut üretici profilinin önümüzdeki yıllarda ciddi bir iş gücü kaybıyla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Genç çiftçilere yönelik mevcut desteklerin genişletilmesini isteyen Göktepe, sıfır faizli kredi imkânlarının artırılması ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Göktepe, "Sahada üreticilerimizin en çok yaşadığı sorunlardan biri de kalifiye eleman ve ara eleman sıkıntısı. Bölgemizde turizm cazibe merkezi olduğu için özellikle gençler, tarım yerine turizm sektörünü tercih ediyor. Tarım sektöründeki çalışma koşullarının daha zor olması da bu tercihte önemli bir etken. Turizm sektöründe yılın 7-8 ayında düzenli çalışma imkânı bulunurken, tarım sektöründe gençler çoğunlukla yevmiyeli çalışma sistemini tercih ediyor. Bu nedenle bir işletmenin kuruluşundan itibaren tüm süreçlerini bilen, işletmenin her yönüne hâkim yardımcı personel ve kalifiye eleman bulmakta ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu noktada devletimizin özellikle ara eleman yetiştirilmesi konusunda teşvikler sağlaması gerekiyor. 8 yıllık eğitim sistemine geçilmesiyle birlikte sahada yetişmiş ara eleman konusunda önemli bir boşluk oluştu. Bunun giderilmesi için gençlerin tarım sektörüne yönlendirilmesi ve sektörde istihdam edilmelerinin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Örneğin 45 yaş altındaki, bir işletmede çalışarak geçimini sağlayan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan kişilerin tarım Bağ-Kur primlerinin veya bir işletmede sigortalı olarak çalışıyorlarsa sigorta primlerinin devlet tarafından desteklenmesi önemli bir teşvik olabilir. Kendi üretimini yapmak isteyenlere yönelik devletimizin hâlihazırda sübvansiyonlu kredi destekleri bulunuyor. Genç çiftçilere de pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Ancak bu desteklerin sıfır faizli krediler şeklinde genişletilmesi ve bürokratik işlemlerin mümkün olduğunca kolaylaştırılması gerekiyor. Çünkü günümüzde yerli üreticimizin yaş ortalaması yaklaşık 59. Bugün tarımda liyakatli ve tecrübeli şekilde üretim yapan büyüklerimiz, önümüzdeki 10 yıl içerisinde iş gücü fonksiyonlarını önemli ölçüde kaybedecek. Dolayısıyla gençlerin sahada üretimin içerisinde yer almasını, hem ülke ekonomisine hem de aile ekonomilerine katkı sağlamasını istiyoruz. Bölgesel olarak baktığımızda turizmin önemli bir cazibe sektörü olması, tarım sektöründeki çalışma koşullarının yaz ve kış dönemlerinde farklı zorluklar taşıması ve üreticinin kendi ürettiği ürünün fiyatını ve değerini belirleyememesi gençlerin sektörden uzaklaşmasına neden oluyor. Buna bir de pazarlama ve alım belirsizliği eklendiğinde gençlerin tarım sektöründe kalması daha da zorlaşıyor. Bu nedenle devletimizin sağlayacağı doğru teşviklerle, sektöre daha fazla yerli, nitelikli ve genç ara elemanın kazandırılacağına inanıyoruz" diye konuştu.
‘ARTIK 40-50 YAŞINDAKİ İNSANLAR BİLE TARIMLA UĞRAŞMIYOR’
Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de tarım sektöründe yaşanan insan kaynağı sorununa dikkat çekti. Çiftçilerin yaş ortalamasının 60’a kadar yükseldiğini belirten Sevilgen, artık yalnızca gençlerin değil, 40-50 yaş arasındaki insanların da tarımdan uzaklaştığını söyledi. Sevilgen, "Tarım sektörü gerçekten çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Çiftçilerde yaş ortalaması 60’a kadar yükseldi. 60 yaşın altında genç nüfustan bahsediyoruz ancak artık yetişkin nüfus dahi tarımla ilgilenmiyor. Bunun en büyük sebeplerinden biri, tarımla uğraşan insanların belirli bir çalışma saatinin olmaması. Sabah, öğlen, akşam, hatta gece üreticinin işi devam ediyor. Bunun yanında üretilen ürünlerin yeterli kazanç sağlamaması da önemli bir sorun. Ürün para kazandığında ise hemen dışarıdan ithalatın önü açılıyor. Örneğin soğan 60 liraya satılıyordu, hemen ardından dışarıdan soğan ithalatının önü açıldı. Çiftçinin ürettiği bir ürün para kazandığında, ithalatın devreye sokulması üreticiyi zor durumda bırakıyor. Bana göre gerçek anlamda çiftçilik yapan üreticinin Bağ-Kur primlerinin devlet tarafından karşılanması gerekiyor. Şu anda çiftçilerin sattığı ürünler üzerinden yüzde 2 oranında Bağ-Kur kesintisi yapılıyor. Bunun yerine, Ziraat Odası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne kaydı bulunan, üretim yapan ve bunu devlete fatura ile beyan eden çiftçinin Bağ-Kur primlerini devletin karşılaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle köylerde yaşayan ve tarımla uğraşan gençlerin sigorta veya Bağ-Kur primleri de devlet tarafından karşılanmalı. Genç çiftçiyi köyde ve üretimin içerisinde tutabilmek için bu konuda ciddi destekler verilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra ürün desteği ve fiyat desteği sağlanmalı. Türkiye’nin gerçek anlamda bir tarım politikası uygulaması gerekiyor. Bölgesel ürünler ön plana çıkarılmalı ve bu ürünler için devlet tarafından taban fiyat uygulaması getirilmelidir. Her geçen gün tarımda genç nüfusu kaybettiğimizi söylüyoruz ancak artık genç nüfusu da geçtik. Şu anda 40-50 yaşlarındaki insanlar dahi tarımla uğraşmıyor. Dolayısıyla tarım sektörünün geleceği için üreticiyi ekonomik olarak destekleyen, gençleri köyde ve üretimde tutan kapsamlı bir tarım politikası uygulanması gerekiyor" dedi.
‘TARIM LİSESİ VE DİJİTAL TARIM BÖLÜMÜ AÇILMALI’
Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise ara eleman sorununa çözüm için eğitim kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Alanya’da dijital tarım ve tropikal meyve yetiştiriciliği alanında bir bölüm açılması için daha önce girişimlerde bulunduklarını belirten Hüddoğlu, bölgenin ihtiyacının klasik bir ziraat fakültesinden ziyade uygulamaya yönelik eğitim veren bir bölüm olduğunu ifade etti. Hüddoğlu, "Geçmişe dönecek olursanız, biz birliği kurduktan sonra en büyük mücadelemizden bir tanesi Alanya’da dijital tarım ve tropikal meyve yetiştiriciliği bölümü açılması mücadelesi verdik ve ALKÜ Rektörümüz Sayın Ahmet Türkdoğan hocamla da görüştük defalarca. ALKÜ’de bizi topladılar, kaymakamımızla beraber ve bu bölümü açacağız dediler. Bizim en büyük ara sorunumuz, bu bölümü açarak ara eleman sorununu çözmek. Bazıları Alanya Ziraat Fakültesi açılsın diyor. Ziraat Fakültesi zaten Antalya’da var, Mersin’de var. Biz arada olduğumuz için bize tarım fakültesi değil, dijital tarım ve meyve yetiştiriciliği bölümü lazım. Bundan birkaç sene önce Alanya’ya tarım lisesi kurdular. Ancak bunu Türkler’de, çöplük testinin orada işlemeyen bir mahalle okuluna tarım lisesini verdiler. Bundan dolayı kimse çocuklarını kaydettirmedi. Acil bir şekilde Alanya’da veya Konaklı’da yeni yapılan okullardan birinin tarım lisesi olması lazım. Şehrimizde tarım lisesi ve tropikal meyve yetiştiriciliği bölümü açılarak ara eleman sorununu büyük ölçüde çözeriz. Turizmde olduğu gibi tarımda da yurt dışından insanlar getirme konusunda bize kolaylık sağlanmalı. Tabi otelciler çok büyük tesisleri olduğu için çokça eleman getirebiliyor. Ama bize ikişer üçer aile ihtiyaç olduğu için biz tarımcılara bu kolaylık sağlanmalı. Tarım sektöründe en büyük iki tane sorunumuz var. Bir tanesi halimiz. Biz üreticiler çok kaliteli ürünler üretiyoruz ama ürettiğimiz ürünleri pazarlamakta sıkıntı çekiyoruz. Sıkıntı çekmemizin nedeni de hallerin dağınık ve bölük olması, her birinin baraka gibi olması ve uluslararası tüccarların buraya gelememesi. Yeni halin ivedilikle açılması ve üreticilerin ürünleri hak ettiği değerde satması gerekiyor" ifadelerini kullandı. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi