PERŞEMBE sabahı, esnaf bir arkadaşın yanına sapıp ikram ettiği çayı içerken, tam 'İki lafın belini kıralım” dedim, baktım telefon çalıyor. Arayan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney. 'Birader,...
PERŞEMBE sabahı, esnaf bir arkadaşın yanına sapıp ikram ettiği çayı içerken, tam “İki lafın belini kıralım” dedim, baktım telefon çalıyor.Arayan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya Koordinatörü Hüseyin Güney.“Birader, haber veya bilgi almak için her gün en az on kere ararsın, böyle bir konuda aramıyorsun, teessüf ederim” dedi.“Hayırdır abi” falan dememe kalmadı, beş on dakika sonra kendimi, Güney’in geçici ofis olarak kullandığı Alanya Toptancı Hal Müdürlüğü’nde buluverdim.Büyükşehir Yasası’ndan sonra Antalya’ya, yani Atıksu Arıtma Genel Müdürlüğü’ne (ASAT) bağlanan 118 işçinin maaşlarının henüz ödenmediğini haber yapmıştım, Güney beni bu konu için aradığını, krizin çözüldüğünü belirterek, “Keşke haber yapmadan önce bir kere arasaydın” diye sitem etti.***Güney’le görüşürken o sırada odada, Alanya Belediye Meclisi’nin AKP’li üyesi, eski İl Genel Meclisi Üyesi Kerim Başkaptan da vardı.Açıklamasını ses kayıt cihazına kaydettikten sonra Güney odanın başka bir köşesine geçip misafirleriyle ilgilenmeye başlarken, biz de ayaküstü Kerim Başkaptan ile sohbet etmeye koyulduk.Alanya Belediyesi’nin hafta başı Oba-Cikcilli yoluna sıcak asfalt döktüğünü hatırlatıp o yolun Alanya’ya mı yoksa Antalya’ya mı ait olduğunu sordum, henüz kendisinin de bunu bilmediğini söyledi.Ardından şöyle dedi: “Eğer o yol Antalya’ya aitse ve yola dökülen asfaltın parasını ileride ASAT’tan talep ederlerse, verdirtmem.”***Demin de dediğim gibi ayaküstü sohbet ederken çıktı bu konu ve ben de gazeteci refleksiyle gazeteye gelip bunu, aklımda kalan sözcüklerden derleyip haber haline getirdim.Kerim Başkaptan’ın böyle bir haber yapacağımdan haberi yoktu, bu bir.İkincisi, sıradan bir sohbeti haber yapmam için Başkaptan’dan izin almam gerekir miydi, evet, gerekirdi.Ama demin de dediğim gibi, tamamen Kerim Bey’in haberi veya talebi olmaksızın, ve tamamen gazeteci dürtüsüyle ağzından çıkan cümleleri haber haline getirdim.***Bunca detayı vermemin sebebine gelince…Dün bu haber Yeni Alanya’da yayınlanınca, malumunuz olduğu üzere gerek çarşıda pazarda, gerekse sosyal medyada büyük bir yorum patlaması yaşandı.Benim gördüğüm ve duyduğum kadarıyla, yüzlerce kişi Kerim Başkaptan’a, Başkaptan’ın üzerinden Türel’e, Güney’e, AKP’ye ve Büyükşehir Yasası’na çullandı.Özellikle Kerim Başkaptan’a yönelik çok ağır ithamlarda bulunulduğunu, sert ifadeler kullanıldığını gördüm, duydum, üzüldüm.Acaba diyorum, Kerim Bey o sözleri hiç söylemese miydi, yoksa ben hiç yazmasa mıydım?(Sağ olsun, dün kendisini arayan basın mensuplarına “O sözleri Alper’le sohbet ederken söyledim” demiş. Elimde ses kaydı olmadığı için başkaları gibi inkâr da edebilirdi. Kendisini muhtemelen üzdüm ama bu tavrından dolayı teşekkür ediyorum.)***Bu arada dün uzun bir aranın ardından Alanya Belediyesi’ni ziyaret ettim.Tanıdık bir iki gedikli memuru ziyaret edip çaylarını içtim, bir iki taşeron işçiyle sohbet ettim.Alanya Belediyesi’nde, MHP’ye ve Adem Başkan’a yakın olanlar veya MHP’nin ve Adem Başkan’ın yeni dönemde getirdiklerinin dışındaki tüm işçi ve memurlarda büyük bir rahatsızlık olduğunu söylemek isterim.Hemen hemen tamamı, “Ne olacağımız, nereye gönderileceğimiz, kalıp kalmayacağımız bile belli değil” diyor, başka bir şey demiyor.Hepsi adeta istim üzerinde.Her an eşyalarını toplayıp gidecekmiş gibi tetikteler.***Bu arada, benim gibi uzun süredir Alanya Belediyesi’ne gitmeyenler için binanın yeni fiziki yapısı hakkında bir iki detay vereyim.Girişi aşıp ilk basamakları tırmanınca, karşınıza “Danışma” diye açık alanda yeni bir birim çıkıyor.Biri başörtülü diğeri başı açık iki hanımefendi sizi karşılıyor, eğer binaya yabancı iseniz ve işleminizi hangi birimde veya katta yaptıracağınızı bilmiyorsanız hemen size yardımcı oluyorlar.Bu uygulama çok hoşuma gitti, inşallah devamı gelir.***Öte yandan, Başkanlık Makamı’nın bir üstündeki kat, yani Meclis Salonu’nun olduğu kattaki doğu ve batı koridorları tamamen camla kapatılmış, böylece odalar genişletilmiş, birimlere rahat çalışma alanları yaratılmış.Bu uygulama da çok yerinde olmuş, akıl edene de uygulayana da tebrikler.Bunlar işin güzel yanı.Bir de işin kötü tarafını ihbar edip bugünlük noktayı koyayım.***Alanya Belediyesi’nde, özellikle 30 yaş altı bazı personelde büyük bir ciddiyetsizlik gözüme çarptı.Sipahioğlu döneminde gözlemlediğim ciddiyet sanki yok gibi.Personel arasında, işlem yaptırmaya gelen vatandaşı bile rahatsız edecek düzeyde yüksek sesli espriler, el şakaları, kahkahalar gırla gidiyor.Bu durum ise sanki Alanya Belediyesi’ne değil de Amerika’daki bir koleje gelmişsiniz gibi bir imaj veriyor.Tamam, Adem Başkan daha 40’ında bile olmayan genç bir yönetici ama eminim bu durumu bilse, bu ciddiyetsiz ortamın yaşanmasına asla müsaade etmez diye düşünüyorum.